SANDRA BROWN
– KAZA KURŞUNU
Daha
önce Sandra Brown’ın iki kitabını okumuştum ama ikisi de romantik kitaplardı.
Bu yüzden yazarın polisiye türünde nasıl bir şey ortaya çıkardığını merak
ettim. Sonuç: Bence yazar polisiye tarzda yazmaya devam etmeli.
Kaza
Kuşunu son zamanlarda okuduğum en heyecanlı, en elimden bırakamadığım kitap
oldu. Her sayfada yeni bir gelişme yaşanıyor ve çoğunlukla tahmin
edemeyeceğiniz olaylar. Ben kitabı çok beğendim. Size de tavsiye ederim.
Kitabı
okurken bu kitaptan ne güzel dizi olur diye düşündüm. Hatta başrol oyuncularını
da belirledim. İki erkek başrol oyuncusu Murat Yıldırım ve Mehmet Aslantuğ
olacak. Başrol kadın oyuncusu yeni bir yüz olmalı. Çok güzel, insanı hem
büyüleyen hem de şüpheye düşüren biri olmalı. Mesela Kösem Sultan'ın başrolünde
oynayacak Yunan oyuncu biraz daha olgun olsaydı bu rol için ideal olurdu. Onun
tipinde biri olmalı başroldeki kadın. Senaryo sıkıntısı çeken Türk dizi sektörü
bu iyiliğimi unutmasın ve telif hakkımı hesabıma yatırsın lütfen :)
EMMA CHASE –
DARMADAĞINIK
Emma
Chase’in Karmakarışık kitabını okumuş ve bayılmıştım. Blogumda da yazmıştım
hatta (Buradan okuyabilirsiniz). Şimdi o kitabın ikincisi çıktı. Bu sefer kendimi tuttum ve kitap çıkar
çıkmaz gidip kitapçıdan 25 liraya almadım, indirimle Kitap Yurdu’ndan 17 liraya
aldım.
Karmakarışık’ta olayları Drew anlatıyordu, hikayenin devamını ise Kate
anlatıyor. Drew’e alışan okuyucular Kate’i yadırgamış ama açıkçası ben bu
kitabı daha çok sevdim. Hem karakterleri tanıdığım için hem de ilişkileri
başlamış olduğundan ilişkilerinin ilerleyişini okumak daha çok hoşuma gitti. Ve
Drew… Haftaya Pazar 6’lısında favori erkek karakterlerimizi seçeceğiz ve benim
listemde Drew de olacak. Yakışıklılığı, esprileri, kendini beğenmişliği bir
yana Kate’e olan aşkı beni bitirdi. Uzun zamandır bu kadar iyi yazılmış bir
aşık erkek portresi okumamıştım. Romantizm ihtiyacım olduğunda Darmadağınık
elime alıp birkaç sayfa okuyacağım bir kitap olacak. Tavsiye ederim dememe
gerek yok sanırım :)
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1.Hakikaten
boş durana şeytan iş bulurmuş. O yüzden Tanrı aşkına çocuklarınızın bir hobi
edinmesini sağlayın.
2.Sevdiğin
kişiyle beraber olamıyorsan, beraber olduğun kişiyi sev.
CANAN
KARATAY – KARATAY DİYETİ
İnternetteki
birçok yorumdan ve birkaç arkadaşımdan Karatay Diyeti’yle ilgili olumlu
eleştiriler duydum. Kilo vermeye çalıştığım bu dönemde kitabı alıp okumak
istedim. Kitapla ilgili ayrı ve uzun bir post yapacağım için burada pek bir şey
yazmak istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim, hayatımı Karatay Diyeti’ne uygun
yaşamaya çalışacağım. Bu kararımı uygulayabilecek miyim ya da bunun sonucunda
ne olacak hep beraber göreceğiz.
FERİDE
ÇİÇEKOĞLU – UÇURTMAYI VURMASINLAR
Ekim
ayında okuduğum son kitap hiç hesapta yoktu. Okulumuzun kütüphanesine
bağışlandığını görünce hemen alıp okumak istedim. Filmini izlememiştim ama iyi
bir film olduğunu duymuştum. Kitap zaten ince bir kitaptı, hemen bir günde
okudum ve bitirdim. Kitap hapishanede annesi ile beraber yaşayan Barış’ın İnci
adındaki bir mahkuma yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitap çok basit bir dille
yazılmış ama aynı oranda da etkileyici. Bir kadınlar hapishanesinde
görebileceğiniz her tipte insanı tanıyorsunuz. Bir hapishanede yaşanabilecek
her türlü olayı yaşıyorsunuz. Sanki siz de o insanlarla bir arada yaşıyorsunuz.
Okumadıysanız mutlaka okuyun. Şimdi filmini izleyeceğim. Umarım kitaptan
aldığım zevki filmden de alabilirim.
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1.(31.
Sayfa) “Bacak kadar boyunla her işe karışma!” diye azarladı beni.
Eşyalarımı
ortada bırakınca kızıyor bana, “Kazık kadar adam oldun, hâlâ kıçını
topluyorum!” diye bağırıyor.
Sonra
bir şey sorunca böyle tersliyor. Bacak kadar boylu kazık kadar adam nasıl olur
İnci?
Evet,
ekimde okuduğum 10 kitabın yorumlarının sonuna geldik. Yeni postlarda görüşmek
üzere. Şimdilik hoşça kalın, kendinize iyi bakın :)

