Herkese merhaba. Bu mimi sevgili Handan’da görmüş ve çok sevmiştim. Ben de yapayım demiştim ama üstünden zaman geçti. Baktım geçen yıldan beri mim yapmıyorum, bunu yapayım dedim. Hem canım biraz konuşmak, anlatmak istiyordu. Tam ihtiyacım olan şey dedim.
Mimin olayı şu: Aklınıza ne gelirse yazıyorsunuz. Sonrasında yazdıklarınızı okuyup düzeltmek yok. İçinizden ne gelirse anlatıyorsunuz. Ben de şimdi başlıyorum anlatmaya, bakalım sonu nereye varacak 😏
Bugün bloğumda “Bilgi Yarışmaları” konulu yazılar
yayınladığımı görmüşsünüzdür. İki sene önce okulumuzda bilgi yarışması
yapmıştık. Etkinliği ben düzenlediğim için bütün sorular elimde vardı. Madem
hazır soru var elimde, bloğumda yayınlayayım dedim. Benim bloğu çocuklar,
ortaokul öğrencileri çok okuyor. Kendi öğrencilerim için hazırladığım kitap
özetleri ve kitap sınavları hem çok tıklanıyor hem de çok yorum alıyor. Bu yazılar
da öğrencilerin ilgisini çeker dedim.
Bir nisandan beri bloğuma yazı yazmamışım. Uzun zamandır bu
kadar ayrı kalmamıştık. Aslında yazmak istediğim ve yazmam gereken çok konu var
ama bir türlü bilgisayarın başına oturup yazamadım. Benim yazabilmem için
yalnız olmam, sessiz bir ortamda olmam ve rahatsız edilmeden en azından iki üç
saat yazabilmem lazım. Takdir edersiniz ki bu şartlar her zaman elde edilmiyor.
O zamanı bulunca başka işler aklımı çeliyor. Bugün bilgisayarın başına oturunca
birkaç yazı stoklamaya çalışacağım. En azından iki hafta sık sık görüşürüz diye
umuyorum.
Okullar yine kapandı. Sadece 8.sınıf öğrencileri okula gidiyor
ama benim de eşimin de 8.sınıflara dersimiz yok. Bu nedenle tamamen evden
çalışmaya döndük. Bunun bazı rahatlıklar sağladığı kesin. Bu yüzden bir tarafım
seviniyor ama maalesef uzaktan eğitim hiç verimli geçmiyor. Derse giren öğrenci
sayısı çok az, derse katılan öğrenci sayısı daha da az. Sanırım dersi açanların
yarısı sesimizi kısıyor ve internette geziyor ya da başka bir şeyle uğraşıyor. Üstelik
daha nisan ayındayız. Okullar temmuza kadar devam edecek deniliyor. Adana sıcağında
kaç öğrenci buluruz bilmiyorum.
Bugün dersim yoktu, ben de dolap ve yatak altlarını düzenleyeyim dedim. Adana’ya yaz geldi. Biz tişörtlere geçtik. Kışlıkları kaldırdım. Adana’da bahar mevsimi yok. Kış bitince hemen yaz geliyor. Bu yüzden benim ya kazaklarım ya da tişörtlerim var. Bu durum üniversitede sorun olmuştu. Üniversiteyi Trabzon’da okudum. Orada da sürekli bir yağmur havası vardı. Hava çok soğuk değil ama kısa kollu giyilecek kadar sıcak da değil. Mevsimlik kıyafet kavramını üniversiteye gidince öğrenmiştim 😂
