oscarlı filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oscarlı filmler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2022 Çarşamba

Oscar Adaylarını Yorumluyorum

Sevgili Şebnem’in öncülüğünde Oscar adayı filmleri izleyip yorumlayacak ve ödüller açıklanmadan favorilerimizi yazacaktık. Kendisi ana kategorilerdeki bütün filmleri izledi ve favorilerini yazdı. Buradan okuyabilirsiniz.

Ben aday filmlerden sadece dört tanesini izledim. Geçen sene üç film izlemiştim. Bu şekilde devam edersem on sene sonra bütün filmleri izlemeyi başarabilirim sanırım 😊 İzlediklerimin hepsini kısa kısa yorumlayacağım.

20 Ocak 2022 Perşembe

2021’de İzlediğim 10 Filmi Yorumladım

Herkese merhaba. Geçen sene izlediğim filmlerin neredeyse yarısını bloğuma yazamadım. Kısa kısa da olsa söyleyecek bir şeyimin olduğu filmleri bloğuma yazmak istiyorum. Böylece size fikir verebilirim, ben de yıllar sonra bloğuma baktığımda bu filmler hakkında ne düşünmüşüm görebilirim. Hazırsanız başlayalım.

4 Temmuz 2021 Pazar

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum 😍 👍

Herkese merhaba. Bloğuma film yorumu yazmayalı iki ayı geçmiş. Halbuki bu sürede o kadar güzel filmler izledim ki. Bunları mutlaka yazmalıyım dedim. İçlerinden en azından birkaçını sizin de beğeneceğinize eminim. Farklı türden filmleri yazmaya dikkat ettim. Herkesin kendine göre bir şey bulabileceği bir film listesi oldu.

Temmuz ayıyla beraber Adana sıcakları iyice kendini belli etti. Ben yazın asla kitap okuyamıyorum. Birkaç sayfa okuduğum anda hemen mayışmaya başlıyorum ve uykum geliyor. Bu yüzden eylüle kadar film ve dizi izlemeyle zaman geçireceğim. Eğer sizin de bana önerebileceğiniz dizi ve filmler varsa yorumlara yazmayı unutmayın. Ben izlediklerimi toplu olarak bloğuma yazacağım.

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum

SULLY

Gerçek bir olaydan sinemaya uyarlanan filmde Tom Hanks başrolde. Son iki yıldır Tom Hanks’i ne kadar sevdiğimi fark etmemle geçti. Bu yüzden oyuncunun izlemediğim filmlerini izlemeye çalışıyorum. Bu filmi Netflix’te görünce hemen başladım. Uçağın motorları yanınca pilot Sully, uçağı nehre indirir. Bu olayı haberlerden hatırlayanlarınız vardır. 2009 yılında olmuş. Film, uçağın nehre inişini ve sonrasında gelişen olayları anlatıyor. Bir an bile sıkılmadan hatta uçağın inme sahnelerinde nefesinizi tutarak izleyeceğiniz bir film. Tom Hanks’in oyunculuğuna ve gerçek pilotun soğukkanlılığa hayran olacaksınız. O kısacık sürede hiç heyecanlanmadan yapılması gerekenleri yapabilmesi inanılmaz.

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum

BOURNE'UN MİRASI

Bourne serisinin dördüncü filmi. Seri beş filmden oluşuyor ve Matt Damon’ın oynamadığı tek film bu. Onun yerine başrolde Jeremy Renner var. Tabii yanında başka ünlü oyuncular da var. Jason Bourne serisine hayran olanlar bu filmi sevmeyebilir ama ben sevdim. Seriye özel bir hayranlığım yok. Yıllar önce izlediğim için detaylarını da hatırlamıyorum. Bu filmi bir aksiyon filmi olarak izledim ve sevdim. Son zamanlarda en büyük sorunum izlediğim filmlerden sıkılmak. Dizilerin kısa süresine alışınca film izlemek zahmetli geliyor. Ya ileri sararak izliyorum ya da hızlandırarak. Bu filmde ikisini de yapmadım ve baştan sona izledim. Benim için bu, başarıdır. Tabii eksikleri de yok değil. Çok sevdiğim Edward Norton’un filmde yeterince kullanılamaması, başroldeki oyuncuyu itici bulmam (Bu tamamen kişisel fikrim), beklentinin çok yükseltildiği kötü adamın hayal kırıklığı yaratması vb. konular çözülseymiş daha güzel bir film olabilirmiş.

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum

BLADE RUNNER 2049

Listedeki iki Ryan Gosling filminden biri bu. Ben ilk Blade Runner filmini yıllar önce izlemiştim. Filmle ilgili nerdeyse hiçbir şey hatırlamıyorum ama sevmediğimi biliyorum. Beğenmemiştim ve işin kötüsü anlamamıştım da. Sonunda ne oldu diye kafa yorduğumu hatırlıyorum. Devam filminden önce ilk filmi bir daha izlesem mi diye düşündüm ama içimden gelmedi açıkçası. Ben de direkt bu filmi açtım. İzlerken zorlanmadım çünkü gerekli yerlerde geriye dönüş ya da açıklama yapıyorlardı. Distopya türünü pek sevmem ama bu filmi sevdim. Uzun süresine rağmen bir an bile sıkılmadım. Senaryosu çok başarılıydı. Sonu, devamı gelebilecek şekilde bitti. Umarım gelir. Ayrıca Ryan Gosling mimiksiz robot rolünde çok başarılıydı J

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum

UYANIŞLAR

Robert De Niro ve Robin Williams’lı kadrosuna rağmen bu film pek bilinmiyor. İzlemeyenler, gözden kaçıranlar için yazmak istedim. Listede gerçek hayattan uyarlama olan üç filmden biri. İnsana bir yandan umut veren, bir yandan hayatı sorgulatan ve ne kadar küçük şeylere can sıktığımızı hatırlatan bir film. Sadece Robert De Niro’nun oyunculuğu için bile izlenmeli.

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum

İYİ ADAMLAR

“Underrated” ne demek biliyor musunuz? Türkçesi “Gerçek değerini bulamamış” demek. İşte bu film tam da bu kavramı karşılıyor. Filmi öneri üzerine izledim ama açıkçası çok beklentim yoktu ama çok beğendim. Aksiyon-polisiye türündeki bu dönem filmi aynı zamanda çok komik. Birçok yerde kahkaha attım. Özellikle daha ciddi rollerle tanınan Ryan Gosling’in komedi performansı inanılmaz. Film boyunca keşke daha çok bu tarz roller oynasa dedim. Bu film neden patlamamış ve herkesin bildiği bir filme dönüşmemiş bilmiyorum ama bundan sonra herkese önermek benim boynumun borcu. İzleyin, izlettirin.

NOT: Filmde +18 sahneler olduğu için ailecek izlemeniz önerilmez.

Bu Filmlerin Hepsini Şiddetle Öneriyorum

SAHTEKÂR

Hani bir film izlersiniz ve filmdeki olaylar inanılmaz gelir. Sonra bu filmde anlatılan olayların gerçekten yaşandığını öğrenir ve şoke olursunuz. İşte Sahtekâr öyle bir film. Filmin heyecanını kaçırmamak için konusunu anlatmayacağım ama herkese tavsiye edebilirim. Özellikle çocuk sahibi olanlar filmden daha çok etkilenecektir. Angelina Jolie’nin performansı da çok başarılı ama sanki bu film için fazla güzel kaçmış. Daha sıradan bir tipi olan bir oyuncu seçilmesini isterdim.

Not 2: Bütün görseller IMDB sayfasından alınmıştır.  

Bu listeden izlediğiniz film var mı? İzlemek istediğiniz? Çok beğendiğiniz ya da o kadar iyi değildi dediğiniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere. 

5 Mayıs 2021 Çarşamba

Şubat Ayında İzlediğim Filmler

Not: Filmler beğeni sırama göre sıralanmıştır. İlk film en beğendiğim, son film en az beğendiğim filmdir.

Not 2: Bütün görseller IMDB sayfasından alınmıştır.  

Şubat Ayında İzlediğim Filmler

AYLA

Bütün Türkiye’nin izlediği filmi ben bu sene izledim. Başroldeki kızın tatlılığına bayıldım. Dönem filmi olarak başarılı bir filmdi. Türk sinemasında bu tarz filmler görmek istiyorum. Anlatabileceğimiz o kadar güzel hikâyelerimiz var ki. 

Süleyman Astsubay’ın hikâyesini bilmeden bu filmi izlesek inandırıcı gelmez belki. Ne kadar abartmışlar deriz ama bunlar gerçekten yaşanmış. Her zaman derim, kaderin yaratıcılığı hiçbir senaristte yok. Filmde, dizide, kitapta “Yok artık bu kadar olmaz. Ne kadar uçmuşlar.” dediğimiz olaylar, hatta daha fazlası bazı insanların başına geliyor.

Filmi beğendim ama filmde en çok etkilendiğim yer gerçek Süleyman Astsubay ve Ayla’nın karşılaşma anıydı. Orada ağladım işte. Nasıl bir sevgi, nasıl bir özlem bu kadar uzun sürer? Ankara Marşı’nı söyleyen Koreliler de duygulandırdı beni. Tarihimizin önemli bir bölümünü anlatan bu film, eğer hâlâ izlemediysen öneri listemde.

22 Nisan 2021 Perşembe

Ocak Ayında İzlediğim Filmler

Not: Filmler beğeni sırama göre sıralanmıştır. İlk film en beğendiğim, son film en az beğendiğim filmdir.

Ocak Ayında İzlediğim Filmler
Afiş çok iyi değil mi? 

                                                                                  ISTAKOZ

Bu filmi sevgili Gül’ün listesinde görmüştüm. Gül “2020’de İzlediğim En İyi 10 Film” diye bir liste yapmıştı. Ben o listedeki filmlerin sekizini izlemişim. Hepsi de beğendiğim filmlerdi. Hemen tümevarım yöntemiyle listede izlemediğim diğer filmleri de seveceğimi düşündüm ve not aldım. O filmlerden biri Istakoz’du. Film hakkında hiçbir şey bilmeden izlemeye başladım. Çok ilginç bir filmdi. Çok farklı bir dünyada geçiyordu. Her an farklı bir detay öğrenip şaşırıyordum. Bütün bu farklılıklar inandırıcı bir şekilde anlatılıyordu. Bu film berbat ve komik olabilecek bir senaryoya sahip ama bunun yerine gayet etkileyici bir iş olmuş. Sanırım bunda en büyük pay yönetmene ait. Bundan sonra diğer filmlerini de takip edeceğim. Farklı bir film izlemek isterseniz tavsiye ederim.

Ocak Ayında İzlediğim Filmler

FORGOTTEN

Gül’ün listesindeki diğer izlemediğim film de buydu. Benim Uzak Doğu sinemasıyla pek aram yoktur. İzlediğim filmler en fazla on tanedir. Onlar da en popüler, en bilinen filmler. Bu filmi Gül önermeseydi asla izlemezdim. İyi ki onun tavsiyesini dinlemişim diyorum.

Film çok heyecanlı başladı. Aslında filmi üç bölümde inceleyebiliriz. İlk bölüm gizem ve heyecan, ikinci bölüm olanları anladığımız yer, üçüncü bölüm bütün gerçekleri öğrendiğimiz ve düğümlerin çözüldüğü kısım. Ben en çok ilk bölümü sevdim. Sürekli bir gerginlik, neler oluyor hissi ve olaylar nereye bağlanacak merakına bayıldım. Hele bir karakol sahnesi var, tüylerim diken diken oldu. Burayı nasıl açıklayacaklar diye merak ettim. Açıkladılar ve bence olayları güzel bağlamışlar ama filmin sonunun drama bağlamasını sevmedim. Daha farklı bir son olsaydı ya da bu kadar dram ağırlıklı olmasaydı bu film efsane olabilirmiş. Şimdi bile çok iyi. Mutlaka izleyin. Başroldeki iki erkek oyuncunun performansı da çok iyiydi.

Ocak Ayında İzlediğim Filmler

TELEFON

Gül’ün önerdiği Forgotten’ı bu kadar beğenince bu sefer arkadaşım Gülsüm’ün önerdiği Telefon’u izledim J Bu film de çok iyiydi. Forgotten’da iki erkek başrol varken Telefon’da iki kadın başrol vardı. İkisi de iyi performanslar sergilemişler. Yine olaylar hiç beklemediğim bambaşka yerlere gitti. Uzak Doğu sinemasındaki bu sürpriz olaylarını, tahmin edilememe durumunu sevdim. Yalnız bu filmde birkaç mantık hatası vardı. Birkaç yerde de karakterin neden öyle davrandığını anlamadığım sahneler oldu. Mesela çenesini kapatsa hayatına aynen devam edecek olan karakterin bir cümleyle her şeyi mahvetmesi gibi. Bir de filmin sonunda gösterilen sahneyi beğenmedim. Tam film bitti derken kısa bir sahne daha gösterildi. Artık ikinci filme mi hazırlık yapıldı yoksa böyle de bitebilirdi mi denmek istendi bilmiyorum ama o kısmı sevmedim. Yine de herkese öneririm.

Ocak Ayında İzlediğim Filmler

AZİZLER

Dokuz Kere Leyla fiyaskosundan sonra bu filmden uzak durmam gerekirdi ama filmin yorumları bir nebze daha iyi olunca cesaretlendim. Zaten Dokuz Kere Leyla kadar kötü değildi ama çok iyi de değildi. Filmden aklımda kalan ve en çok güldüğüm sahneler çocuk oyuncu Caner’in olduğu sahnelerdi. İzlerken çok güldüm ama tabii gerçek hayatta öyle bir çocuktan koşarak kaçardım. O kadar olmasa da maalesef çevremizde Caner’e benzeyen çocuklar oluyor bazen. Bir de bu film bana Haluk Bilginer’in biraz yüzünü dinlendirmesi gerektiğini hissettirdi. Tamam, oyuncu canımız ciğerimiz ve çok başarılı bir isim. Ama tercihlerinde daha seçici olması gerektiğini düşünüyorum. Her sene bir ya da birkaç filmde oynamaktansa 2-3 yılda bir, bir filmde oynasın ama bu kaliteli bir film olsun. Ben böyle düşünüyorum.

Ocak Ayında İzlediğim Filmler

BEST OF STAND-UP 2020

Netflix’te yayınlanan stand up gösterilerinden kısa kısa bölümlerin alındığı bir gösteri. Komedyenlerin çok azını tanıyordum ve çok az yerde güldüm. Gösteriyi izlerken aklıma şu geldi. Ağlamak, üzülmek evrenseldir. Dünyadaki bütün insanlar neredeyse aynı şeylere üzülüp ağlayabilirler. Komedi, gülmek ise daha yerel. Ülkelerin espri anlayışları o kadar değişiyor ki. Bırak ülkeleri iki insan bile çok farklı şeylere gülüyorlar. Bu yüzden bu gösteri beni umduğum kadar güldürmedi.

Ocak Ayında İzlediğim Filmler

DOKUZ KERE LEYLA

Sosyal medyada bu film çıktığı ilk andan itibaren hep kötü eleştiriler aldı. Hiç beğenilmedi. Başka bir film olsa izlemeyi aklımın ucundan bile geçirmezdim ama oyuncu kadrosu beni cezbetti. Ben filmleri genellikle oyuncuları için izlerim. Eğer sevdiğim bir oyuncu oynuyorsa film kötü olsa bile çok üzülmem, en azından sevdiğim kişiyi izledim diye düşünürüm. Bu yüzden Dokuz Kere Leyla’yı da izledim. Gerçekten denildiği kadar kötüymüş. Filmleri yarım bırakmıyorum çünkü zaten 2-3 saat sürüyor, sonuna kadar izleyeyim diye düşünüyorum ama bu filmi atlaya atlaya izledim. Haluk Bilginer her bayıldığında ve dans edip şarkı söylediğinde başkası adına utanma duygusunu yaşadım. Hiç bulaşmayın derim.

28 Mayıs 2020 Perşembe

Film Meydan Okuması (9-18 Arası)


Herkese merhaba. geçmiş bayramınız kutlu olsun. Bu ay bloğumu film meydan okumasının yazıları başta olmak üzere çok güzel yazılarla donatacaktım ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Etkinliği düzenleyen blogger yazılarını geciktirdi (Utanan emoji) Mayısın bitmesine dört gün var. Bu dört günde etkinliğin bütün sorularını cevaplandıracağım. Bloglarınızı ziyaret edip cevaplarınızı okuyamadım ama bu hafta bunu da telafi etmek istiyorum. Kısacası bu hafta sık sık görüşeceğiz 😊
Çiçek Abbas

9. Repliklerini ezberlediğiniz bir film seçin.
Bir filmi nadiren tekrar izliyorum. Bu yüzden repliklerini ezberlediğim filmler genellikle televizyonda karşıma çıkan Türk filmleri. Kibar Feyzo başta olmak üzere Hababam Sınıfı, Şalvar Davası vb. Mesela Çiçek Abbas filmindeki bu sahneyi ezbere söylediğimde birçok kişi şaşırıyor 😜

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

10. En sevdiğiniz yönetmen kim?
Bu soruda sadece bir isim vermek bana haksızlık gibi geldi. Bu yüzden sevdiğim yönetmenlerin hepsini anmak istiyorum: Tarantino, David Fincher, Martin Scorsese, Guy Ritchie, Tim Burton ve Steven Spielberg.

Türklerden de Nuri Bilge Ceylan, Yılmaz Erdoğan ve Çağan Irmak’ı seviyorum.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

11. En sevdiğiniz sinema salonu hangisi?
Bu aralar evim. Uzun zaman boyunca da öyle kalacak gibi görünüyor. Malum salgın yüzünden sinemaya gidemiyoruz. Ondan önce de sinema salonların fahiş fiyat uygulamaları yüzünden çok az gitmeye başlamıştım. Bundan sonra sinemaya gitmem için önce salgının bitmesi sonra da çok çok ilgimi çeken bir filmin vizyona girmesi gerekiyor.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

Sule Uzundere Blog

12. En sevdiğiniz animasyon hangisi?
Buz Devri: Animasyon filmleri çok severim. Şanslıyım ki çok güzel animasyonlar yapılıyor. En sevdiğin diye sorulunca Buz Devri demek istedim. Seri artık bir klasik haline geldi. Aranızda hiç Buz Devri filmi izlememiş kimse yoktur değil mi?

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

13. En iyi kitap uyarlaması sizce hangisi?
Marslı: Biliyorsunuz bir kitabın hayranıysanız kitabın film uyarlaması asla sizi tatmin etmez. Bu yüzden tercihimi kitabını okumadığım bir uyarlamadan yana kullandım. Marslının kitabını okumadım ama filmini sinemada izlemiştim ve çok etkilenmiştim. Burada detaylı olarak anlatmıştım. Bloğumda yorumunu yazdığım ender filmlerden biridir. İnsanda izledikten sonra keşke bilim insanı olsaydım duygusu uyandırıyor.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

14. En sevdiğiniz film repliği hangisi?
“Düşünün çünkü henüz yasaklanmadı.” Schindler’in Listesi

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

15. En sevdiğiniz bilim kurgu filmi hangisi?
Sorulara beş yıl önce verdiğim cevaplardan farklı cevaplar vermeye çalışıyorum ama bu soruda cevabım değişmeyecek: Star Wars. Sebebini öğrenmek isterseniz beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

16. Bu sene, şimdiye kadar, izlediğiniz en iyi film hangisi?
Marriage Story: bu filmi çok sevdim. Çok gerçekçi, çok insani. Diyalogları da çok başarılıydı. Aynı şekilde oyunculuklar da. Evli olan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir film.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

17. Geçen sene izlediğiniz en iyi film hangisiydi?
Geçen sene izlediğim filmler arasında en beğendiğim 10 filmi bloğumda yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz. İçlerinden birini söylemem gerekirse tercihim Loveless olacak. Öneri üzerine izlemiş ve çok beğenmiştim. Ben de herkese öneriyorum.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

Sule Uzundere Blog

18. Sizi hayal kırıklığına uğratan bir film seçin.
Youth filmi. Üst üste The Two Popes ve Marriage Story’i izleyince iyi yazılmış diyaloglardan oluşan filmleri çok sevdiğimi fark ettim. İnternette Youth’un da bu tarz bir film olduğunu okudum. Arkadaşım Semra filmi beraber izlemeyi ve sonrasında konuşmayı önerince izledim ama maalesef beklediğimi bulamadım. Çok kötü değildi ama saydığım iki film kadar da hoşuma gitmedi. Filmden aklımda kalan bütün filmin geçtiği otelin, doğanın ve Rachel Weisz’in güzelliği oldu.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

Yeni yazılarda görüşmek üzere. Yorumlarınızı eksik etmeyin 😍


8 Mayıs 2020 Cuma

Film Meydan Okuması #8


8. Gün Sorusu: “Sizi mutsuz eden bir film seçin.”

Jagten
Haksızlığa uğramış karakterler beni çok etkiliyor. Film boyunca böyle olmamalı diyerek izliyorum. Eğer film mutsuz sonla biterse ve karakter uğradığı haksızlıktan kurtulamazsa çok üzülüyorum ve filmin etkisinden çıkamıyorum. Bu konuda aklıma gelen iki film var: Atonement(Kefaret) ve Jagten(Onur Savaşı). İki filmde de karakterler başlarına geleni hak etmemişlerdi.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

6 Mayıs 2020 Çarşamba

Film Meydan Okuması #6


6. Gün Sorusu: “En sevdiğiniz komedi filmi hangisi?”
Sule Uzundere Blog
Film tam bir yıldızlar geçidi. Afiştekilerin dışında sürpriz isimler de var. 
Genellikle bir kez izlediğim bir filmi bir daha kolay kolay izlemem. Bunun tek istisnası Tropik Fırtına çünkü bu filmi her yıl izliyorum 😍 Film boyunca yüzümde bir gülümseme oluyor ve bazı sahnelerde kahkaha atıyorum. Hatta bu film kardeşimle ortak filmimiz oldu. Artık aramızda filmin replikleriyle konuşabiliyoruz. Özellikle savaş filmlerini sevenler bu filme bayılacak. Birçok savaş filmini ve türün klişelerini ti’ye alan çok eğlenceli bir film. Oyuncuların müthiş performansları da cabası. Özellikle Robert Downey JR çok iyi. Filmde onu tanımanız zor olabilir. Tom Cruise’u ise tanıyamayacağınızı garanti ediyorum 😉

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

4 Mayıs 2020 Pazartesi

Film Meydan Okuması #4


Herkese merhaba. Umarım iyisinizdir. Üç günlük bir karantinadan sonra bugün sokağa çıkıp biraz nefes alabildik. Ben bu hafta sonu ailemin yanında kaldım. Kardeşim ve eşi de geldi. Üç gün aile saadeti yaşadık. İki aydır doğru dürüst görüşmemiştik. Bu salgın birden pat diye bitmeyecek. Biz de yıllar boyunca, aşının bulunması için gereken süre, kimseyle görüşmeden duramayacağımıza göre hijyen kurallarına dikkat ederek ailemle görüşmeye karar verdim. 

Bugün hükumet normal hayata dönmek için ilk adımları paylaştı. Beni en çok kuaförlerin bir hafta sonra açılması mutlu etti. Bugün kendi saçını kesme videoları izlemeye başlamıştım ve saçımı kesecektim. Haber tam zamanında duyuruldu 😀

4. Gün Sorusu: “En sevdiğiniz korku filmi hangisi?”

The Shining
Efsane sahne 😱
Ben korku filmlerini sevmiyorum. İnsanın korkmak için film izlemesi bana her zaman saçma gelmiştir. Bir de izlediğim filmlerden çok etkilendiğim, sahnelerini aklımdan çıkaramadığım düşünülürse korku türü en uzak olduğum alan oluyor. Yine de klasiklerden ya da çok beğenilen korku filmlerinden birkaç tane izlemişim. İçlerinde en sevdiğim The Shining yani bizdeki adıyla Cinnet. Stephen King’in romanını Stanley Kubrick sinemaya uyarlamış. Jack Nicholson oyunculuğuyla büyülüyor. Senaryosunu, oyunculuklarını ve film boyunca insanı diken üstünde tutmasını sevmiştim. Sadece türün meraklıları değil herkese öneririm. Zaten IMDB’nin en iyi filmler seçkisinde 61.sırada.

Yıllar önce Okan Bayülgen’in yaptığı gece şovlarından birinde The Exorcist’ten sahneler paylaşmışlardı ve ben dayanamayarak kanalı değiştirmiştim. Eğer izleyebilseydim büyük ihtimalle en çok korktuğum film o olurdu.

Beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.

NOT: Normalde bloğuma günlük hayatımla ilgili pek yazmıyorum ama bu etkinlik boyunca kısa kısa kendimden, durumumdan, ruh halimden bahsetmeye karar verdim. Olağanüstü günler geçiriyoruz. Yıllar sonra bloğuma baktığımda bugünlerle ilgili neler yaşamışım görmek istiyorum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...