11 Ocak 2017 Çarşamba

BEYAZ GEMİ ÖZETİ VE YORUMU

cengiz aytmatov beyaz gemi özeti


Herkese merhaba. Sarıçam Okuma Şenliği’nde 7.sınıf öğrencilerimize seçtiğimiz kitaplardan biri Cengiz Aytmatov’un Beyaz Gemi kitabıydı. Öğrencilerle birlikte kitabı okuduk, konuştuk ve yorumladık. Onların çalışması için kitabın ayrıntılı bir yorumunu çıkardım. Sayfanın altında o özete ulaşabilirsiniz ama ben önce kitapla ilgili yorumumu yapacağım.

Beyaz Gemi annesi ve babası tarafından terk edilen,  dedesinin baktığı 8 yaşındaki bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Ben ona çocuk diyeceğim çünkü kitapta adı yazılmamış. Bir adı bile olmayan kahramanımız küçük yaşına rağmen hayatın binbir zorluğunu ve kötü tarafını görmüş, yaşamış, yaşamaya da devam ediyor. Kitabı okudukça ona ve kitaptaki diğer karakterlere üzülmekten kendinizi alamıyorsunuz. Kitabın kötü karakterine bile bazen içiniz acıyor. 

Bu kitabı tek kelimeyle özetleyecek olsam “Hüzünlü” kelimesini tercih ederdim. Kitap boyunca süregelen hüzün kitabın sonunda zirveye çıkarak büyük bir acıya dönüşüyor ama okuyucu olacaklara ilk sayfalardan hazırlanıyor. “Bütün felaketler o gün başlamıştı. O gün hayatının son normal günüydü.” tarzı cümleleri okuyunca kendimi en kötüsüne hazırladım. Sonunda benim tahmin ettiğim olay değil başka üzücü bir olay oldu. Kitap mutsuz sonla bitiyor görünse de bir açıdan bakınca olması gereken oldu diye düşünüyorum. Sanki bu kitap başka hiçbir türlü bitemezdi. Yazar kitabına en mutlu sonu olmasa da en uygun sonu yazmış. Kitabın bu özelliğini çok beğendim.

Beyaz Gemi hem çocuğunuza okutabileceğiniz hem de kendinizin okuyabileceği çok güzel bir eser. Dediğim gibi biraz acıklı bir kitap. Okurken ve okuduktan sonra etkilerini hissedeceksiniz.

Ben Cengiz Aytmatov okumaya üniversitedeyken Gün Olur Asra Bedel ile başlamıştım, Beyaz Gemi ile devam ettim, başka kitaplarını da okumayı sürdüreceğim.
cengiz aytmatov beyaz gemi özeti
Kitabın eski basım kapağı

BEYAZ GEMİ ÖZETİ
Çocuğun 7 yaşını bitirip 8’e bastığı zamanlar. Sıcak bir yaz günü dedesinin ona maşin-mağazadan(gezgin satıcı) çanta almasıyla başlıyor hikâye. Dedesi ona çanta alıyor çünkü çocuk o sonbahar okula başlayacak.

Çocuk Isık-göl’ün kenarında San-Taş Vadisi’nde yaşıyor. Burada üç ev var. Birinci evde çocuk dedesi ve üvey ninesiyle beraber yaşıyor. Dede, çocuğun annesinin babası. Adı Kıvrak Mümin. Elinden her iş geldiği ve herkesle iyi geçindiği için ona bu lakabı vermişler. İki kızı var. Biri Bekey diğeri çocuğun annesi. Nine, eşi ve çocukları ölünce Mümin’le evlenmiş. Çocuğun babası ve annesi ayrılınca çocuğa dedesi bakmaya başlamış. Babası denizci. Çocuk onun, her gün dürbünle seyrettiği Beyaz Gemi’de çalıştığını hayal ediyor. Balık olup Beyaz Gemi’ye çıktığını, babasını bulduğunu hayal ediyor. Annesi de şehre fabrikaya çalışmaya gitmiş ama orada yeniden evlenmiş. Çocukları olmuş. Çocuğa dedesi bakıyor. Çocuğun Baltek adında bir de köpeği var.

İkinci evde Bekey Teyze ve Orozkul yaşıyor. Çiftin çocukları olmadığı için ikisi de çok mutsuz. Orozkul içip içip Bekey Teyze’yi dövüyor. Orozkul korucu başı olarak çalışıyor ve üç evin en önde gelen kişisi konumunda. Diğer iki ev onun sayesinde para kazanıyor.

Üçüncü evde Seydahmet, karısı Gülcemal ve bebekleriyle birlikte yaşıyor. Seydahmet iri yarı ama tembel, aklı pek çalışmayan biri.

Dede, çocuğa sürekli Boynuzlu Maral Ana Masalı’nı anlatıyor. “Çok eski zamanlarda eski adıyla Enesay, bugünkü adıyla Yenisey nehrinin boylarında bir Kırgız kabilesi yaşarmış. Bu Kırgız kabilesinin bir düşmanı varmış. Sürekli savaşıp birbirlerini öldürürlermiş. Bir gün Kırgızların başbuğu ölmüş. Onu gömerken düşmanları saldırmış. Törelere aykırıymış bu ama Kırgızların düşmanları onlara saldırmış. Kırgızlar hazırlıksız yakalanmış. Düşmanlar bu yaptıklarını kimse öğrenmesin diye herkesi öldürmüşler. Sadece bir kız bir de erkek çocuğu ormanda oynamaya daldıkları için düşmanın elinden kurtulmuşlar. Ormandan döndüklerinde herkesin öldüğünü görünce düşmanın peşine takılmışlar. Günler sonra düşman, Kırgızları yok ettikleri için bir şenlik düzenlemiş. İki çocuk da karınları aç olduğu için şenliğe gitmiş. Çocukların konuşmalarından Kırgız olduklarını anlamışlar. Onlarla ne yapacaklarını bilmedikleri için hana(liderleri) götürmüşler. Han, Topal Çopur Nine’ye iki çocuğu vermiş ve onları yok etmesini söylemiş. Topal Çopur Nine çocukları bir uçurumun kenarına getirmiş. Tam onları aşağı atacağı zaman Ana Maral gelmiş. Yavrularının öldüğünü, bu çocuklara bakmak istediğini söylemiş. Nine de iki çocuğu Maral Ana’ya vermiş. Maral Ana çocukları kendi çocuğu gibi büyütmüş. Çocuklar büyüyünce evlenmişler. 7 kız 7 erkek evlatları olmuş. İlk doğan çocuklarına Buğubay adını vermişler. Buğubay büyüyünce Kıpçak kabilesinden bir kızla evlenmiş. Çoğalmışlar. Buğular (Boynuzlu Maral Ana soyu) Isık-Göl çevresinde büyük ve güçlü bir toplum olmuşlar. Maral boynuzu işaretleri olmuş.

Bir gün çok zengin ve ünlü bir buğu ölünce çocukları babaları için eşi benzeri görülmemiş bir yas töreni yapmak istemişler. Dünyanın dört bir yanından insanları çağırmışlar. Onları günlerce yedirip içirmişler ama farklı bir şey yapmak istedikleri için bir maralı öldürüp boynuzunu babalarının mezarına koymuşlar. Bunu gören konuklar da maral boynuzu istemiş. O günden sonra maral avı başlamış. İnsanlar gördükleri maralı öldürmeye başlamış. Boynuzlu Maral Ana sağ kalan çocuklarını alıp başka bir ülkeye göçmüş. Isık – Göl’de maral kalmamış.”

Sonbahar gelir, çocuk okula başlar. Okulu 15 km uzaklıktaki Cüce Okul’dur. Dedesi her gün atla getirip götürür çocuğu.

Bir gün dede ve Orozkul dağdan bir çam ağacını indirirken çam ağacı ipten kayar, neredeyse Orozkul’u öldürecekken Orozkul kurtulur. Bu arada üç maral görürler. İkisi de çok şaşırır çünkü yıllardır orada maral gören kimse olmamıştır. Çam ağacını indirmeye çalışırken çocuğun okuldan çıkış saati gelir. Dede çocuğu almak için gitmek ister ama Orozkul iş bitmeden gitmesine izin vermez. Tartışırlar. Dede biraz daha çalışır ama gölden ağacı geçirmeye çalışırken herkes çok yorulmuştur. At neredeyse boğulacaktır. Dede ilk kez Orozkul’a isyan eder ve işi bırakıp çocuğu okuldan almaya gider. Orozkul çok sinirlenir, Bekey’i döver, boşar, dedeyi de kovar.

Çam ağacını almaya adamlar gelir. Bu arada maralları onlar da görür. Seydahmet bir maralı vurmak ister ama o zamana kadar bir kuş bile vurmamıştır. Dedeyi kandırarak maralı ona vurdurur. Maralı kesip etini pişirerek yerler, içerler.

Bu arada çocuk soğuktan hasta olmuştur. Hasta yatağından kalktığında maralın kesik başını görür çok üzülür. Dedesiyle konuşmak ister ama dede de herkes gibi sarhoştur, konuşamaz. Çocuk hastalığının da etkisiyle kendini çok kötü hisseder. Göle balık olmaya gider ama maalesef boğularak hayatını kaybeder.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar.

2. Eğer yıldızlar insan olsa, gökyüzü onlara dar gelir, sığmazlar. Eğer balıklar, insan olsa nehirler ve denizler onlara yetmezdi. 


20 yorum:

  1. Beyaz Gemi'yi ben de çocukken okumuştum ama çok tuhaf hiç ama hiç hatırlamıyorum. Bir kez daha okumak istedim senin yorumundan sonra. Bu arada fotoğraf çok güzeeel ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gözde Türker, teşekkürler Gözde'cim. Bazı kitapları unutunca tekrar okumak gerekiyor :-)

      Sil
  2. Beyaz Gemi benim çok geç okuduğum kitaplardan. Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ama son olmadı. Yazara hayranlık duymama neden olan kitap :) sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güneş im, benim de yazardan okuduğum ikinci kitap ama ilkini yıllar önce okumuştum ve pek hatırlamıyorum. Bu yüzden ilk kitabım da denilebilir. Ben de yazarın kalemine hayran kaldım ve daha fazlasını okumak istiyorum. Yorumun için teşekkürler :-)

      Sil
  3. Fotoğraf o kadar güzel ki.. Beyaz Gemi malesef okumadığım ama okumak istediğim bir kitap benim de ^-^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay Özgür, umarım okuduğunda seversin İlkay.

      Sil
  4. Bu kitabı çok eskiden okumuştum, ama üzerinden o kadar zaman geçti ki, yazıyı okuduğumda dahi doğru dürüst anımsadığımı söyleyemem. Sadece içimde bir boşluk oluşmuş gibi hissettim, hüzünlendim. Öte yandan fotoğraf arkadaşların dediği gibi harika Şule. Sınıfça bu denli güzel etkinliklere yer vermeniz harika. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. River, öğrencilerim de beraber okuma etkinliğinden çok hoşlandılar. Şenlik bitse bile biz devam ettireceğiz galiba :-)

      Sil
  5. Öğrencilerinle yaptığın bu etkinlikler çok hoşuma gidiyor. İleride ben de bu fırsatı elde ederim umarım :))
    Aytmatovdan daha önce hiç okumadım. Beyaz Gemi ile başlangıç yapabilirim diye düşünüyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. esseve rin, umarım canım. Evet, Beyaz Gemi ile başlayabilirsin. Umarım yazarı seversin de diğer kitaplarını da okursun :-)

      Sil
  6. Cengiz Aytmatov’un kitaplarını okumayı gerçekten çok istiyroum lakin henüz nasip olmadı. Güzel bir inceleme olmuş, özeti okumadım çünkü kitap okuma listemdeki kitaplardan :)

    Abla sana sormak istediğim birşey var son paylaşımlarda kitap özetlerini de veriyorsun bunun nedeni ne?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu arada çocuklarla yaptığın bu çekimlere de ayrıca hastayım. Acaba diyorum izinlerini alsan onlarında kitapla ilgili düşüncelerini bizle paylaşsan nasıl olur :D

      Sil
    2. Cahil Okur, blogumda yazdığım son iki kitap ilçemizdeki okuma şenliği için seçilmiş kitaplar. Öğrencilerimle birlikte okuyoruz, ikinci dönem yarışmaya katılacağız. Bu yüzden çocuklar çalışsın diye kitapların özetini çıkardım. Netten kitapların özetini arayan olursa diye blogumda yazıyorum yoksa her okuduğum kitabın böyle özetini çıkarmayacağım, çıkaramam da zaten :-)

      Sil
    3. Cahil Okur, bak bu fikir hiç aklıma gelmemişti. Bu kitap için geçti ama beraber okuduğumuz diğer kitaplar için bunu yapabilirim.

      Sil
  7. Beyaz Gemi'yi ben de lisede okumuştum, özeti okuyunca iyice hatırladım. Çok üzülmüştüm sonunda. ://

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kağıt Salıncak, sonu gerçekten çok üzücüydü.

      Sil
  8. Aytmatov'un birkaç kitabını okudum ama bunu bilmiyordum. Sevdiğim bir yazar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saadet Uslu, benim de sevdiğim yazarlar arasına girdi. Kitaplarını okumaya devam edeceğim.

      Sil
  9. Yazınız ilgi çekici, bana da beklerim :)

    http://gezgiccift.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güray Oğul, teşekkür ederim. Uygun olduğumda blogunuza uğrayacağım :-)

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...