29 Ağustos 2015 Cumartesi
28 Ağustos 2015 Cuma
İLK KEZ BÖYLE DOLANDIRILDIM
Ülkemiz
maalesef çok iyi dolandırıcılar barındırıyor. Şimdiye kadar büyük bir şans
eseri onlarla karşılaşmamıştım ama artık daha fazla kaçamadım. Mağdur oldum a
dostlar :-(
20
Ağustos Perşembe günü eşimle Migros’a gittik. Evdeki eksikleri alacaktık.
Eşimin engelli ağabeyi için tüy dökücü krem lazımdı. Eşime alması için Veet
kremlerinin olduğu yeri işaret ettim, ben de kendim için birkaç ürün aldım.
Sonra aldıklarımızın parasını ödedik ve evimize geldik.
Bu
arada Migros evimize bayağı uzak bir alışveriş merkezinin içinde. Biz de hem
biraz dolaşmış oluruz hem de diğer ihtiyaçlarımızı hallederiz diye oraya
gitmiştik.
Neyse
eve geldik, poşetin içindekileri boşaltıyorum. Veet’i elime alınca çok hafif
geldi. Kutuyu açtım baktım ki ne göreyim! İçinde kullanılmış ve bitirilmiş bir
tüp duruyor. Şoke oldum. İlk kez böyle bir olayla karşılaşıyorum ve bir insanın
bunu yapabileceğini kırk yıl düşünsem aklıma getiremezdim. Adamın ya da kadının
biri evde kullanıp bitirdiği kremi markete getirmiş. Kutunun içinden yenisini
almış ve kimse anlamasın diye bitik tüpü kutunun içine koymuş L Güler misin
ağlar mısın? Migros bize uzak olduğu için ve belki görevliler bize inanmaz diye
Migros’a tekrar gitmedik. Böylece 20 küsur liramız uçtu gitti.
“Dolandırıldım
dediğin bu muydu? 20 lira için mi bunu yazdın?” demeyin arkadaşlar. İnsan böyle
boş yere para kaybedince 5 lira da olsa üzülüyor ve buna neden olan kişiye için
için kızıyor.
Ben
bundan sonra bütün kremlerin kutusunu açıp, içi dolu mu diye bakmaz mıyım?
Bakarım. Size de aynısını yapmanızı öneriyorum. Bu ülkede kandırılmamak için
gözünüzü 4 değil 44 açmanız gerekiyor. Şimdilik hoşça kalın. Görüşmek
üzere.
27 Ağustos 2015 Perşembe
AŞKIN 40 KURALINI KİM YAZDI?
Hepiniz
Elif Şafak’ın Aşk isimli kitabını duymuşsunuzdur. Bir ara çok popülerdi. Çok
okunanlar listesinin zirvesine çıkmış, pembe
kapaklı kitabı okumaktan utanan erkekler için gri kapaklı Aşk bastırılmıştı J Özellikle
bu kitaptan sonra ülkemizde Mevlana ve Şems hayranlığı tavan yapmış, ikisiyle
ilgili kitapların basımında ve satışında patlama yaşanmıştı.
Ben
de o dönemlerde Aşk kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Hatta blogumda hoşuma
giden cümleleri yazmıştım. ( Buradan okuyabilirsiniz) Okumadıysanız eğer tavsiye
edebileceğim bir kitap.
İşte
bu kitapta- okuyanlar bilir- Şems, Mevlana’ya 40 kuraldan bahseder. Hayatla
ilgili, yol gösterici kurallardır bunlar ve Elif Şafak’ın hayal ürünüdür ama
kitapta Şems’in ağzından dökülen bu kuralları birçok okur gerçekten Şems’in
söylediğini zanneder. Oysa bu kuralları Elif Şafak , tabii ki Şems’in ve
Mevlana’nın öğretilerinden yola çıkarak, kendisi yazmıştır ve bunu birçok
röportajında söylemiştir.
Bu
konuyla ilgili yazmamın sebebi geçen gün İnstagram’daki bir kullanıcıyla
tartışmam. Biri “Şems’in 40 kuralında dediği gibi…” diyerek o kurallardan
birini yazmış. Ben de o paylaşımın altına bu sözleri Elif Şafak’ın yazdığını
yazdım. Sonra başka bir kullanıcı bunların Şems’in sözleri olduğunu yazmış.
Böyle yazınca tereddüt ettim. Google’dan Elif Şafak’ın röportajlarını aradım
ve yanılmıyordum. Yazar bunları kendisinin uydurduğunu söylüyordu. O
kullanıcıya Google’da arama yaparsa gerçeği öğrenebileceğini yazdım. O da bana
“Gayet eminim, onlar Şems’in sözleri.” Yazarak 40 kuralın yazılı olduğu bir
form sitesinin linkini gönderdi. Bunun üzerine tartışma bitsin diye üşenmedim,
Elif Şafak’ın röportajını bulup bu konuyla ilgili yaptığı açıklama denk gelecek
şekilde paylaştım. O arkadaş yazarın kendisinden bu açıklamayı duyunca artık
inanmıştır diye düşünüyorum çünkü başka bir şey yazmadı. İşte o video:
Konuyla ilgili 7.45'ten itibaren konuşuyor.
Maalesef
ellerinde her türlü imkân olmasına rağmen araştırma yapmayan bir nesil
yetişiyor. Ben bildiğimden emin olmama rağmen farklı bir düşünce duyunca
tereddüt edip araştırıyorum, karşı taraf basit bir Google araştırması sonucu
öğrenebileceği bir açıklamaya ulaşamıyor ve yanlış bilgiden “Doğruluğundan
eminim.” diye bahsediyor. İşin kötü tarafı biz o kuralları kimin yazdığını
tartışırken bana kendi tezinin haklılığını ispatlamak için gönderdiği sayfada sadece
40 kural yazılı. Biz o kuralların ne olduğunu tartışmıyoruz ki.
Lütfen
arkadaşlar her zaman en doğrusunu bildiğimizi düşünmeyelim ve her duyduğumuza
inanmayalım. Şüpheye düşmek bazen iyidir, bizi gerçeğe ulaştırır.
Bu
arada şu meşhur 40 kuralı da buraya koyalım da merak edenler varsa okusun.
Dediğim
gibi Aşk çok güzel bir kitaptır, okumanızı tavsiye ederim. Şimdilik hoşça
kalın, görüşmek üzere.
20 Ağustos 2015 Perşembe
FİLM MEYDAN OKUMASI FİNAL
Herkese
merhaba. Bugün film meydan okumasını bitiriyorum. Bundan sonra da kitap meydan
okumasını bitireceğim. Artık hayatımda yarım kalan bir şey olsun istemiyorum.
Yavaş yavaş yapılacaklar listemi temize çekeceğim inşallah. Bu da bir başlangıç
olsun.
17.Geçen
sene izlediğiniz en iyi film hangisiydi?
X-Men
Geçmiş Günler Gelecek: Büyük bir X-Men hayranıyım ben. Çocukken de çizgi filmini
bayıla bayıla izlerdim. Filmlerini de severek izledim ama karakterlerin gençlik
hallerinin anlatıldığı X-Men Birinci Sınıf filmini diğer filmlere oranla daha
çok sevmiştim.
X-Men
Geçmiş Günler Gelecek filminde ise hem X-Men kahramanlarını hem de onların
gençlik hallerini izliyoruz. Bu da filmden aldığımız zevki katlıyor. En azından
bana öyle oldu. Özellikle çok sevdiğim üç erkek oyuncuyu aynı sahnelerde
izlemek benim için büyük bir zevkti J
Bir
de filmden güzel bir sahne koyalım buraya.
Siz
de eğer hâlâ izlemediyseniz X-Men serisini mutlaka izlemenizi öneriyorum.
Serinin son filmi X-Men: Apocalypse Amerika’da 2016 yılının mayıs ayında
gösterime girecekmiş. O zamana kadar beş X-Men filmini izleyerek siz de bu
dünyanın bir parçası olabilirsiniz.
18.Sizi
hayal kırıklığına uğratan bir film seçin.
Hobbit
– Beklenmedik Yolculuk: Yüzüklerin Efendisi filmlerini çok seviyorum (Bende
kitabı da var ama maalesef henüz okumadım). Bu yüzden Hobbit kitabının da filme
çekileceğini duyduğumda çok heyecanlanmıştım ama Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi
arasında şöyle bir fark var. Yüzüklerin Efendisi üç kitaplık bir seri, Hobbit
ise tek kitap. Üstelik bir çocuk kitabı. Bu kitaptan üç film (toplam 474 dakika
yani neredeyse 8 saat) çıkarmaya çalışınca Yüzüklerin Efendisi gibi dolu bir
film değil boş sahnelerle uzatılmaya çalışılmış bir film çıkmış ortaya.
Özellikle serinin ilk filmi Beklenmedik Yolculuk bende ciddi bir hayal
kırıklığı yaratmıştı. Filmin yarısı gereksiz sahnelerden oluşuyor. Zaten filmi
tek seferde değil iki oturumda bitirebilmiştim çünkü filmi izlerken uykum gelmişti
L
19.Favori
aktörünüz?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazdım. Buradan okuyabilirsiniz.
20.Favori
aktristiniz?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazdım. Buradan okuyabilirsiniz.
21.Sizce en
çok abartılan film hangisi?
Siyah
Kuğu filmi güzel bir filmdi ama bence bazılarının iddia ettiği gibi bir
başyapıt değil. Natalie Portman’ın müthiş oyunculuğu ve filmin sonundaki
etkileyici bale sahnelerinin dışında filmde çok övülecek bir şey göremedim ben.
22.Sizce en
az kıymeti bilinmiş film hangisi?
The
Fall: Türkçeye çevrilen adıyla Düşüş filmini eşimin tavsiyesiyle izlemiş ve çok
beğenmiştim. Müziği, senaryosu ve oyunculukları mükemmel. Lee Pace’i bu filmde
tanıdım ve o günden beri hayranıyım. Şimdi onun olduğu her projeyi izlemeye
çalışıyorum. Ayrıca filmde dünyanın en sevimli çocuk oyuncusu da var ama
maalesef o, bu filmden başka bir filmde oynamamış.
Filmde
çok güzel mekanlar kullanılıyor. Filmi izlerken “Adamlar dekoru ne kadar
gerçekçi yapmış.” diye izledim ama sonradan öğrendim ki filmde kullanılan bütün
mekanlar gerçekmiş. Filmi 4 yılda 28 ülkede çekmişler. Dünyada ne kadar güzel
ve ilginç yerler var. Maalesef birçoğunu göremeden ölüp gideceğiz.
Sizi
filmin çok sevdiğim müziğiyle baş başa bırakıyorum ve The Fall’u izlemenizi
şiddetle tavsiye ediyorum. Filmde hiçbir uygunsuz sahne olmadığı için aileniz
veya arkadaşlarınızla birlikte izlemeniz için ideal. İyi seyirler J
23.En
sevdiğiniz film kahramanı hangisiydi?
Truva
filmindeki Hektor. Eric bana hayranlığım da o filmi izlememle başlamıştı.
Herkes Brad Pitt ve Orlando Bloom’u tanır ve severken Eric Bana Hektor rolüyle
ikisini de gölgede bırakmıştı. Hektor’a aşık olmuş ve öldüğü sahnede ağlamıştım.
24.Favori
belgeseliniz?
Maalesef
fazla belgesel izlemiyorum. Bu yüzden bu soruda çok düşündüm. En sevdiğimi geç
izlediğim bir belgeselin adını bile hatırlayamadım ama sonradan aklıma Mustafa
geldi. Can Dündar’ın Atatürk’ün hayatını anlattığı bu belgeseli sinemada
izlemiş ve birçok yerinde ağlayacak kadar çok etkilenmiştim. O zamanlar
belgeselin Atatürk’ü kötü gösterdiği söyleniyordu ama ben Atatürk’ü bir insan
olarak gösterdiği için Mustafa’yı sevmiştim.
25.Kimsenin
seveceğinizi zannetmediği ama sevdiğiniz bir film seçin.
Başka
biri değil ama ben İp Man’i seveceğimi sanmıyordum. Başroldeki adam bir kung fu
ustası olduğu için filmin basit bir dövüş filmi olduğunu sanıyordum. Filmin
başından sonuna dek dövüşeceklerini sandığım için de ben bu filmi sevmem diye
düşünmüştüm. İmdb’nin en iyi 250 film listesinde olduğu için merak edip izledim
İp Man’i ve çok beğendim. Bir dövüş filminin çok ötesinde, etkileyici bir
filmdi. Bir de filmin gerçek bir hayattan sinemaya aktarıldığını öğrenince daha
da etkilendim. Başrolde yer alan adam Bruce Lee’nin de hocalığını yapan Yip
Man’miş. Çok etkileyici bir karakter Yip Man. Filmin devam filmleri de varmış
ama izleyen arkadaşlardan öğrendiğime göre devam filmleri o kadar iyi değilmiş.
Ben de bu yüzden filmin etkisini kaybetmemek için devam filmlerini izlememeye
karar verdim.
26.Kirli
zevkiniz olarak nitelendireceğiniz bir film seçin.
Kirli
zevk derken romantik filmler mi kast ediliyor bilmiyorum. Ben öyle anladığım
için bu soruya Tatil cevabını vereceğim. Tatil filminde Cameron Diaz ve Jude
Law gibi seksi bir çiftle, Kate Winslet ve Jack Black gibi sevimli bir çifti
aynı filmde izleme şansına sahip oluyorsunuz. Güzel mekanlar ve eğlenceli bir
senaryo da olunca Tatil mükemmel bir “Kendini iyi hisset” filmi olmuş. Her
canınız sıkıldığında izleyip umut dolacağınız bir film. Tabii tam tersi “Benim
neden böyle bir hayatım yok.” diye bunalıma da girebilirsiniz J
Filmin
afişi de çok güzel. İmkanım olsa çerçeveletip duvarıma asardım bu dört güzel
insanın fotoğrafını. Önünden gelip geçerken bakar ve mutlu olurdum.
27.En
sevdiğiniz klasik film hangisi?
Baba
klasik kelimesinin sözlük anlamı bence. Bazı kız arkadaşlarım bu mafya filmini
neden bu kadar çok sevdiğimi anlamadıklarını söylüyorlar ama Baba mafya
filminden çok bir aile ve güç filmidir bence.
Filmin
müziği de kendi alanında bir klasiktir. Lise 3’te ilk cep telefonum Nokia
3310’u aldığımda yüklediğim 100 kontörün 16’sını Baba filminin melodisini satın
almak için kullanmıştım ve beş sene boyunca telefonum Baba müziğiyle çalmıştı.
Hatta üniversitede, yurtta aynı odada kaldığım arkadaşlarım “Şule şu melodini
değiştir artık. Telefonun çalınca korkuyoruz.” dediklerinde bile
değiştirmemiştim J
Sırf
Al Pacino’yu biz sinemaseverlere tanıttığı için bile Baba mükemmel bir filmdir.
İzleyin, izlettirin.
28.En güzel
film müzikleri hangisindeydi?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazacağım.
29.Bir
konuda fikrinizin değişmesine yol açan film hangisi?
12
Kızgın Adam benim ve/veya bizlerin bazen ne kadar ön yargılı olduğumuzu, bir
noktada karar vermişsek algılarımızı kapattığımızı ve bazen bir şeye takılıp
kaldığımızı anlatması açısından etkileyici bir filmdi.
Bir
de güzel bir film çekmek için çok para harcanmasına gerek olmadığını gösterdi
bana. 12 adamı bir odada mükemmel bir senaryoyla oynatırsan da güzel bir film
elde edebilirmişsin.
Ben
filmi izlemeden önce “12 adam bir odada konuşuyorlar. Bütün film böyle mi
geçiyor? sıkıcıdır o zaman.” demiştim. Bakınız: birinci ve ikinci paragraf.
30.En
sevdiğiniz film hangisi?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazacağım.
Sanırım
blogdaki en uzun yazım bu oldu J Buraya kadar zahmet edip
okuduysanız çok teşekkür ederim. Lütfen yorum yazın, size ayrıca uzun uzun
teşekkür etmek isterim J Şimdilik hoşça kalın, görüşmek üzere.
18 Ağustos 2015 Salı
EN SEVDİĞİM AKTRİSTLER
20. Gün sorusu: Favori Aktristiniz?
Film meydan okumasının bugünkü sorusuna cevabım Emma Stone. Emma Stone'u hem çok güzel, seksi, sevimli hem de çok yetenekli buluyorum. Onu izlemek benim için büyük bir zevk. Bütün filmlerini izlemeye çalışıyorum. Özellikle Easy-A, Çılgın Aptal Aşk ve Zombieland'da çok iyiydi.
Diğer sevdiğim aktristlerin de fotoğrafını koyuyorum.
Film meydan okumasının bugünkü sorusuna cevabım Emma Stone. Emma Stone'u hem çok güzel, seksi, sevimli hem de çok yetenekli buluyorum. Onu izlemek benim için büyük bir zevk. Bütün filmlerini izlemeye çalışıyorum. Özellikle Easy-A, Çılgın Aptal Aşk ve Zombieland'da çok iyiydi.
Diğer sevdiğim aktristlerin de fotoğrafını koyuyorum.
ANGELİNA JOLİE
EMMA WATSON
CAMERON DİAZ
HELEN MİRREN
MERYL STREEP
JENNİFER ANİSTON
JENNİFER CONNELLY
JENNİFER GARNER(EVET JENNİFER'LARI SEVİYORUM :-)
JESSİCA ALBA
NATALİE PORTMAN
Etiketler:
angelina jolie,
cameron diaz,
emma stone,
emma watson,
film,
film meydan okuması,
helen mirren,
jennifer aniston,
jennifer connelly,
jennifer garner,
jessica alba,
natalie portman

























