11 Aralık 2015 Cuma

AŞKIN ÖMRÜ ÜÇ YILDIR (FREDERİC BEİGBEDER)

aşkın ömrü üç yıldır



     Bu hafta okulda okuduğum kitabım bitince yerine yenisini getirmediğimi fark ettim. Ben de okulun kütüphanesinden okulda okumak için kolay okunabilecek bir kitap seçtim. Birkaç yıl önce çok popüler olmuş bir kitabı seçtim: Aşkın Ömrü Üç Yıldır. 

     Daha bir yıllık evli biri olarak okumak için çok da doğru bir kitap seçmemişim :) Yazar en büyük aşkların bile üç yıl içinde sıradanlaştığını ve sonrasında tarihe karıştığını o kadar inandırıcı bir şekilde anlatmış ki eğer hayatınızda sevdiğiniz biri varsa tedirgin oluyorsunuz. 
   
     Kitap roman şeklinde yazılmış ama bana deneme türüne de yakın geldi. Yazar aşk, hayat ve kadın erkek ilişkileri hakkında çok çarpıcı ve etkileyici cümleler kuruyor. Zaten aşağıda hoşuma giden cümleleri yazdım. 

     Bir günde bile değil birkaç saatte bitirilebilecek bir kitap Aşkın Ömrü Üç Yıldır ama sabun köpüğü bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Kitapta günümüz insan ilişkilerine dair ciddi ve doğru gözlemler yer alıyor. İnsanı düşünmeye sevk ediyor. Eğer kitaptakine yakın olaylar yaşadıysanız şüphesiz kitabı daha fazla zevk alarak okursunuz. Ben Aşkın Ömrü Üç Yıldır’ı beğendim. İyi ki o gün evden kitap getirmeyi unutmuşum diyorum :)
 
      ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. İstediğim tek şeyin aşktan kaçmak olduğunu anladığım güne kadar aşkı aradığımı sandım.
2. Aşkın ömrü üç yıldır. İlk yıl tutku, sonra bir yıl şefkat ve nihayet bir yıl can sıkıntısı.
İlk yıl, “Beni terk edersen kendimi öldürürüm.” denir.
İkinci yıl, “Beni terk edersen acı çekerim ama kendimi toparlarım.” denir.
Üçüncü yıl, “Beni terk edersen şampanya patlatacağım.” denir.
İlk yıl eşyalar satın alınır.
İkinci yıl eşyaların yerleri değiştirilir.
Üçüncü yıl eşyalar paylaşılır.
3. Geçenlerde 30 yaşını doldurdu: İnsanın genç olmak için çok yaşlı, yaşlı olmak için çok genç olduğu o kırma yaşı.
4. Taşan süt kabını saymazsak, dünyada benden daha sıkıcı pek bir şey yok.
5. Çocukluklarında kendilerini hep çirkin bulmuş olan benim gibi oğlanlar, genellikle, güzel bir kızı ayartabilmelerine o kadar şaşırırlar ki evlenme teklif etmekte biraz aceleci davranırlar.
6. Hayat böyledir işte: Kendinizi azıcık mutlu hissettiğinizde, sizi hizaya sokmayı görev bilir.
7. Acı çeken insanlara acınır da kötülük yapanlara acınmaz nedense.
8. İnsan birine acı çektirdiğinde en çok kendisini hırpalıyor.
9. Boşanmalarda neden kimse olmaz? Nikâhımda bütün arkadaşlarım yanımdaydı ama boşandığım gün inanılmayacak kadar yalnızım. Ne şahitler var, ne nedimeler, ne aile, ne de sırtımı sıvazlayan sarhoş arkadaşlarım. Ne çiçek ne çelenk. Üzerime bir şey atılsın isterdim; madem pirinç yok mesela çürük domates. Düğünümde yemekleri tıkınan bütün o yakınlarım nerede? Şu anda beni boykot ediyorlar oysa tam tersi olmalıydı. İnsanın evlenirken yalnız olması ve tüm dostlarının desteğiyle boşanması gerekmez mi?
10. 20 yaşımdayken hayatta her şeyi bildiğimi sanıyordum. 30 yaşımda hiçbir şey bilmediğimi öğrendim.
11. Aşk evliliğinde sorun, fazla yüksekten başlamasıdır.
12. Herkesten yukarıda olamayınca altta kalmak korkusuyla herkes gibi olmak istiyoruz.
13. Günün birinde bir başkasına yalan söylemeye başlamamak için çok uzun bir süredir kendime yalan söylüyordum.
14. Genelleşmiş zapping toplumunda, insanların hayat boyu aynı kişiyle yaşamalarını nasıl isteyebilirsiniz?
15. Asla tatmin olmam. Bir kız hoşuma giderse âşık olmak isterim. Âşık olursam öpmek isterim. Öpersem yatmak isterim. Yatarsam dayalı döşeli bir evde birlikte yaşamak isterim. Dayalı döşeli bir evde birlikte yaşarsam evlenmek isterim. Evlenirsem hoşuma giden başka bir kıza rastlarım.
16. 3 yıldan sonra ya eşlerin birbirlerini terk etmeleri ya kendilerini öldürmeleri ya da çocuk yapmaları gerekiyor; insanın sonunu kabullenmesinin üç değişik şekli.
17. İnsanın zaten ölüyken, kendisini öldürmek istemesi ne kadar büyük bir zaman kaybı.
18. Sizi seven birini sevmenizin adı narsisizm.  Sizi sevmeyen birini sevmenizinki ise aşk.
19. Hangisi daha kötü: Sevmeden sevişmek mi yoksa sevişmeden sevmek mi?
20. Bu kız aralarında olmadıkça o kadar insan tanımamın bana ne faydası vardı?
21. Tam tipim: meleksi bir yüz ile bir fahişe bedeni arasındaki tezat kadar hoşlandığım başka hiçbir şey yoktur.
22. Siz okumadığınız bir kitabı okumayı, ezbere bilmediğiniz bir oyunu görmeyi, baştaki cumhurbaşkanının yerine herhangi bir başkasını seçmeyi tercih etmez miydiniz?
23. Karınız arkadaşınız gibi olmaya başladıysa bir arkadaşınıza karınız olmayı teklif etmenizin zamanı gelmiştir.
24. Güzel kızları tavlamak için onlarla konuşmamak gerekir. Sanki yokmuşlar gibi davranmak gerekir.
25. İşte size âşık olup olmadığınızı anlamanız için çok basit bir test: yanınızda sevgiliniz olmadan geçirdiğiniz 4 ya da 5 saatin sonunda onu özlemeye başlıyorsanız âşık değilsiniz demektir. Âşık olsaydınız 10 dakikalık ayrılık hayatınızı kesinlikle katlanılmaz hâle getirmeye yeter de artardı bile.
26. Kimse yalnız kalmak istemiyor çünkü yalnızlık insana düşünmek için çok fazla zaman bırakıyor.
27. En güzel aşk filmlerinin topunun kemanları bir araya gelse, çıkardıkları ses, kafamın içinde yankılanan senfoninin yanında sefil bir gıcırtı gibi kalırdı.
28. Erkekler hıyar gibidir. Turşusunu kurmayı bilmen lazım.
29. Sanırım benim sorunum âşık olmak fakat âşık kalamamak.
30. Sensiz mutsuz olmayı, seninle mutsuz olmaya tercih ederim.
31. -İnsanın bir başkasını sevebilmesi için önce kendisini sevmesi gerekir.
-Senin sorunun şu: Kendini o kadar çok seviyorsun ki kalbinde başka kimseye yer kalmıyor.
32. Partilerde bir kadını baştan çıkarmak esas olarak bir mesafe alma işidir. Fazla dikkat çekmeden, santim santim mevzi kazanmayı bilmek gerekir. Hoşunuza giden bir kız görürseniz ona yaklaşmanız gerekir (2 metre). Eğer bu mesafeden hala hoşunuza gidiyorsa onunla konuşmaya başlayın (1 metre). Saçma sapan laflarınıza gülümsüyorsa dansa ya da bir kadeh içmeye davet edin (50 santim). Sonra yanına oturun (30 santim). Gözleri parlar parlamaz bir tutam saçını özenle kulağının arkasına atın (15 santim) Eğer saçını düzeltmenize izin veriyorsa biraz daha yakından konuşun (8 santim). Nefesi hızlanıyorsa dudaklarınızı dudaklarına yapıştırın (0 santim). Tabii, bütün bu stratejinin hedefi, yabancı bir cismin bu kişinin içine sokulmasıyla eksi bir mesafe elde etmek (Fransa ortalaması 12 santim).

NOT:  2012 yılında bu kitap filme uyarlandı. Üstelik filmin yazarı ve yönetmeni aynı zamanda kitabın yazarı. Eğer filmi izlersem onu da yazarım belki. Filmin İMDB sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.
NOT 2: Bu aralar canım hiç fotoğraf çekmek  istemediği için kitabın düz fotoğrafını koydum. Lütfen kusura bakmayın. İlerleyen günlerde fotoğraf çekersem sayfayı güncellerim. Şimdilik hoşça kalın, görüşmek üzere.  Yarınki Açık Öğretim sınavım için bana başarılar dilemeyi unutmayın J

14 yorum:

  1. okursam psikolojim bozulcak gibi hissediyorum :D en iyisi yaşayıp görmek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bi Poşet Kitap, doğru bir bakış açısı :-)

      Sil
  2. Katılıyorum bence iyi niyetinden fazla bile demiş ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meryem Çandır, okuldaki bir arkadaşım da sizin gibi yorum yaptı. "Bence o kadar da sürmez." dedi. Ben daha yeni aşık oldum ama böyle şeyler söylemeyin :-)

      Sil
  3. sulecıgım kafa yormayan bılakıs boşaltan bır kıtap gıbı ınsallah sınavın ıyı gecer

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gulseren ozkursun, çok teşekkür ederim. bugünkü çok kötüydü ama umarım yarınki güzel geçer :-)

      Sil
  4. Acayip merak ettim şu altını çizdiklerini okuyunca. Derhal sepete ekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dilek Dilek, fiyakalı cümleler değil mi? böyle güzel cümleler bulunan kitapların kalbimde yeri ayrı oluyor.

      Sil
  5. Uyduruk herkesin hayatı kendine neye inanirsan onu yaşarsın herşey insanın kendi elindedir.. ;-)

    YanıtlaSil
  6. Ben de iki yıllık evliyim :) yani test etmem için bir yılım daha var ama öyle olup olmaması insanlara bağlı bence.

    YanıtlaSil
  7. Nail Art in Wonderland, bence de :-)

    YanıtlaSil
  8. bu kitaba bir süre yaklaşmamalıyım.
    zaten romantizm konulu film/dizi/kitap üçlemelerinden haylice bir uzağım.
    yirmi sekizinci maddeyi de görünce. "ahaa okur isem kesin daha da uzaklaşacağım" dedim.
    aslında yerinde sözler olmuş. biraz da nedense bana eğlenceli geldi. ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. River, kitabı okurken ben de eğlendim. Kitap hem karamsar hem de eğlenceliydi. Bunu nasıl başardı bilmiyorum :-) Romantik kitap ve filmleri çok severim ben. Arada bünye ihtiyaç duyuyor :-)

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)