2 Haziran 2015 Salı

10 KİTAP İTİRAFIM 2

     
sule uzundere blog yazıları

     
     Geçen gün yazdığım 10 kitap itirafını yazmak o kadar hoşuma gitti ki bir 10 itiraf daha yazdım. Buyurun kitaplarla ilgili yeni itiraflarım:

   1. Kitap almayı kitap okumak kadar hatta bazen daha çok seviyorum. Şu an kütüphanemde 60 küsur okunmamış kitap var. Bu sayıyı 10’a indirinceye kadar yeni kitap almayacağım dedim, bütün siteler sanki beni duymuş gibi indirime girdiler. Birçok kitap 5-10 liraya düşmüş. Öyle olunca ben de dayanamadım Kitap Yurdu’ndan 12 kitap aldım. Şu an 80 civarı okunmayı bekleyen kitabım var. Bu sayıyı iyice azaltmadan kitap almayacağım artık :-)

   2. Sanırım hayatımda hiç sadece bir kitap satın almadım (Çocukluk dönemim hariç). Toplu kitap almayı seviyorum. Evde hepsini yan yana koyup seyretmeyi, sırasıyla hepsinin içine aldığım tarihi yazmayı ve acaba hangisinden başlasam diye düşünmeyi seviyorum.

   3. Tabii sürekli yeni kitaplar alınca bazı kitaplar kitaplığımda yıllarca okunmayı bekliyor. En uzun bekleyen Oğuz Atay’dan Tutunamayanlar. 2006 yılında aldığım kitap dile kolay 9 senedir okunacak ama kendime söz verdim, inşallah bu sene okuyacağım.

   4. Oğuz Atay’ı bu kadar ertelememin sebebi sanırım “Ya anlayamazsam?” korkusu. Bu kitap kimilerine göre bir başyapıt, kimileri de kitaptan hiçbir şey anlamadıklarını, çok sıkıldıklarını söylüyorlar. 2. Gruba dahil olmaktan korkuyorum. Milletin çok beğendiği, “Harika. Mükemmel. Bir klasik.” Dedikleri kitapları ben o kadar beğenmeyince “Acaba bende bir sorun mu var? Ben mi anlayamadım? Kapasitem mi yetmedi?” diye düşünüyorum. (Aynı durum filmler için de geçerli.)

   5. Kitapları bu kadar sevince arkadaşlarım her özel günde (Doğum günü, yılbaşı vb.) bana kitap armağan ediyorlar. Bundan hiç şikayetçi değilim ama birine kitap hediye ediyorsanız kitabın içine bir şeyler yazmalısınız. Kitap, kitapçıdan alındığı gibi verilince bozuluyorum ve bir şeyler yazmalarını istiyorum.

   6. Sahip olduğum en değerli eşyalar, yazarının imzaladığı kitaplar. Adana Kitap Fuarı’nda birçok yazarla tanışma ve kitaplarımı imzalatma şansına erişmiştim. Ahmet Ümit, Canan Tan, Aydın Boysan, Ataol Behramoğlu, Muzaffer İzgü, Gülten Dayıoğlu, ipek Çalışlar imzalı kitabına sahip olduğum yazarlar. 4 senedir gurbette olduğum için kitap fuarına gidemiyorum ama bu sene tayinimiz çıkarsa 1 haftamı fuarda geçireceğim. Size de fuarı günü gününe yazarım. Ne güzel olur. Ay hadi inşallah :-)

   7. Kitap okumayı ne kadar seviyorsam edebiyat dergilerini okumayı da o kadar sevmiyorum. Hem ağır bir dilleri oluyor, zor okunan yazılar yayımlıyorlar hem de dergiyi okuyacağıma bir kitap okuyabilirdim diye düşünüyorum. Dergiyi okurken boşuna zaman harcıyormuşum gibi hissediyorum. En son Kafka Okur dergisini aldım ve 1 aydır masamda duruyor. Daha okumadım. En kısa zamanda bir göz atmayı düşünüyorum. Umarım dergiler hakkındaki fikrimi değiştirebilir.

   8. Yaş 27 ama ben hâlâ boyama kitaplarını çok seviyorum. Geçen gün okula bir yardım kurumu için boyama kitabı satan kişiler geldi. Hemen 2 kitap aldım. 3-5 yaş arası çocuklar için olan kitapları boyuyorum evde. Eşim benimle dalga geçiyor: “Boyama mı yapıyorsun? Saat geç oldu. Hadi sütünü iç, sonra doğru yatağa. Uyku vaktin geldi.” diyor J Sanırım bir sonraki kitap alışverişimde (Umuyorum ki uzun zaman sonra olur) son günlerde iyice popüler olan yetişkinler için boyama kitaplarından alacağım.

   9. Okuduğum bir kitabın film uyarlamasını çok merak ederim. İzledikten sonra da kesin beğenmem. Yönetmenden tamamen benim hayal dünyamı perdeye aktarmasını istiyorum, bu da tabii mümkün olmuyor. Yine de merakımdan kitap uyarlamalarını kaçırmam. Hatta önce filmi izleyip beğenmişsem sonradan kitabını alır okurum. Dövüş Kulübü’nde böyle yaptım mesela. Yüzüklerin Efendisi, Körlük, Kefaret, Koku, Saksı Olmanın Faydaları vb. izleyip beğendiğim kitap uyarlamaları. Bunların kitaplarını da okuyacağım.

   10. Kitaplığımdaki her kitabın içinde bir ayraç olmalı. Bu yüzden kitapçılardan ayraç topluyorum. Şu an 200’e yakın ayracım var sanırım. Bunlar beni bir süre götürür J Ayraçları bazen günlük gibi kullanıyorum. Ayracın arkasına tarih atıp o günün olaylarını yazıyorum. Sonra tekrar kitabın içine koyuyorum. Sonradan kitabı karıştırırken yazdıklarımı okumak hoş bir sürpriz oluyor. Ayraçları bu kadar sevmeme rağmen şimdiye kadar hiç para verip de ayraç satın almadım. Ona vereceğim parayla kitap alırım diye düşünüyorum (Öküz alırız o parayla öküz :-) )Ama çok beğendiğim bir model olursa bu kuralımı bozabilirim belki.

     İtiraflarımın ikincisi burada sonlandı. Bana belli olmaz belki üçüncüsünü de yazarım :-) Yeni bir itiraf yazısı yazmasam bile kesin başka şeyler yazarım. Takipte kalın. Görüşmek üzere.



           




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...