22 Şubat 2017 Çarşamba

YILKI ATI ÖZETİ VE YORUMUM

abbas sayar yılkı atı



Yılkı Atı ilçemizde yapılan okuma şenliğinde 7.sınıf öğrencileri için seçtiğimiz kitaplardan biri. Aşağıda öğrencilerim çalışsınlar diye çıkardığım kitabın özetini bulabilirsiniz ama önce yorumum:

Yılkı Atı’nı ilk kez Yılmaz Özdil’in bir kitabında duymuştum. Yazar, bu kitabı gençken soluksuz okuduğunu ve türlü iftiralarla hapse mahkum edilen askerlerimizin milletimize okumaları için Yılkı Atı’nı önerdiğini yazıyordu. O zaman okuma listeme eklediğim kitabı iş icabı okumam gerekince hiç vakit kaybetmeden okudum.

Öncelikle bilmeyenleriniz için yılkı atının tanımını yapmalıyım.  “Günümüzde çiftçi gibi hayvana ihtiyaç duyan fakat kışları hayvanı besleyebilecek maddi gücü olmayan kişiler atlarını kendi kendine yiyecek bulması için doğaya salar, sıcak mevsimde hayvana ihtiyacı olduğunda yakalarlar. 

Yani aylarca bütün işlerini gördürdükleri hayvana kış mevsiminde bakmak istemeyen insanlar, atları doğaya bırakarak onları soğukla ve vahşi hayvanlarla mücadele etmeye terk ediyorlar. Eğer hayvan kışı hayatta kalarak atlatabilirse havalar ısındığında köylüler tarafından yakalanıyor ve tekrar işlerde çalıştırılıyorlar.

Kitapta ilk kez yılkılığa bırakılan Doru adındaki bir atın maceralarını okuyoruz. Kitapta yazdığına göre bu çok eski bir gelenek olsa da insanın içi acıyor. Gerçekçi roman örneği sayılan Yılkı Atı’nda Doru’nun yaşadıkları o kadar gerçekçi bir dille yazılmış ki bir atla empati kurmakta zorlanmadım. Zaten yazar atları insan gibi betimlemiş. Kitap boyunca birçok duyguyu yaşıyor ve okuyucuya yaşatıyorlar.

Mutlaka okumalısınız dediğim Yılkı Atı 120 sayfa. Kitabın 20 sayfası bölüm başlıklarıydı, yani boştu. Geride kalan sayfalar da su gibi akıp gidiyordu. Boş bir zamanınızda bir ya da iki saatte bitirebileceğiniz bir kitap. Lütfen boş bir zamanınızda okuyun, ara vermeyin ki Doru’nun hikâyesi bölünmesin.


Yılkı Atı, MEB’in 100 Temel Eser listesinde olsa da içinde küfür barındırdığı için bazı çocuklar ve aileler tarafından eleştirildi. Gerçekçi roman türünde yazılan, köyde geçen kitapta küfür olmaması garip olurdu ama bu konuda hassassanız çocuğunuza okutmak için biraz daha bekleyebilirsiniz. 

abbas sayar yılkı atı
Kitabın eski basımı

YILKI ATI ÖZETİ

Üssüğünoğlu İbrahim’in Doru adında bir kısrağı var. Doru tayken çok hızlı, çok güçlü. Herkesin beğenisini kazanan bir at. İbrahim bu hızını kullanarak Doru’yu yarışlara sokuyor. Doru yarışlarda ya birinci ya ikinci gelerek İbrahim’e iyi para kazandırıyor ama 8 yaşına gelince gücünü kaybetmeye başlıyor. Artık yarışamıyor. Başka bir atla beraber tarla sürümünde kullanılıyor.

Doru’nun 2 tayı var. Doru 12 yaşındayken bir tayı daha oluyor.

 Doru daha da yaşlanıyor. İbrahim kış aylarında ona saman vermemek için onu yılkılığa bırakıyor. Yılkı atı demek, atın dağa bırakılması, bütün kış dağda başının çaresine bakması demek. Havalar ısınınca Doru’yu almayı planlıyor.

İlk gün 16 yaşındaki oğlu Mustafa’ya ve 10-11 yaşlarındaki oğlu Hasan’a Doru’yu evden uzaklaştırma görevini veriyor (İbrahim’in bir de kızı var).

Çocuklar Doru’yu evden uzaklara sürüp orada bırakıyorlar. Ona taş atarak uzaklaştırmaya çalışıyorlar ama Doru arkalarından tekrar eve dönüyor. Diğer hayvanlar otlamaya çıkınca onların arasına karışıyor. Eve gitmek istediğinde Mustafa onu köyün dışına sürüyor. Doru tekrar eve dönüyor. Hava soğuk olduğu için üşüyor. Evin kapısını açsınlar diye kapıyı tekmelemeye başlıyor. Kapının bir kısmını kırınca İbrahim Doru’ya küfrederek ona vuruyor, onu dövüyor ve evden kovuyor.

Doru artık yılkı atı oluyor. Dağda Çılkır’la karşılaşıyor. Çılkır erkek bir at. Birbirlerine yarenlik ediyorlar. Sonra bir grup yılkılık atla karşılaşıyorlar. Atların lideri Aygır adında iri yarı, çok güçlü bir at.  Çılkır’la Aygır ilk başta iyi anlaşamıyorlar ve kavga ediyorlar. Aygır, Çılkır’ı yaralıyor ama sonra anlaşıyorlar. Doru ve Çılkır da Aygır’ın grubuna katılıyor.

Bir gece kurtlar(canavarlar) geliyor, atlara saldırıyor. Onlarla kapışıyorlar ve Aygır’ın önderliğinde onları püskürtmeyi başarıyorlar.

Fırtınanın olduğu ve kardan yollarını zor buldukları bir günde Doru, arkadaşlarını kaybediyor. Onlardan ayrı bir yöne gidiyor. Sonra bir köy yolu buluyor. O yolu kendi köy yolu sanarak takip ediyor ve yabancı bir köye ulaşıyor. Oraya yığılıp kalıyor. Sabah köyün çocukları Doru’yu öldü sanarak rahatsız ediyorlar. Köylüler Doru’nun derisini alma  planları yapıyor. O köyden Hıdır Emmi Doru’ya acıyarak onu ahırına alıyor. Doru kendine gelene kadar ona bakıyor. Altına sıcak saman koyuyor. Karnını doyuruyor. Su veriyor. Her geçen gün Doru biraz daha iyileşiyor.

Bu arada diğer yılkı atları yine kurtların saldırısına uğruyor ama bu sefer
Çılkır, onlara karşı koyamayarak ölüyor. Kurtlar, Çılkır’ın leşini yiyor.

Bu arada Doru tamamen kendine geliyor. Yabancı bir yerde olduğunu fark ederek huysuzlaşıyor. Ahırda debelenip duruyor. Hıdır Emmi, Doru’nun kendine geldiğini görünce onu yılkılığa bırakıyor. Doru eski grubunu bulup onlara katılıyor. Çılkır’ın yokluğunu fark ediyor ama ona ne olduğunu bilmiyor. Çılkır’ın leşi önce kurtlara, sonra tilkilere, en sonda da akbabalara kış geçimi oluyor.

Nisan gelince tüccar yılkılıkçılar gelip yılkı atlarını alıyor. İbrahim de komşusu Murat’tan Doru’nun yaşadığını öğrenince oğlu Mustafa ile Doru’yu yakalamaya gidiyor. Yanlarında Doru’nun bir tayını da getiriyorlar ki kolay yakalansın. Tayını kullanarak Doru’yu yakalamaya çalışıyorlar ama Doru şahlanıp kaçıyor. Tayı da peşinden gidiyor. İkisi özgürlükten zevk alarak dörtnala koşuyorlar ve gözden kayboluyorlar. O günden sonra İbrahim ne kadar arasa da iki atın izine de bir daha rastlamıyor.  

16 yorum:

  1. gözden kaçmış bir kitap denk geldiğinde muhakkak okuyacağım,hatta hemen okul kütüphanesine bakayım:))))
    sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fatma ÜZMEZ, umarım seversin. Benden de sevgiler :-)

      Sil
  2. Yılkı atının açıklaması ne kadar manidarmış Şule. İşin düşünce al kullan, işin bitince salıver... Ama tabi bence o hayvancıklar salıverildikleri zamanlar ne kadar özgür ve mutludurlar kim bilir. Keşke daha da koşup gitseler o diyarlardan, tekrar kullandırtmasalar kendilerini. Bir daha bulamasa kimseler onları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kahve Yanı, keşke dediğin gibi olsa Kahve ama bazı bölgelerdeki zorlu kış şartları ve vahşi hayvanlar yüzünden birçoğu kışı çıkaramıyor. Senin yazdığın gibi olmasını çok isterdim.

      Sil
  3. keşke bende o yaşlarımda etkinlik düzenlense de bu kitapla tanışmış olsaydım. güzel kitaba benziyor. güzel yorumunuzdan da bunu anlıyorum. sevgiyle kalın. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sümeyye Kip; ben de küçük yaşlarda okuma yarışmalarına katılmak isterdim: güzel yorumun için ben teşekkür ederim: sevgiler :)

      Sil
  4. Öğrenci yorumları yine yok ama olsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cahil Okur; bu sene yok: Seneye artık :)

      Sil
    2. Hep uzun vadeli sözler veriyorsun takipçisi olurum ama haberın olsun abla :D

      Sil
    3. Cahil Okur, oluyorsun zaten. Verdiğim sözleri ben unutuyorum da sen unutmuyorsun :-)

      Sil
  5. Ben de oğlumun öğretmeni bu kitabı okumalarını istediklerinde tanıştım Yılkı Atı ile. Çok güzel bir seçim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Saadet Uslu; başka okullarda da yarışma kitabı olarak seçildiğini gördüm:Biz de memnun kaldık seçimimizden:

      Sil
  6. Bloğunda yaptığınız kitap okuma etkinliklerini gördükçe inan yazını tebessümle okuyorum Şule, ve sizin gibi insanların var olduğuna dair içime bir hoşnutluk hissi kaplıyor. Gerçekten geleceğe, dahası insana yönelik çok hoş ve içten bir alışkanlığı paylaştırıp alıştırmaya çalışıyorsunuz; kitap okumayı. Bir de bunu etkinlik haline getirip eğlenceli yöne çeviriyorsunuz. İlk kitabın kurgusunu okuduğumda üzülmedim değil, bir yanım atların özgür olmasını dilerken diğer yanımsa zorlu kış şartlarını ya atlatamayanlar diye üzülüyordu. :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. River, çok teşekkür ederim canım. Sizlerin böyle güzel yorumlarınızla ben daha çok çalışma azmi kazanıyorum. Sevgiler :-)

      Sil
  7. Yazarın tarzını Cengiz Aytmatov'a benzettim. Beyaz Gemi ve Elveda Gülsarı adlı romanlarından aldığım tadı anımsattı. Gerçekten güzel bir kitap.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Unknown, aklıma gelmemişti ama evet, tarzı benziyor diyebiliriz. Beyaz Gemi kitabının yorumu ve özeti de var blogumda. Arama kutusundan bulabilirsiniz. Beyaz Gemi'yi ben de çok beğenmiş ve kitaptan etkilenmiştim.

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...