Herkese merhaba. Haziran ayı, bu sene en çok kitap okuduğum ay oldu. Haziranda toplam on bir kitap okudum. Sonraki ay yani temmuzda ise sadece iki kitap okudum 😕 İki ayın yazıları eşit uzunlukta olsun diye kitapları bölerek yazacağım. Yani haziranda okuduğum kitapların bazılarını temmuz ayı yazısında yazacağım.
5 Ağustos 2022 Cuma
9 Haziran 2022 Perşembe
Nisan Ayında Okuduklarım (2022)
![]() |
Matt Haig, Zamanı Durdurmanın Yolları, Domingo Yayınları,
Çevirmen: Kıvanç Güney, 318 Sayfa, 10. Baskı, 2021. |
Matt Haig-Zamanı Durdurmanın Yolları
Matt Haig ile bu sene tanıştım. Yazarın çok
okunan Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumuş ve çok sevmiştim. (Buradan
yorumumu okuyabilirsiniz.) Bu yüzden diğer kitaplarını da okumak istedim. İkinci
tercihim Zamanı Durdurmanın Yolları oldu. Bu kitabı, Gece Yarısı Kütüphanesi’nden
daha çok sevdim ve bunun için mutluyum. Genelde böyle olmaz çünkü. Bir yazarın
bir kitabını çok sevince başka kitaplarını da okursun ve genellikle hayal
kırıklığına uğrarsın. Örneğin: Markus Zusak hiçbir zaman Kitap Hırsızı
seviyesinde başka bir kitap yazamadı.
Yazar bu kitabında da fantastik bir konuyu ele
almış. Normal insanlara göre çok yavaş yaşlanan ve asırlardır hayatta olan bir
tarih öğretmenini anlatmış. Tabii kitap boyunca farklı dönemlerde seyahat
ediyorsunuz ve bu yolculukta ünlü birçok isme rastlıyorsunuz.
Ben kitabı sevdim ve herkese öneriyorum. Eğer izlemediyseniz
Dünyalı (The Man From Earth) filminin de buna çok benzer bir konusu vardı. Onu
da film sevenlere önereyim J
Benedict Cumberbatch, birkaç yıl önce kitabın
film haklarını satın almış. Başrolünde kendisinin oynayacağı bir film
uyarlaması çekileceği yorumlarını okudum ama henüz kesin bir haber yok. Belki
ilerleyen zamanlarda bu filmi izleriz.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Kaliforniya’da yaşlı görünmenin tek yolu gençleşiyormuşsun gibi
görünmek. Burada kırk yaşından sonra alnını oynatabilenlere şüpheyle bakılıyor.
2. Galiba aşk için ödediğimiz bir bedel bu:
Diğerinin acısını kendi acımız gibi yaşamak.
3. “Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın
sınırları zanneder.” Arthur Schopenhauer
4. Hiçbir şey hissetmemeye başladığımda acıya
dair adeta özlem duymaya başladım; acı çektiğinizde, en azından yaşadığınızı
anlıyordunuz.
5. –Çok iyi bir ip cambazıydı. Bir ip cambazının
iyi olduğu nasıl anlaşılır biliyor musun?
-Nasıl?
-Hâlâ hayatta olmasından.
6. İnsanın bir dostu olmayınca bu dünya çok ıssız
bir yer.
7. Freud’a göre kendimize dair gerçekleri ancak
rüyamızda bulabilirmişiz. Çoğu insanın özgür olmak istemediğini söylüyor. Çünkü
özgürlük sorumluluğu getiriyor ve insanların çoğu sorumluluktan korkuyor.
8. “Gerçeğin söylemem gerektiği kadarını değil,
cüret edebildiğim kadarını söylüyorum ve yaşlandıkça cüretim artıyor.”
Montaigne
9. Birini, özellikle de hiç ummadığım birini ne
zaman kitap okurken görsem uygarlığın biraz daha güvende olduğunu hissederim.
10. Görebildiğim kadarıyla yirmi birinci yüzyılda
yaşanan sorunlardan biri de bu. Çoğumuz ihtiyacımız olan bütün maddi şeylere
sahibiz ve bu yüzden pazarlamacıların işi artık ekonomiyi duygularımızda
ilişkilendirmek, şimdiye kadar ihtiyaç duymadığımız şeyleri istememizi
sağlayarak daha fazlasına ihtiyacımız varmış gibi hissetmemizi sağlamak. Yılda
otuz bin sterlin kazanan kendini yoksul hissediyor. Yalnızca on ülkü görmüşsek
kendimizi yeteri kadar seyahat etmemiş gibi hissediyoruz. Tek bir kırışığımız
olduğunda, yaşlı hissediyoruz kendimizi. Resmimiz fotoşoplanmamış ya da filtrelenmemişse
çirkin hissediyoruz.
1600’lerde tanıdıklarım arasında içindeki
trilyoneri bulmak isteyen yoktu. Onların tek istediği ergenlik dönemine kadar
yaşamak ve bitlenmemekti.
![]() |
Hasan Ali Toptaş, Kuşlar Yasına Gider, Everest Yayınları,
248 Sayfa, 96. Baskı, 2020. |
Hasan
Ali Toptaş-Kuşlar Yasına Gider
Hasan Ali Toptaş adını son yıllarda çok sık duyuyorum.
Yazarın kitapları hem çok okunuyor hem de çok beğeniliyor. Kuşlar Yasına Gider,
yazardan okuduğum ilk kitap ama kesinlikle son kitap olmayacak. Ben kitaba tek
kelimeyle bayıldım. Konu çok basit ama yazarın dili o kadar güzel ki kitabı
okumaya doyamadım. “Temiz Türkçe” diye bir tabir vardır ya, bu kitapta onu
bulacaksınız işte. Su gibi bir anlatımı var. Elimden bırakmak istemedim. Söz
sanatları yapayım, yabancı kelimeler kullanayım, lafı dolandırayım demeden de
insanı etkileyecek bir kitap yazılabiliyormuş. Hasan Ali Toptaş’a bunu bana ve
herkese gösterdiği için teşekkür ediyorum.
Ekşi Sözlük’te kitap için “İğrenç aforizmalardan
bıktıysanız bu kitabı okuyun. Okuyun ki temiz bir dil, namuslu bir metin nasıl
olur görün.” yorumu yapılmış. Sonuna kadar katılıyorum.
Kitapta kahkaha da attım gözyaşı da döktüm. Uzun
zamandır iki duyguyu da bu kadar yoğun yaşadığım bir kitap okumamıştım.
Özellikle Denizlili olanların, aslında komple Egeli
diyebiliriz, kitaptan ayrıca keyif alacaklarını düşünüyorum.
Babasını yakın zamanda kaybetmiş ya da onun yokluğuna
alışamamış kişiler bu kitaptan uzak dursun. Size iyi gelmeyecektir.
Kitapta adı geçen sanatçı ve türkü isimlerinin hepsini
Ekşi Sözlük’te bir yazar paylaşmış. Merak edenler ve dinlemek isteyenler burayı
tıklayabilirsiniz.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Demek ki seni gözünün içine baka baka aldattı
ha, dedi, bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak
yakışırdı oğlum.
2. İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu,
baktım sadece. O da bana baktı gözlerini kırpmadan. O an, birbirimize bakışlarımızla
sarıldık sanki.
3. Oğlum, dedi benim öyle baktığımı görünce; ay hilâlken yapılmaz böyle
şeyler. Tarhana karılmaz mesela, erişte kesilmez, salça yapılmaz, pekmez
kaynatılmaz. Ay hilâlken yapılırsa bunlar ya kurtlanır ya da bozulur. Kurtlanıp
bozulmasa bile beti bereketi olmaz. Uzun ömürlü ve bereketli olması için, bu
tür şeyleri illâki dolunay varken yapmak lâzım. Biz atalarımızdan öyle gördük
çünkü.
![]() |
Erdinç Utku, Eyvah Zayıflıyorum, Cumhuriyet Kitapları,
181 Sayfa, 2. Baskı, 2021. |
Erdinç Utku-Eyvah Zayıflıyorum
Bu kitap bana hediye
olarak geldi. Tekrar teşekkür ediyorum.
Yazar, kitapta kendi
zayıflama sürecini paylaşmış. Kitapta yemek listesi vermemesini, şunu yapın,
böyle davranın, şundan uzak durun vb. tarzda yorumlar yapmamasını sevdim çünkü
kendisi diyetisyen ya da beslenme uzmanı değil. Bu konular kişiden kişiye çok değiştiği
için herkes kendine uygun şekilde beslenmeli. Peki, kitapta ne var derseniz
zayıflamayla ilgili fıkralar, özlü sözler, kamyon arkası yazılar, mezar taşı
yazıları, şarkı sözleri vb. yazılar var. Sürekli diyet yapmanın ciddiyetinden
sıkılanlar, mesela ben, kafa dağıtmak için okuyabilirler.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Mizah, dünyanın en ciddi işlerinden biridir ve
mizahı yapılamayacak konu yoktur. Yeter ki erbabının eline düşsün.
2. “Yürüyüş sırasında mümkün olduğunca az otur; açık havada ve özgür
devinimle doğmamış-adalelerine de zevk vermeyen- hiçbir fikre inanma. Bütün ön
yargılar bağırsakta oluşur. Kıpırdamadan oturmak en affedilmez günahtır.”
Nietzsche
3. Yemek tarifi kitapları en çok satan kitaplar listesinin başında.
İkinci sırada diyet kitapları yer alıyor. Yemek kitapları ile kilo alıyor,
diyet kitaplarıyla da aldığımız kiloları vermeye çalışıyoruz.
4. Devletin, vücut kitle indeksi (VKI) 35’in üzerinde olanların mide
küçültme ameliyatını karşıladığı Türkiye, tahminen yılda 20 bini aşkın
ameliyatla dünyada en çok mide operasyonu (kelepçe, tüp mide, mide küçültme)
yapılan İrlanda’dan sonra ikinci ülke.
5. Uzmanlara göre, dünyada mide ameliyatları öncesi hastalar forma
sokulmaya çalışılırken Türkiye’de kilo aldırılmaya çalışılıyor. Bu da
komplikasyon riskini artırıyor. Ödeme için kişilerin vücut kitle indeksleri ile
oynanması ciddi bir etik sorun.
6. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2018 istatistiklerine göre, Türkiye nüfusu %32’si obez ve bu oranla ülkemiz Avrupa’nın en obez ülkesi konumunda. Nüfusun üçte birinin obez, üçte birinin aşırı kilolu kaydedildiği Türkiye; dünyanın da en obez 4.ülkesi.
Robert
Schnakenberg-Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları
Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım.
Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Otizmi Oyuna Getir
Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım.
Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Özgür Çiçek&Irmak Ertuna Howison-Jane
Austen ve Adab-ı Muaşeret
Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım.
Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Jasmin
Lee Cori-Annenin Duygusal Yokluğu
Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım.
Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu kitaplar arasında okuduklarınız var mı?
Okumak istedikleriniz? Merak ettikleriniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni
yazılarda görüşmek üzere.
25 Mayıs 2022 Çarşamba
Robert Schnakenberg-Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları
![]() |
Robert
Schnakenberg, Büyük
Yönetmenlerin Gizli Hayatları, Domingo Yayınları, Çevirmen: Emre Gözgü, 287
Sayfa, 2. Baskı, 2014. |
22 Nisan 2022 Cuma
Mart Ayında Okuduklarım (2022)
Herkese merhaba. Mart ayında okuduğum altı kitabı kısaca yorumladım ve hoşuma giden cümleleri yazdım.
![]() |
Zülfü Livaneli, Rüzgârlar Hep Gençtir, Dex Yayınları, 208
Sayfa, 1. Baskı, 2019. |
Zülfü Livaneli-Rüzgârlar Hep Gençtir
Bu kitabı Sevgili Tozlu Hayaller Kütüphanesi hediye etti. Livaneli’yi çok sevdiğim için benim de okuma listemdeydi. Eğer
kitabı para verip alsaydım üzülürdüm çünkü arka kapaktaki şu yazıyı görmemişim:
“Zülfü Livaneli, Sevdalım Hayat kitabında yer alan anılarını genç yürekler için
bir kez daha kaleme aldı.” Ben yazarın Sevdalım Hayat kitabını zaten okudum ve burada yorumladım. O kitabı okuyanların Rüzgârlar Hep Gençtir’i okumasına gerek
yok. Ben elimde olduğu için okudum.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Ortaokula giderken elime ne geçerse okuyordum ama beni en çok etkileyen
yazarlar Hemingway, Jack London, John Steinbeck gibi Amerikan romancılarıydı.
2. Hayalleriniz, onları unutmazsanız mutlaka bir
gün gerçekleşir.
3. Eğer Batı demokrasilerinde olduğu gibi ana sağ
ve ana sol akım iki büyük nehir gibi aksaydı insanlar bugün olduğu gibi etnik
ve dini bölünmelere uğramayacaklardı.
Çünkü o zamanlar (80’ler) sol ve sağ
hareketlerin içinde Türk, Kürt, Ermeni, Rum herkes yer alıyor ve kimse
birbirinden farklı olduğunu düşünmüyordu. Bu insanları büyük politik
kimliklerinden ayırıp daha alt gruplara bölenler, sözüm ona Türkiye’nin birlik
ve bütünlüğünü sağlamak için yola çıktıklarına inananlar oldu.
4. Sanatta ve yaşamda alçakgönüllülük kadar büyük
bir erdem yok.
5. Dünyaya gelmek ve var olmak bir mucizedir ama
insanların çoğu bunu düşünmez.
Dünyaya gelmiş olmalarını ve varoluşlarını çok
doğal karşılar ve bunun sayılamayacak kadar çok parametrenin kesişmesiyle
oluştuğunu akıllarına getirmezler.
![]() |
| Samipaşazâde Sezai, Küçük Şeyler, Türkiye İş Bankası Yayınları, 74 Sayfa, 6. Baskı, 2019. |
Samipaşazâde Sezai-Küçük Şeyler
Yazarın kısacık öykülerinin toplandığı kısacık
bir kitap. Bir saatte bitirebilirsiniz. Günümüzden bakınca çok doyurucu değil
ama yazıldığı dönem için başarılı ve yenilikçi. Özellikle aynı metnin Osmanlıca
ve Türkçe yazıldığı sayfalar etkileyiciydi.
Kitabın kapağı çok güzel ve içerisindeki bir
öyküyle de çok uyumlu.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Bu kibirli, vefasız, kendini bilme hayvanların (kediler) kadınlar
elbette taraftarı olur! Zaten kedi, kadındır.
2. Ah kadınlar! Anlaşılmaz bir muamma… Bazen
vahşet ve şiddeti zayıf okşayışlara, küçük iyiliklere tercih ederler.
3. Ah, ne alçak gönüllerimiz var! Nefrete neden olması gereken olayların sevgiyi öldürememesi ne acıdır.
![]() |
Yelda Cumalıoğlu, Aşk olsun, Destek Yayınları, 280 Sayfa,
1. Baskı, 2013. |
Yelda Cumalıoğlu-Aşkolsun
On sayfa okudum ve bana yetti. Diğer sayfaları
hızlıca, göz atarak okudum. Sevene saygı duyarım ama bana sorarsanız uzak
durun.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Yaşlanmak doğanın kanunu, paslanmak ise insanın ayıbı.
![]() |
| Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Hayatı Uzatmanın Sırları, Hayy Kitap, 301 Sayfa, 3. Baskı, 2013. |
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu-Hayatı Uzatmanın
Sırları
Hayal kırıklığı. Hayy Kitap’ın sağlık konulu kitapları meşhurdur. Bu, içlerinde en zayıf ve yetersiz olanı olmuş. Bunu okuyacağınıza Karatay Diyeti, 30 Günde 10 Yıl ya da Taş Devri Diyeti kitaplarını öneririm. Onlardan daha çok şey öğrenebilirsiniz.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. “20’li yaşlarımızda aşktan söz ederiz
30’larımızda çocuklarımızdan
40’larda sağlıktan
50’lerde hastalıktan
Oysa 20’lerden itibaren sağlıktan söz etmemiz
gerek;
60’larda hâlâ aşktan dem vurabilmek için.” Can
Dündar
2. İlişkilerinizi gözden geçirin ve yaşamınızdaki
dağınıklığı azaltmanın bir yolunu bulun. Sosyal bağlarınızı güçlendirin,
çoğalın, kalabalıklaşın. Mc. Arthur Başarılı Yaşlanma Çalışması, sosyal bağları
güçlü olanların daha yalnız yaşam sürenlerden %20 daha uzun yaşadıklarını
gösterdi.
3. Sizi sıkan, üzen, size yük olan, sizi
paçalarınızdan aşağı doğru çeken, canınızı sıkan ilişkileri sürdürmeye
çalışmayın.
4. “Ne zaman yaşlıyız?” sorusunun farklı pek çok
cevabı var ama benim en çok hoşlandığım “Yapacak bir şeyiniz kalmadığı zaman!”
cümlesiyle başlayanıdır. “Sağlıklı ve formda kalmak isteyen meşgul insanların
yaşlanmak gibi kötü bir alışkanlığı edinecek zamanları pek yoktur.” diyen her
kimse bence çok haklı.
![]() |
Garson O’toole, O Laf Hemingway’in Değil, Karakarga
Yayınları, Çevirmen: Burcu Üyken, 371 Sayfa, 1. Baskı, 2018. |
Garson O’toole-O Laf Hemingway’in Değil
Bu kitabı Sevgili Handan’ın bloğunda görmüştüm. Fuarda
beş liraya bulunca hemen aldım. Yazar, internet sitesinde ünlü özdeyişlerin
kökenlerinin izini sürüyormuş, onları bu kitapta toplamış. Hani şu uzun zamandır defalarca duyduğumuz ama
aslında ilk olarak kimin söylediğini bilmediğimiz sözler. Aşağıda incelenen
bazı sözleri yazdım. Çoğu size tanıdık gelecektir:
*Aptallar bile krizle baş edebilir, insanı asıl
tüketen günlük yaşantının kendisidir.
*Arkamızda kalan ve önümüzde duran meseleler, içimizde
bulunanlara göre küçük meselelerdir.
*Bir adama bir balık verirsen onu bir gün, balık
tutmayı öğretirsen bir ömür boyu doyurursun.
*Birilerini seviyorsan serbest bırak. Geri dönerlerse
senindir.
* Büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir.
*Çok hızlıyımdır, yatak odamda ışığın düğmesine
basarım, daha oda kararmadan yatağa girerim.
*Dans edenler, müziği duyamayanlarca deli gibi
görünürler.
*Değişimin sırrı, enerjini eskiyle kavga etmeye değil,
yeniyi inşa etmeye harcamaktır.
*Deha; %1 ilham, %99 terdir.
*Dünyayı atalarımızdan miras almadık, çocuklarımızdan
ödünç aldık.
*Edepli kadınlar nadiren tarih yazar.
*Eğer bir adamın nasıl bir adam olduğunu bilmek
istiyorsan altlarına nasıl davrandığına bak.
*Eğer sahip olduğun tek alet çekiçse her sorun sana
çivi gibi görünür.
*Eğlenerek harcadığın zaman, harcanmış değildir.
*Hayat; sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir.
*Hayat, varılacak bir nokta değil yolculuğun
kendisidir.
*Her büyük servetin arkasında bir suç vardır.
*İnsanların senin hakkındaki düşüncelerini, seni ne
kadar az düşündüklerini anlayınca daha az umursayacaksın.
*İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.
*Kimse sizi, sizin izniniz olmadan değersiz
hissettiremez.
*Korkunç bir şekilde görüldü ki teknolojimiz,
insanlığımızı geçti.
*Mesele; bana kimin müsaade edeceği değil, beni kimin
durduracağıdır.
*Muhteşem icat ama bunu kim kullanmak ister ki?
*Nazik ol; tanıştığın herkes zor bir mücadelenin
içinde.
*Para; aşkı satın alamaz ama pazarlık gücünü artırır.
*Satılık bebek ayakkabıları: Hiç giyilmedi.
*Sessiz kalıp aptal sayılmak, konuşup tüm şüpheleri
yok etmekten iyidir.
*Sevdiğin bir iş seç, böylece hayatın boyunca bir gün
bile çalışmak zorunda kalmazsın.
*Şeytanın zaferi için gereken tek şey, iyi insanların
hiçbir şey yapmamasıdır.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. “Başarının
%80’i piyasa yapmaktan geçer.” Woody Allen
![]() |
Robert
Schnakenberg, Büyük Yazarların Gizli Hayatları, Domingo Yayınları, Çevirmen:
Duygu Akın, İllüstrasyonlar: Mario, Zucca, 304 Sayfa, 5. Baskı, 2021. |
Robert
Schnakenberg-Büyük Yazarların Gizli Hayatları
Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım.
Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu
kitaplar arasında okuduklarınız var mı? Okumak istedikleriniz? Merak
ettikleriniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere.
20 Nisan 2022 Çarşamba
Robert Schnakenberg-Büyük Yazarların Gizli Hayatları
![]() |
Robert Schnakenberg, Büyük Yazarların Gizli Hayatları,
Domingo Yayınları, Çevirmen: Duygu Akın, İllüstrasyonlar: Mario, Zucca, 304
Sayfa, 5. Baskı, 2021. |
18 Nisan 2022 Pazartesi
15 Mart 2022 Salı
Matt Haig-Gece Yarısı Kütüphanesi
9 Mart 2022 Çarşamba
Çukurova Kitap Fuarı Ganimetlerim (2022)
Pandemi nedeniyle geçen sene yapılamayan Çukurova Kitap Fuarı, bu sene her zamanki tarihine göre birkaç hafta gecikmeyle açıldı. Eski hâlinden, havasından eser olmasa da kitaplarla iç içe olmak güzeldi.
Neden eskisi gibi olmadığını da söyleyeyim. Öncelikle birçok
büyük yayınevi gelmemişti. Her sene katılan Doğan Kitap, Metis, Yitik Ülke gibi
yayınevleri bu sene yoktu. Birkaç yayınevi daha yoktu ama isimlerini
hatırlayamadım. Ayrıca kitap fiyatları çok çok pahalıydı. Fuar zaten internete
göre her zaman daha pahalı olur, son yıllarda kitap fiyatlarındaki artışla hiç
alınmayacak duruma gelmişler. İnternette en az %50 gibi bir indirim
yapılırsa belki alınabilir. Bunun dışında eskisi gibi onlarca kitabı alıp
çıkmak hayal. Kızıma çocuk kitabı alacaktım, 20-30 sayfalık kitaplara 40-50 lira istiyorlar. Korkunç! Okuma oranımız zaten çok düşük, bu paraları kim verip kim kitap alacak da okuyacak.
















