Evet, saat 12'yi geçtiyse ve pazar gününe girmişsek Pazar 6'lısı yazısını yayınlamak için daha fazla beklememe gerek yok demektir :-) Sevgili Esseve Rin şubat ayının kategorilerini açıkladı. Eğer
siz de bize katılmak isterseniz bu listeye göre yazılarınızı yazabilirsiniz. Ne
kadar çok olursak o kadar zevkli olur. Hadi gelin J
ROBİN SHARMA – FERRARİ’SİNİ
SATAN BİLGE
Bu kitap ben
üniversitedeyken bütün dünyayı kasıp kavuruyordu. En çok satanlar listesinin
başındaydı ve herkesin elindeydi. Üniversitede tiyatro hocam doğum günümde bana
bu kitabı hediye etmişti. Bu yüzden benim için özel olsa da kitabı hiç sevmemiştim.
Hatta zorla bitirmiştim. Ben zaten kişisel gelişim kitabı sevmem. Bu yüzden
bana hitap etmedi ama en yakın arkadaşlarımdan biri bu kitaba bayılmıştı. Siz Ferrari’sini
Satan Bilge’yi okudunuz mu? Okuduysanız lütfen yorumunuzu yazın. Çoğunluk ne düşünüyor
merak ediyorum.
KAHRAMAN TAZEOĞLU –
BUKRE
6. sınıf
öğrencim bu kitabın çok güzel olduğunu söyleyerek okumamı istedi. Okuduğum ilk Kahraman
Tazeoğlu kitabıydı. Kitabı o kadar sevmedim ki yazarın başka bir kitabını
okumayı düşünmüyorum. Facebook’ta ergenlerin ve ruhu ergen olanların paylaştığı
atarlı giderli sözleri bilirsiniz. Adam bunları toplayıp kitap yapmış. Kitapta normal
bir muhabbet yok. Kendimi zorlayarak bitirmiştim. Kitapla ilgili ayrıntılı
yorumumu buradan okuyabilirsiniz.
ENDER HALUK DERİNCE –
MENEKŞE KOKULU HİKÂYELER
Bu kitabı da
7. Sınıf öğrencilerimden biri “Çok güzel, iki hikâyede ağladım. Hocam mutlaka
okuyun.” dediği için okumuştum. Sonuç hayal kırıklığı. Artık öğrencilerimden
kitap önerisi almaktan vazgeçmeliyim sanırım J Aslında ben bu tarz kitapları severim.
Zamanında Tavuk Suyuna Çorba kitaplarını severek okumuştum ama bu kitapta
sevmediğim şey internet ortamında okuduğumuz, bildiğimiz öyküleri toplaması. En
uzun öykü 3 sayfa sürüyor ve 50. Sayfaya kadar yeni öğrendiğim hiçbir öykü
yoktu. Bu da kitabı okurken sıkılmama neden oldu. Ben beğenmedim ama bu seri
çok meşhur. Blogumda bir sene önce yazdığım kitap yorumu hâlâ düzenli olarak
görüntüleniyor. Kitap hakkındaki ayrıntılı yorumumu buradan okuyabilirsiniz.
SARAH JİO – MART MENEKŞELERİ
Geçen sene
ülkemizde Sarah Jio fırtınası esti. O fırtına hâlâ devam ediyor. Türkiye’de en
çok okunan yabancı yazarlardan biri olan Sarah Jio’nun geçen sene iki kitabını
okudum: Böğürtlen Kışı ve Mart Menekşeleri. Böğürtlen Kışı gene fena değildi
ama Mart Menekşeleri’ni hiç sevmedim. Bu yüzden yazarın başka bir kitabını
okumayı düşünmüyorum. Bu iki kitabı yazdığım yazımı buradan okuyabilirsiniz.
GARY SMALL / GİGİ
VORGAN – BİR PSİKİYATRİSTİN GİZLİ DEFTERİ
Kitabın ismi
ilgi çekici, buna bir de kapaktaki “En sıra dışı vakalar” yazısı eklenince ben
hayatımda duymadığım vakaları duyacağım, şoke olacağım diye düşünerek kitaba
başladım ama kitapta çok sıradan ve sıkıcı vakalar okudum. Sonuçta ben 8 sezon
House izlemiş insanım J Kötü bir kitap değil ama ben daha ilginç bir kitap
bekliyordum. Kitapla ilgili ayrıntılı yorumumu buradan okuyabilirsiniz.
TUNA KİREMİTÇİ – GİT KENDİNİ
ÇOK SEVDİRMEDEN
Bu kitap da
ben lisedeyken çok meşhurdu. Hem bu popülarite hem de kitabın isminin güzelliği
beni kitabı okumaya itti ama maalesef kitabı beğenmedim. Tuna Kiremitçi bana
hitap eden bir yazar değil. Kitapla ilgili ayrıntılı yorumumu buradan okuyabilirsiniz.
Listeme bakıyorum
da hepsi çok okunan ve genel olarak beğenilen kitaplar. Sanırım bir kitap çok
satınca ve insanlardan övgülerini duyunca beklenti yükseliyor. Bu yüzden
o kitabı beğenmesi daha zor oluyor. Bu kitapları hiç duymadan okusaydım belki
de bu kadar eleştirmezdim. Sevdiğim kitapları arkadaşlarıma önerirken çok
beğenmiş olsam bile fazla övmüyorum. Aynı şekilde onların beklentisi de
yükselir ve kitabı beğenmezler diye düşünüyorum. Eğer kitapları sıfır
beklentiyle okursak daha memnun kalırız bence.
Çok övgüyle okunan kitaplarda öyle oluyor genelde. Ben Ruhi Mücerret'i mutlaka oku diye bir çok tavsiye üzerine okudum ve umduğumu bulamadım .Kendim keşfetseydim belki daha farklı olurdu bilmiyorum fakat ilk 140 sayfayı bırakma isteğiyle okudum.Çok durağandı ve bunalttı beni sonralarda konu iyice aksiyonlu oldu.Güzeldi ama hayal kırıklığına uğradım
YanıtlaSilNeşeli Kitap Vagonu, hadi ya. Ben Ruhi Mücerret'i çok sevmiştim ama dediğin doğru. Artık arkadaşlarıma kitap tavsiye ederken çok övmüyorum. Beklentisi yükselince kitabı beğenmiyor. Bunu okuyabilirsin deyip başka bir şey demiyorum :-)
SilSarah jioyu severim ben. Böğürtlen kışında aglamistim. Kitap bir zevk isi. Herkes farklı şeylerden hoşlanıyor. Çok popüler bir kitabı bazen bir başkası sevmeyebikir
YanıtlaSilsevdicann, aynen öyle :-)
SilBir Psikiyatristin Gizli Defteri'ne tam şaşıracaktım ama umduğumu bulamadım demişsin aklıma Kurucunun Kızı geldi :D :D :D Yahu bi sevemedim o kitabı ben! :D Çok beklentiyle başlayınca cidden insanda hayal kırıklığı olabiliyor bazen.
YanıtlaSilDilek Dilek, Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kötü bir kitap değildi ama hayal ettiğim kadar ilginç değildi. O kitaptan beklentim büyüktü, bu yüzden sevemedim. Kitabın kapağına "En sıradışı vakalar" yazıyorsan bunun hakkını vermelisin :-)
Silİyiki epub kitaplar var, bu şekilde ücretsiz kitabı okuyup beni cezbetmiyorsa basılı halini hiç almıyorum. Bütün merak ettiğim eserler olmasa bile hayal kırıklığının acı damak tadını ("bari boşuna buna para vermedim") almıyorum.
YanıtlaSilGamze S, çok mantıklı aslında. Bende de Kinddle var ama henüz kullanmadım. elimde okunmayı bekleyen çok kitap var. Onları bitirince dediğin gibi yapayım. Böylece boş yere para harcamamış olurum :-)
SilBukre hakkında dediklerinize tamamen katılıyorum.Kahraman Tazeoğlu'nun okuduğum ilk kitabıydı ve sonda oldu.Bukre'den sonra elim diğer kitaplara gitmedi.Anlatımı çok basit bir kitaptı ve Türk filmlerinin yazıya dökülmüş hali gibiydi.Kitabın en başındayken sonunun nasıl olacağı tahmin edilebiliyordu :(
YanıtlaSilceyda DIY, yorumunuza tamamen katılıyorum. Kahraman Tazeoğlu'nu gençler daha çok seviyor. Onu okuyacak yaşı geçtim ben :-)
SilSarah Jio hep eski ve yeni karışık şekilde olay örgüsü kurar.
YanıtlaSilBen tarzını seviyorum.
Son kamelya adlı kitabı en sevdiğim. Mart menekşeleride ilk okuyup sevdiğim kitabı:)
le yan, Sarah Jio'nun kitapları kötü değil ama hep aynı tarz olduğu için bir yerden sonra sıkıyor. Mart Menekşeleri'ni sevmememin nedeni baş kadın karakterden nefret etmiş olmam. Eğer kitabı yazdığım yazıyı okursan ayrıntılı olarak anlatmıştım bu durumu. Kitaptaki karakteri sevmeyince kitabı da sevemedim :-((
SilFerrarisini Satan Bilge'yi ben de pek beğenmemiştim Şule.
YanıtlaSilAile Bilgeliği bu yazarın daha az ünlü ama ilkine göre daha iyi bulduğum bir kitabı.
Sarah Jio sadece Gündüzsefası'nı okudum ve benim de kanaatim seninki gibi. Yani başka bir kitabını okumayı düşünmüyorum açıkcası...
Kahve Yanı, Sarah Jio'nun bütün kitapları aynı tarzda zaten. Birini okuyunca hepsini okumuş sayılırdın. Başka kitaplar keşfetmeliyiz :-)
SilFerrarisini satan bilgeyi bende hiç sevemedim. Bukre bence tam bir felaket diğerlerinin bir kısmı e-kitap olarak var temkinli yaklaşıyorum :)
YanıtlaSilAslıhan T. aslında kitapları e-kitap olarak okuyup beğendiklerini satın almak daha mantıklı. Yoksa parana acıyorsun. Neyse ki ben bu listedeki kitapların sadece birini satın almıştım. Diğerleri hediye, kütüphaneden ya da bir arkadaşımdan alıp okuduğum kitaplar.
SilBir Psikiyatristin Gizli Defteri ve Ferrasini Satan Bilge'yi okumuştum. Ferrarisini Satan Bilge'yi ben de pek beğenmemiştim ama diğerini beğendiğimi söylemeliyim. Bu konulara ilgi duyduğum için olabilir tabii :) Sarah Jio'yu artık bir kalıp üzerinden yazdığı için okumuyorum. Kahraman Tazeoğlu'nu ise beğenmeyen çok arkadaşım var o yüzden hiç elime almadım. Teşekkürler paylaşım için :)
YanıtlaSilHer Şeyden Konuşmalı, yorumun için ben teşekkür ederim. Kahraman Tazeoğlu'nu daha çok genç kitle seviyor. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kötü bir kitap değildi ama hayal ettiğim kadar ilginç değildi. O kitaptan beklentim büyüktü, bu yüzden sevemedim. Sarah Jio da dediğin gibi hep aynı tarzda yazıyor. İki kitabını okudum, bana yeter.
Silbir psikiyatrın gizli defteri konusunda katılıyorum. şahsen oldukça fazla, gizem, psikolojik, gerilim/gizem, türevi kitap ve diziler izleyince (castle, bones, haouse vs.) ve dahası karakterle birlikte çözemeye çalışınca. (bilmem sen de yapıyormusundur Şule, fakat benim çok hoşuma gider izlerken tahmin yürütmek) bir sürenin ardından insan eline aldığı bir kitaptan, yada izlediği başka bir yazıdan çıtayı yükseltiyor daha farklı sıra dışı olaylar görmek istiyor. mart menekşeleri, ile menekşe kokulu hikayeler yine bir vakitler okuduklarım arasındaydı (yaşasın Riv'in teyzesinin kütüphanesi!) fakat geri kalanını okuduğumu söyleyemeyeceğim. hatta isimlerini ilk defa işitiyorum. Şubat kategorilerini dün gördüm, Rin-chan gerçekten güzel kategoriler öne sürmüş. :)
YanıtlaSilRiver, sen de katılsana Pazar 6'lılarına. Bütün yazıları okuyorsun, biz de senin listeni okumak istiyoruz :-)
SilListedeki hiçbir kitabı okumadım :D Ama söylediklerinize katılıyorum bence de beklentiyi düşük tutup okunduğunda kitap daha çok zevk verebilir. Yine de ben pek beceremiyorum, çok istiyorsam okumayı beklentim de çok yüksek oluyor, sonra üzülen ben oluyorum, nadir olarak başıma gelse de.. :D Hayal kırıklığına uğratan kitap denilince aklıma gelen ilk kitap : Kağıttan Kentler. Öyle ki kitabı bitirememiştim. John Green'le aram iyi değil, karakterlerinin birbirini tekrarladığını düşünüyorum ve bu pek hoşuma gitmiyor :/
YanıtlaSilGözde Türker, her yazar her okuyucuya hitap etmiyor. Hiç John Green kitabı okumadım ama ben de artık Kahraman Tazeoğlu ve tuna Kiremitçi kitabı okumayı düşünmüyorum. Kitapları benim zevkime uymadı.
SilKüçükken dayıma her gidişimde kitaplığının önüne çöker teker teker her kitabı az da olsa okurdum. Ferrarisini Satan Bilge ve Tavuk Suyuna Çorba o okuduğum kitaplardandı. Ferrarisini Satan Bilgeyi bitirememiştim ama Tavuk Suyuna Çorbayı çok severek okumuştum. O zamanlar serinin hepsini almak istiyordum ama unutup gitmişim. Yazından Tavuk Suyuna Çorbayı görünce aklıma geldi :>>
YanıtlaSilesseve rin, Tavuk Suyuna Çorba ben küçükken çok popülerdi. Birkaç kitabını alıp okumuştum. O zamanlar ben de ileride param olunca hepsini alacağım diye hayaller kuruyordum ama zamanla unutttum gitti :-)
Silben bu kitaplarin hocbirini okumadim :) ama hayal kirikligi yaratan kitap deyince de aklima hic kitap gelmedi nedense. sonra gidip kitapligima bakayim dedim ve tek bulabildigim atuan mezarlari oldu. onu da yerdeniz buyucusu'nun hemen arkasindan okuyup, icinde bekledigimi bulamadigimdan. ama yine de guzel bir kitapti tek basina aslinda :)
YanıtlaSilNail Art in Wonderland, ne güzel kitaplar seni hiç hayal kırıklığına uğratmamış :-)
SilÜzülerek yazıyorum ama ahmet ümit in son kitabını okuyamadim.. annem bile farketti sen bu kitabı sevmedin mi simdiye bitirmis olman lazimdi diyo.. benim tarzım değildi diyelim yoksa mutlaka okuyup sevenler vardır.. bir de ölü gömme törenleri diye bi kitap almıştı esim.. kendisi okuyamadı, ben deneyeyim dedim olmadı, en son deniz e verdik elimizdeki kitapları rahat bıraksın onunla oynasın diye ama o da yüzüne bakmadı :)
Silaronpera, Ahmet Ümit'in son kitabı diğer kitaplarından farklıymış. Ben henüz okumadım ama sever miyim sevmez miyim bilmiyorum. Eskiden hiçbir kitabı yarım bırakmaz kendimi zorlayarak okurdum ama artık okumuyorum. Okunacak o kadar kitap varken sevmediğimiz kitaplarla vakit kaybetmemeliyiz.
SilBir psikiyatristin gizli defteri uzun zamandır okunacaklar listemde beklemekte...
YanıtlaSilŞimdi sende görünce hah dedim beklemekte haklıymışım :))
Neyse çok şey beklemeden zamanı gelince okuyum bari...
Yorumuna sağlık
Oytunla Hayat, Bir Psikiyatristin Gizli Defteri insanı sıkmıyor, kolayca okursun. Sadece okurken çok şaşırmıyorsun o kadar :-)
Sil