10 Kasım 2021 Çarşamba

Peyami Safa-Bir Tereddüdün Romanı (#kom2021)

Peyami Safa-Bir Tereddüdün Romanı

Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, Ötüken Yayınları, 200 Sayfa, 33. Basım, 2020.

Nil Karaibrahimgil’in Kelebeğin Hayat Sırları kitabını okuduğumda Peyami Safa’dan “En sevdiğim Türk yazar” diye bahsettiğini gördüm. Aklıma bu sene yazarın bir kitabını okuduğum ama yorumunu yazmadığım geldi. Daha fazla geciktirmemek için hemen yazmaya karar verdim.

Ben Peyami Safa’dan iki kitap okumuşum. Okumuşum diyorum çünkü Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu okuduğumu hatırlıyorum ama Fatih Harbiye kitabını okuduğumu asla hatırlamıyorum. Kitaba dair hiçbir şey de hatırlamıyorum. Fatih Harbiye dendiği zaman sadece dizisi geliyor aklıma ama defterime okudum diye not aldığıma göre okumuşumdur. Bazı okuyuculara bu unutkanlık inanılmaz gelebilir ama olayların üstünden 15-16 sene geçti. Sürekli kitap okuyunca bir süre sonra neyi okumuştun neyi okumamıştın karışabiliyor. Bu yüzden artık okuduğum her kitabı not alıyorum.

Kitabın başkarakteri bir yazar. Onun bir kadınla tanışmasını ve evlenmeye karar vermesini okuyoruz. Bu aşamada karakterlerimiz bazı tereddütler yaşarken yazarın geçmiş hayatından bir kadın daha giriyor kitaba. Böylelikle ruhsal, psikolojik ve hayatla ilgili tahliller, kararsızlıklar, çatışmalar başlıyor.

Kitap iki bölüm gibi düşünülebilir. Ben ilk bölümünü daha çok sevdim ve o şekilde devam etmesini isterdim. Vildan karakteri romana girdikten sonra kitap benim için durağanlaştı ve yer yer bunaltıcı oldu. Çok güzel cümleler okudum, çok doğru dediğim tespitler vardı ama kitaptaki kasvet bana fazla geldi. Tabii ben karakter olarak fazla rahat ve hayatı boyunca karar verme konusunda zorlanmamış biri olduğum için karakterlerle yeteri kadar empati yapamamış olabilirim 😊

Kitapta yazarın yazdığı kitaptan bazı bölümler de yer alıyordu. Bu şekilde kitap içinde kitap olmasını sevdim.

Peyami Safa’nın kalemini sevdiğimi hatırladım. Yazarı okumaya neden bu kadar ara verdim bilmiyorum ama başka bir kitabını okumak için on beş sene beklemeyeceğimi biliyorum.

Yazarla ilk kez tanışacaklar için uygun bir tercih değil ama yazarın külliyatını okumak isteyenler kaçırmasın. İlk kez okuyacaklara Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu öneririm. 2014 yılında yazdığım Dokuzuncu Hariciye Koğuşu yazımı buradan okuyabilirsiniz.

Siz bu kitabı okudunuz mu? Beğendiniz mi? Okumak ister misiniz? Peyami Safa’nın kitaplarını sever misiniz? En sevdiğiniz kitabı hangisi? En sevdiğiniz Türk yazar kim? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Ben, okuduğum kitabın kahramanını sevmek isterim; onları dostum farz ediyorum. Hep kendileriyle beraber yaşıyorum ve yanımdan ayrılmalarını istemiyorum. Onun için bir kitabın kahramanını… Hatta pek çok sevmeliyim. Senelerce aynı kitabı tekrar tekrar okuduğum vardır. Öyle bir kitap arıyorum ki bütün hayatımda bıkmadan hep onu okuyayım.

2. Bence kitap demek bir defa okumak için yazılan şey değildir. Bazı tanıdıklarım haftada üç dört tane okuyorlar. Onlara hayret ediyorum. Kitap… Nasıl diyeyim… İçinde yaşadığımız ev gibi olmalı, vatan gibi olmalı, ona alışmalıyız, bağlanmalıyız, köşesini bucağını gayet iyi tanımalıyız, her noktasına hatıralarımız karışmalı. Değil mi? Bir musiki parçası gibi… Her vakit başka başka eserler okuyanlar, iki üç günde bir dostlarını, evlerini, vatanlarını değiştiren insanlara benzemezler mi? Belki bunun için her yerde pek çok kitap çıkıyor fakat iyileri ne kazar az.

3. Hepimiz günün bir kısmında, yani uyurken deliriyoruz ve belki de aklın çemberinden, sıkıntısından kurtulan ruhumuz böylelikle dinleniyor. Biz rüyalarımızda çıldırıyoruz, deliler uyanıkken rüya görüyorlar.

4. Güvenme bana, güvenme. Sana bir vazife fikriyle bağlanamam. Hislerime gelince, onlara güvenilmez. Fakat dikkat et ki gene en güvenilecek insan, bunu söyleyebilendir.

5. Aslında her şey ne kadar sadedir ve zekâmız kendine yem bulmak için neler icat eder?

6. Alakalarımızın yüz bin şekline isim bulamıyoruz ve “Sevmek” deyip çıkıyoruz. Onun için ne kadar suistimale uğruyor bu kelime.

7. Öyle anlarınız olabilir ki adam öldürebilirsiniz.

8. Bundan başka her gün azar azar birini öldürdüğümüz de muhakkaktır ve bu “biri” en sevdiğiniz insandır.

9. Mümkün olduğu kadar az vakası olan kitap ve hayat istiyorum.

10. Hiçbir hareketimin gayesinden tam bir saadet beklemiyordum. Hayattan aldığımız her zevki ona eşit bir ıstırapla ödediğimizi bildiğim için hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum. Bunun ikisi de imkânsızdır.

11. İnsan, çektiği ıstırap nispetinde zevk duyar. Ne kadar acıkırsa yemekten, ne kadar yorulursa dinlenmekten, ne kadar ararsa bulmaktan o derece zevk alır. İhtiyaç ve ıstırapla başarı ve saadet arasındaki bu matematiksel uygunluk bütün insanlar arasında tam ve ezeli bir denklik temin etmiştir.

12. Hepimiz kahkahalarımızı gözyaşlarımızla ödüyoruz.

13. Şüphesiz mide, kâinatın merkezidir. Beyinden ziyade o düşünüyor ve bizi idare ediyor. Bütün aşklarımın ve nefretlerimin, bütün ihtiraslarımın mideme bağlı olduğuna ekseriya dikkat ettim.

14. Bir insanı tamamıyla tanımak için bazen asırlar bile yetişmez; kâfi derecede tanımak için bazen bir an bile yetişir.

15. Ben de herkes kadar yalnızlıktan ürkerim fakat evlenmek insanı bundan kurtarıyor mu? Bazen kalabalıkların ortasında, tek başına kaldığımız vakitlerdekinden fazla yalnız değil miyiz? Öyle zamanlarda kendimizle bile baş başa kalamıyoruz ve bunu yapabilmek için dağ başları arıyoruz.

16. Yalnız kalmak korkusu kadar zevki de bir hakikattir ve zaman zaman ikisinin de üzerimde aynı derecede büyük birer faktör olduklarını bilirim.

17. Yalnız kalmamak için evleniyoruz fakat evlendikten sonra daha ziyade yalnız kalıyoruz.

16 yorum:

  1. Okudugun kitaplari 1000 kitap uygulamaainda tutabilirsin canim ben hem orada tutuyorum hem de ayrica defterime yazıyorum:)
    Bu kitabu okumamisim.2022 de okuyayim ben de

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SevKoz,
      1000 Kitap'ı beş senedir kullanıyorum. Eskiden okuduğum kitapları da kaydettim. En çok kullandığım sitelerden biri. Bu yüzden son yıllarda okuduklarımı hiç karıştırmıyorum :-)

      Sil
  2. Günaydın. 😊 Kendimde bir şey fark ettim, paylaşımlarını okuyorum ama yorum yazmamışım, sanırım içimden söyleyince yazmış olduğumu mu düşündüm 🙈😒 bilemedim.
    Bu sene ben de fark ettim ki çok az Türk Edebiyatı okuyorum. "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ve "Bir TEREDDÜDÜN romanı" mi okudum. Anlatım dilini sevdiğim bir yazar. Ve çok haklısın çok kitap okuyunca, seneler evvel okuduğumuz kitabı bazen hatırlamak zor oluyor. Olsun okumak güzel :)
    Bu kitaba gelirsek kesinlikle başlangıç kitabı olmamalı, alt satırları fazla olan bir kitap.
    Selamlar sevgiler canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günlük Bloğu,
      Evet, seni bir süredir bloğumda göremiyordum :-) Büyük ihtimalle İnstagram'dan paylaşınca yazılarımı okuyorsun, yorum yapmak aklına gelmiyor. Bana da oluyor bazen. Bu yüzden blog yazılarını biriktirip bilgisayardan okuyorum ve söyleyecek bir şeyim varsa yorum yazıyorum.

      Sil
  3. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' nu lisede okumuştum ama şu an hiçbir şey hatırlamıyorum. Bu kitabı merak ettim, alıntılar ilgi çekici görünüyor.
    En sevdiğim yazar kim onu bile bilmiyorum. Kafamda belli bir isim yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. duygu emanet,
      En'li sorulara cevap vermek çok zor. Bana en sevdiğim yazar sorulsa aklıma ondan fazla isim gelir :-)

      Sil
  4. Bu kitabını okumadım ama şahane bir yazar gerçekten Şule’cim, Yalnızlık kitabını tavsiye ederim, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eren,
      okuma listemde Eren. Mutlaka okuyacağım. Önerin için teşekkürler.

      Sil
  5. Nedense hiç Peyami Safa okumadım, kitaplarının isimleri mi beni çekmedi bilmiyorum. Pek övüldüğüne de rastlamamıştım sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ışınonur,
      bir Reşat Nuri, bir Sabahattin Ali kadar okunmuyor ama seveni de çok. Bana şu an biraz kasvetli geldi. Diğer kitaplarını okuyunca daha doğru bir yorumda bulunabilirim.

      Sil
  6. Peyami Sefa'nın daha fazla kitabını okumak istiyorum, çok güzel yazıyor.

    Harflerin düzelmiş çok şükür.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan,
      senin önerini dinledim, yazı tipini değiştirdim. Teşekkürler :-)

      Sil
  7. Ortaokulda başarısız olup arkadaşlarım önünde azar yediğim bir dönem proje ödevi yüzünden Peyami Safa'dan hep uzak kaldım :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. adamkarga,
      Üzüldüm :-( Biz de üniversitede Matmazel Noralya'nın Koltuğu ile ilgili ödev yapmıştık. Öğretmenler yazarı seviyor anlaşılan :-)

      Sil
  8. Peyami Safa kitabı okumadım hiç, yazından sonra bakacağım mutlaka:) Okuduğum kitapları deftere not alıyorum. bir yandan da bloğa yazdığım için pek unutmuyorum:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kitapkesfi,
      ben bloğu açtığım günden beri okuduğum ve izlediğim her şeyi not alıyorum ama blogdan öncesi bazı kayıplarım var. En azından bu zamandan sonra eksiğim olmaz çünkü internete kaydediyorum.

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...