25 Mart 2017 Cumartesi

FERİT EDGÜ’DEN 3 ÖYKÜ KİTABI

sule uzundere blog ferit edgü kitapları


Öykü, okumayı sevdiğim bir tür değil. Ben her zaman roman okumayı tercih ediyorum. Öyküler bende yarım kalmış, eksik kalmış duygusu uyandırıyor. Ne kadar uzun olursa olsun daha uzun olmalıydı diye düşünüyorum. Bu yüzden sevdiğim öykü kitabı da öykücü de çok az. Necati Cumalı’nın Ay Büyürken Uyuyamam ve Susuz Yaz kitaplarını çok sevmiştim. Ömer Seyfettin’i belki de çocukluğumdan beri bildiğim için severim. Mahir Ünsal Eriş’in Olduğu Kadar Güzeldik kitabında da birkaç öyküyü beğenmiştim.

Ocakta Adana’da yapılan Çukurova Kitap Fuarı’nda Ferit Edgü’nün öyküleri beş liraya satılıyordu. Türü sevmesem de yazarın geçen yıl okuduğum Hakkari’de Bir Mevsim kitabını çok beğendiğim için öykülerine de bir şans vermek istedim ve üç öykü kitabını aldım. İyi ki almışım diyorum çünkü üçünü de çok severek okudum. Artık en sevdiğim öykü yazarına Ferit Edgü adını vereceğim J. Bundan sonra Ferit Edgü’nün bütün kitaplarını okurum.

Kitaplarda öykülerin yanında minimal öyküler de var. Yani sadece birkaç cümleden oluşan öyküler. Açıkçası bu kısa öyküler benim daha çok hoşuma gitti. En beğendiklerimi “Altını Çizdiklerim” başlığına yazdım. Lütfen o alıntıları okuyun. Alıntıları okuduktan sonra eminim kitapları merak edecek ve okumak isteyeceksiniz.

Peki, yazar neden minimal öyküler yazmış. Bunu kendi ağzından açıklamak gerekirse İşte Deniz Maria kitabının ön sözünde şöyle diyor: “Peki, niçin minimal, diye sorulacak olursa, yalınlığa, daha çok yalınlığa, artık hiçbir fazlalığı içinde barındırmayan yapıya ulaşmak için diyebilirim. Ayıklamak, arıtmak… Tıpkı mermerin içinde gizli biçimi bulmak için, durmaksızın yontan, o koca sert kütleyi küçülte küçülte kendi öz yapıtına varmaya çalışan emekçi-yontuç gibi. Yontuç mermerin içinde saklı biçime (yoksa cevhere mi demeliyim?) ulaşmaya çalışıyor; bense “dil”in içindeki cevhere. Hiçbir zaman varamayacağımı bile bile. Ama gene de…”

Başta öykü severler olmak üzere duru, temiz bir Türkçe’yle Türkiye gerçeklerini masalsı bir dille okumak isteyen herkes Ferit Edgü ile tanışmalı. Yazara bir şans verirseniz devamı kendiliğinden gelecektir.

ferit edgü'den 3 öykü
FERİT EDGÜ – İŞTE DENİZ MARİA

Diğer iki kitabının aksine İşte Deniz Maria’da sadece Doğu’da geçen öyküler yok. Şehir hayatında, metropolde geçen öyküler de mevcut. Üç kitap arasında en çok alıntı yaptığım, en hoşuma giden minimal öyküler bu kitaptan çıktı. Yazardan bir kitapla başlamak isteyenlere ilk olarak İşte Deniz Maria’yı öneririm.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Şaşılacak bir şey; gözleri (sanırım) görmüyordu; kulakları (sanırım) duymuyordu; yayınevine önerdiği romanın adı ise “Yemyeşil Sesler” idi.

Elyazmasını okuduğumda çok şaşırdım. O güne değin böylesine yeşil ve çok sesli bir roman okumamıştım. Gene de yayımlayamadım bu romanı. Bir kadının yapıtı olduğu için değil, hiçbir kahramanın adı olmadığı için. Daha doğrusu, tüm kahramanların Sarı, Beyaz, Kara, Kırmızı, Mor, Yeşil, Turuncu gibi adları olduğu ve bu kişilerin roman boyunca, sürekli olarak, bukalemun gibi adları değiştiği için.

2. –Ben boyuma göre birini bulamadım, hepsi bu.
-Peki, aradın mı?
-Hayır, aramadım. Böyle biri olsaydı, o gelip beni bulurdu.
-Sen aramadığın sürece kimse seni bulmaz, dedim ona.
- Keşke! Oldu aldığım yanıt.

3. Köyün en hoppa kızıydı.
Onu köyün en aptal gencine verdiler.
Hiç çocukları olmadı.
Daha doğrusu, sayısız çocuklarından hiçbiri o en aptal gençten değildi.

4. Burada çok iyiyim, dedi.
Rahat mısın? Dedim
Çok rahatım. Hayatımda hiç olmadığı kadar.
Öyleyse, üzerine toprağı gönül rahatlığıyla örtebiliriz, dedim.
Evet, evet, dedi.
İlk toprağı (iki kürek) ben attım.
Sonra tüm dostları

5. –Siz bizim yeni komşumuz mu oluyorsunuz? Dedi genç erkek, genç kıza.
-Biz burada oturuyoruz, dedi genç kız, genç erkeğe.
-Biz de burada oturuyoruz, dedi genç erkek, genç kıza.
Kız kısacık eteklerini kaldırıp sordu:
-Niçin kısa kesmiyoruz?

6. –Bana unuttuğun bir öykünü anlatsana.
-Hangi öykümü?
- Yaşadığın ve unuttuğun bir öykünü.
- Tüm öykülerimi mi demek istiyorsun?
- Aralarından birini.
- Çok güzel bir kızdı. Hem sağır hem dilsiz.
- Erotik bir öykü.
- Üstünden kalktığımda artık ona gereksinmem kalmadığını söyledim.
- Umutlu bir öykü.
- Sonra onu yeniden kollarımın arasına aldım.
- Trajik bir öykü.
- Ve boğazını sıkmaya başladım.
- Sessiz bir öykü.
- Sesi çıkmıyordu.
- Gerçekçi bir öykü.
- Çığlık atarak uyandım.
ferit edgü'den 3 öykü kitabı

FERİT EDGÜ – DOĞU ÖYKÜLERİ
Kitabın arka kapak yazısı konusunu çok güzel özetliyor: “Bu kitapta yer alan 4 uzun, 17 çok kısa öykü, Doğu’nun kuş uçmaz, kervan geçmez dağlarında geçiyor. Ferit Edgü, Hakkâri’de Bir Mevsim’le başladığı yolculuğunu, çaresiz insanların öyküleriyle sürdürüyor. Yalın sözcüklerle dile getirilen acılı yaşam kesintileri.”

Ben Doğu’da dört sene çalıştım. Yazarın kitaplarında anlatılan zor şartları yaşamadım. Çok güzel günler geçirdim orada ve hâlâ özlemle anarım. Yine de kitapta anlatılan hikâyeler çok tanıdık. O günlere, oralara dönmüşüm gibi hissettirdi. Kendimce Ferit Edgü’yü Doğu’yu en güzel ve en iyi anlatan yazarlardan biri seçtim J
ferit edgü'den 3 öykü kitabı

FERİT EDGÜ – YARALI ZAMAN
Yazar Hakkari’de Bir Mevsim kitabını yazdıktan otuz yıl sonra tekrar Doğu’ya yöneliyor. “Bir Doğu Yolculuğundan Notlar “ alt başlığıyla yayınlanan kitapta gazeteci olarak oraya gittiğini ve gözlemlerini okuyoruz. Ben gerçekten gittiğini sanmıştım ama kitabı okuduktan sonra yaptığım araştırmada çalıştığı gazetenin kendisi yerine başka birini gönderdiğini, İstanbul’dayken oraya gitmiş gibi yazdığını öğrendim. Bu durum yazara olan hayranlığımı arttırdı. Görmeden bu kadar iyi anlatabilen biri gerçekten gidip orayı yaşasaydı neler ve nasıl anlatırdı düşünemiyorum.


18 yorum:

  1. özellikle yralı zamanı merak ettim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evin tek kızı mona, umarım okuduğun zaman seversin.

      Sil
  2. Ben de roman okumayı öykülere tercih ediyorum ama arada sırada öykü okumak da güzel oluyor. Belki kafa dağıtmak, belki de rahatlamak adına. Öneriler için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay Özgür, rica ederim. Kafa dağıtmak istediğin zaman bu üç kitaptan istediğini okuyabilirsin.

      Sil
  3. Öyküler konusunda fikirlerimizin aynı oluşu beni gerçekten şaşırttı abla :D Bana da hep yarım kalıyorlarmıs gıbı geliyor, sonrasında ne oldu? dıye sorasım geliyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cahil Okur, aynen benim de. Devamını okumak istiyorum.

      Sil
  4. Hakkari'de Bir Mevsim kitabını çok merak ediyorum ben de. Fuar zamanı zevkine güvendiğim bir kitap sever "Bir Gemide" yi önermişti başlangıç için. Kalemini sevdim ve başka kitaplarını da okuma isteği duydum. Ben öykü okumayı seviyorum çünkü bazen kısa sürede bir anlatının içine girip çıkmak hoşuma gidiyor. Sabahattin Ali en sevdiklerimden. Yekta Kopan da fena değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. burcuuuuk, Bir Gemide'yi ben de merak ediyorum. Sabahattin Ali'yi de Yekta Kopan'ı da okudum. Benim favori öykücüm Necati Cumalı. Öykü seviyorsan onu okumanı tavsiye ederim.

      Sil
    2. Necati Cumalı hiç okumadım. Mutlaka deneyeceğim.

      Sil
    3. burcuuuuk, umarım seversin.

      Sil
  5. Güzel anlatmışsın, öykü ve Hakkari'de Bir Mevsim'i sever olarak bu kitapları okumak istedim :). Merak ediyordum yorumlarını :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öneri makinesi, umarım kitapları da seversin :-)

      Sil
  6. Merhabalar:)))
    Ferit Edgü'nün yaşam kokan öykülerini çok beğenirim. Anlatmak istediklerini iki, üç cümleye sığdırarak anlatıverir. Yazarla tanışanlar kitaplarını sevecek gibi gelir bana da. Selamlar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mukaddes'in Kaleminden, sizinle tamamen aynı fikirdeyim. Ferit Edgü'nün herkesin sevebileceği bir tarzı var. Sevgiler :-)

      Sil
  7. Hani demişsin ya Şule abla, doğuda çalışmama rağmen anlatılan zorlukları yaşamadım diye. Sanırım yazar kendisi gidip görmediği için edebiyatıyla süslemiş olabilir. Okumadan bilemem tabii ama bence yazdığı, hikayesinin geçtiği yeri kendisi gidip görseydi daha güzel olurdu. Buna rağmen iyi anlatması tabii ki güzel ama ne bileyim :D Şans vereceğim ama, öykü benim de çok okumadığım bir tür fakat okumak isterim :')

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözde Türker, Hakkari'de Bir Mevsim'i yazarken yazar oraya gitmiş ve bir süre orada yaşamış. Bu kitabını İstanbul'dan yazmış. öykü sevmiyorsan da yazarın romanını oku. Ferit Edgü'yü seveceğini düşünüyorum.

      Sil
    2. Peki o zaman, yazdim bi kenara ablacim ^^

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...