3 Mayıs 2017 Çarşamba

ŞUBAT AYINDA OKUDUKLARIM (2017)



Biliyorum, biliyorum mayıs ayına girdik ama ben şu an şubatta okuduklarımı yazıyorum J Bahanem yok, tamamen tembelliğimden yazmadım. Bu ay şimdiye kadar okuduğum bütün kitapların yorumunu girmeyi planlıyorum. Bu da 30’dan fazla kitap eder. Önümüzdeki günlerde blogumda bol bol kitap yorumu okuyacaksınız J

Şubat ayında on kitap okumuşum. Neler okumuşum hep birlikte bakalım.

CENGİZ AYTMATOV – CENGİZ HAN’A KÜSEN BULUT
Cengiz Han’a Küsen Bulut, aslında Gün Olur Asra Bedel kitabının bir bölümüymüş. Sonra bu bölüm kitaptan çıkarılmış ve ayrı bir kitap olarak basılmış. Karakterler Gün Olur Asra Bedel kitabından. Kuttubayev’in tutuklandıktan sonra yaşadıkları anlatıyor. Bu konuya paralel olarak Cengiz Han döneminde geçen bir efsane de kitapta yer alıyor. İki anlatımda da insanı üzecek, hüzünlendirecek olaylar var. 

Yazardan şimdiye kadar üç kitap okudum. Üçü de hüzünlü kitaplardı. Sanırım yazarın tarzı bu. Sizi duygulandıracak olsa da mutlaka Cengiz Aytmatov okumalısınız.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Devlet bir sobadır ve yakıtı da yalnız insandır. Yakılacak insan olmazsa soba söner. Sönen, yanmayan sobanın da hiçbir yararı yoktur.

SABRİNA JEFFRİES - AŞK HIRSIZI
Bu kitabın yorumu sonra gelecek.


LAWRENCE GROBAL - AL PACİNO
Hollywood’da en sevdiğim aktör Al Pacino’nun röportajlarının derlendiği kitabı blogumda ayrı bir post olarak yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz.

STEFAN ZWEİG – OLAĞANÜSTÜ BİR GECE
Stefan Zweig en sevdiğim yazarlardan biri. Her ay bir kitabını okumaya çalışıyorum. Olağanüstü Bir Gece de şubat ayında okuduğum kitabı oldu. Başta, belki de yanlış zamanda okumaya başladığım için, kitabın içine girmekte zorlansam da sonradan sayfalar su gibi aktı gitti. Zweig tarzını sevenlerin beğenerek okuyacağı bir kitap. Sadece kitabın adı Olağanüstü Bir Gece diye beklentilerinizi yükseltmeyin, gecede baş karakter için  önemli olaylar olsa da biz okuyuculara normal gelecek bir gece anlatılıyor.

Son olarak kitabın son cümlelerinden çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Bazı okuyucular kitapların ilk cümlelerine dikkat ederken ben son cümlelerine dikkat ediyorum. Şimdiye kadar en etkilendiğim son cümle 1984’ün sonuydu, Olağanüstü Bir Gece’yi de onun yanına koyuyorum.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Çünkü duygusal anlamda soğuk insanların tümünde olduğu gibi benim erotik hazzım da aslında kendim heyecanlanmak yerine başkalarını heyecanlandırmaya, başkalarını uyarmaya bağlıydı.
2. Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.

FALİH RIFKI ATAY – MUSTAFA KEMAL’İN MÜTAREKE DEFTERİ
Atatürk’ün uzun yıllar yanında bulunan Falih Rıfkı Atay, Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri’nde Atatürk’le ilgili anılarını anlatıyor. Bazı anılar ders kitaplarından, internetten tanıdık gelse de ilk kez duyacağınız anılar da var kitapta. Atatürk’le ilgili bir kitap okumak isteyen kişilere ilk tavsiyem Falih Rıfkı Atay’ın kitapları olur. Atay’ın kitaplarını okurken siz de kendinizi Atatürk’ün meşhur sofrasında oturuyor gibi hissediyorsunuz.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Gençler, bizim çektiklerimizi çekmemek ve bu halka çektirmemek için siz de Atatürk’ü unutmayınız. Mustafa Kemal bizimdi, Atatürk sizindir.
2. Ben ömrümde, hiçbir edebiyat eserinde, ordulara ilk hedeflerinin Akdeniz olduğunu bildiren gündelik emri okurken duyduğum zevki duymadım. Bu, bütün heyecanların üstünde bir heyecan veren, bütün şiirlerin üstünde bir şiirdi. Ne olmuştuk biliyor musunuz* Kurtulmuştuk.
3. İki kişi vardır ki yeni yazı başladığı günden sonra kalemlerini sağ yazıya dokundurmamışlardır: Biri Atatürk, öteki İnönü! Bunlar oyuncu değildiler, inkılapçı idiler.

ŞEVKET RADO - EŞREF SAAT
Eşref Saat, ilçemizde yapılan okuma şenliğinde 8.sınıflar için seçtiğimiz kitaplardan biriydi. Deneme türünde yazılan kitapta Şevket Rado, radyo programında yaptığı sohbetleri toplamış. Çok naif, çocukların okuması ve dersler çıkarması için uygun bir kitaptı. Ortaokula giden çocuğunuza rahatlıkla alıp okutabilirsiniz.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. ”Dünyada, insanlar arasında en iyi, en isabetli dağıtılmış olan şey akıldır. Hiç kimse ondan kendisine az düşmüş olduğunu iddia etmez.” Descartes
2.Yetmiş yaşını dolduran ünlü Fransız yazar Andre Maurois’e arkadaşları mutluluğun sırrını sormuşlar. O da “Benim saadetimin sırrı gayet basit. Hayatta başıma gelen felaketleri bir sıkıntı olarak kabul etmek; fakat başıma gelen bütün sıkıntıları da birer felaket saymamak.”
3. “Ah kabil olsa da köşe başlarında şapkamı gelene geçene uzatsam da boş geçirdikleri vakitleri içine atmaları için yalvarsam.” 75 yaşındaki bir alim.
4. Evet, ölüm ihtiyarlardan uzun müddet uzak kalamaz ama bunca yıl yaşayıp da ölümün küçümsenmesi gerektiğini anlayamayan ihtiyara da yazıklar olsun. Eğer ölüm ruhu tamamıyla yok ediyorsa üzerinde durmaya değmez. Yok, eğer onu sonsuz bir ömür yaşayacağı başka bir yere götürüyorsa, o zaman istenilmesi gereken bir şey. Bu iki ihtimalden başka üçüncü bir ihtimal de yoktur ya.
5. Mitolojiye göre Titanos hayat veren Tanrıça Eos’a âşık olmuş, Eos da onun sonsuz bir ömür yaşamasını temin etmişti. Eos böylelikle sevgilisinin ölmesine mani oldu ama ihtiyarlamasının önüne geçemedi. Sonunda ihtiyarlıktan çok halsiz düşen Titanos’a tanrılar acıdılar, onu cırcır böceği hâline soktular. İhtiyarların çok konuşmaları bundandır derler.
6. “Kabahati gelin etmişler de kimse almamış.” derler. İhtiyarlık da kabahat gibidir. Onu kimse üzerine almak istemez. “Artık ihtiyarladım.” diyenlere dikkat ederseniz bunların henüz ihtiyarlıktan epeyi uzakta olduklarını görürsünüz. Hatta bu sözü, biraz da genç oldukları söylensin, daha sizin ihtiyarlığınıza çok var, densin diye laf arasında ortaya atarlar ama hakikaten ihtiyarlamış olan bu bahse hiç yanaşmaz.
7. Zaten gençler adam yerine konmak için yaşlanmayı, yaşlılar da hayattan zevk alabilmek için gençleşmeyi isterler.
8.Seksen yaşında bir kadına: “Kadınlar aşkı düşünmekten ne vakit vazgeçerler?” diye sormuşlar.
“Daha o yaşa gelmedim, gelince söylerim.” diye cevap vermiş.
9. İnsanları; beraber yaşadıkları kimselere hayatı hoş bir hâle getirenler, bir de beraber yaşadıkları insanlara hayatı zehir

CAN DÜNDAR – NAZIM
Nazım kitabında Can Dündar, Nazım Hikmet’in son yıllarını mercek altına almış. Kitapta fotoğraflar, Nazım’ı tanıyan kişilerin yorumları ve gazete haberleri de yer alıyor. Dündar’ın çektiği belgesel de kitapla birlikte veriliyor. Kitap, bu belgeselin kağıda dökülmüş hali. Nazım hayranı olan kişiler mutlaka okumalı.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Nazım’ın naaşı Novodeviçiye Mezarlığı’na götürülür. Çehov’un, Gogol’ün, Turgenyev’in yattığı mezarlıktır bu.
2. “Aklında Münevver, kalbinde Vera, yanında Galya vardı.”

SANDRA BROWN – BANA ÇİÇEK GÖNDERME
Bana Çiçek Gönderme, Sandra Brown’un romantik türdeki kitaplarından biri. Okuyalı iki ay olunca kitapla ilgili aklımda çok şey kalmamış. Orta seviyede bir kitaptı ama Sandra Brown’la ilgili fikrim değişmedi. Kesinlikle polisiye türünde, romantik kitaplara göre çok daha başarılı.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Karı kocalar iyi dost olmalı ama iyi dostlar asla karı koca olmamalı.

JULİE OTSUKA - TAVAN ARASINDAKİ BUDA
Ocak ayında Çukurova Kitap Fuarı’na gitmiş ve Domingo Yayınevi’nden üç roman almıştım. Bu romanlardan birini bilerek seçtim. Üç al iki öde kampanyası olunca stantta çalışan kızın tavsiyesiyle iki roman daha aldım ama romanlar hakkında hiçbir fikrim yoktu. En son ne zaman bu şekilde kitap aldım hatırlamıyorum ama belirsizlik merakımı arttırmadı değil.

Sabit Fikir’in “2012’nin En İyi 50 Romanı” listesinde 19.sırada yer alan Tavan Arasındaki Buda, 1900’lü yılların başında Amerika’ya, Amerikalı erkeklerle evlenmek için göç eden Japon kadınların hüzünlü öyküsünü anlatıyor. Amerika’daki hayatın ve evlenecekleri erkeklerin umdukları gibi çıkmaması, 2.Dünya Savaşı’yla Amerikalılar tarafından düşman olarak görülen kadınları okumak beni çok etkiledi. Daha önce “Biz” kişisiyle yazılmış bir kitap okumuş muydunuz? Yazar 150 sayfalık kitap boyunca biz kişisini kullanmış. Ben bu anlatımı ilk kez Tavan Arasındaki Buda’da okudum ve çok sevdim. Önemsiz Bir Kadın’la birlikte şubatta en beğendiğim kitap Tavan Arasındaki Buda oldu. Okumayanlara tavsiyemdir.

Tavsiye üzerine okuduğum bir kitabı böyle sevmem güzel bir sürpriz oldu. Belki de tavsiyelere daha çok kulak vermeliyim J

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Kadınlar zayıftır ama anneler güçlüdür.


OSCAR WİLDE – ÖNEMSİZ BİR KADIN
Oscar Wilde çok sevdiğim bir yazar. Yazarın tiyatro türündeki bu kitabını da severek okudum. yorumumu buradan okuyabilirsiniz.


En kısa zamanda mart ve nisan ayında okuduklarım da burada olacak. O zaman kadar hoşça kalın J

36 yorum:

  1. Olağanüstü Bir Gece çok merak ettiğim bir kitaptı ve okuyan bir arkadaşım da seninle aynı şeyleri söyledi. O yüzden daha da merak ettim. Sıradan bir gece bile olsa Zweig onu olağanüstü yapmayı başarmıştır :)
    Bu ay içinde yazacağın o 30 incelemeni de bekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okumasyon, "Sıradan bir gece bile olsa Zweig onu olağanüstü yapmayı başarmıştır" o kadar doğru bir tespit ki. Kitapta aynen bu oluyor :-)

      26 kitap yorumu kaldı. Bir aksilik olmazsa bir hafta içinde blogumda olacaklar :-)

      Sil
    2. Hepsini bekliyorum :) sen adını yazsan onu bile okurum :)

      Sil
    3. okumasyon, teşekkürler canım :-)

      Sil
  2. 10 kitap oldukça iyi. Aşk Hırsızı çok sevdiğim bir kitap olmamıştı. Sanırım yazarın sonraki konuları da pek hitap etmediğinden 2. kez okumadım. Ama seveni çoktur :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Belle'nin Kütüphanesi, Aşk Hırsızı'nı ben de çok sevmedim. Belki yazarın başka bir kitabını daha sonra okurum ama önceliklerimden olmayacak.

      Sil
  3. Yine çok güzel kitaplar okumuşsun notlarımı aldım. Aytmatov'un sözlerine katılmamak mümkün değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cangz, umarım sen de okuyunca benim sevdiğim kadar seversin :-)

      Sil
  4. Yine cok guzel kitaplar okumussun :) altini cizdigin kelimelerden bir kaci özellikle cok fazla hosuma gitti :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ANNESİ'nin PRENSES'i, alıntıları ve okuduğum kitapları beğenmene sevindim. Böyle olumlu yorumlar gördükçe daha çok okumak istiyorum. :-)

      Sil
  5. Yorum yazılarını merakla bekliyorum Şule abla. Ben de Çankaya'yı okuyorum, hatta az kaldı bitmesine. Tarihle ilgili bilgiler bu tip kitaplarla daha çok akılda kalıyor gerçekten.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay Özgür, Çankaya'yı ben de okumuştum. Yazarın en bilinen, en çok okunan kitaplarından biri. Haklısın canım, ders kitabındansa tarihi bu tar kitaplardan okumak hem daha eğlenceli hem daha akılda kalıcı.

      Sil
  6. Alıntıların hepsi birbirinden güzel ama ben en çok mutluluğun sırrı ile ilgili olanı beğendim. Bir kağıda yazıp aynaya yapıştırmalık. ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. burcuuuuk, bu tarz ilham veren sözleri göz önünde bulundurmak lazım. Günlük hayatın koşturmacasında unutup gidiyoruz.

      Sil
  7. Tavan Arasındaki Buda ilgimi çekti. Diğer ayları da bekliyoruz :). Maşallah güzel okuyorsun. Benim özellikle bu aralar bir düşme var okumamda da izlememde de.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. öneri makinesi, Tavan Arasındaki Buda'yı seversin bence. Bu aralar kitap okumaktan başka bir şey yapmadığım için iyi okuyorum. Senin durumun geçicidir, en kısa zamanda eski performansına dönersin :-)

      Sil
  8. Ya başlığı görünce dedim ki Nazlı sen iyice kafayı yedin :-) Neyse gerçekten doğru görmüşüm. 1000kitap'ta görüyorum bir sürü kitaplar okuyorsunuz, yorumlarınızı bekliyorum :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. birkitaphirsizi, mayısta şubatı görünce şaşırman normal. 1000kitap'ta bazen eskiden okuduğum kitapları da ekliyorum. Bu yüzden sayı fazla görünüyor ama yine de iyi okuyorum. Nazar değmez umarım :-)

      Sil
  9. Yine yeni yeniden :D Nisan raporunu Ağustos sonu gibi alırız sanırım :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cahil Okur, bu ay hepsini yazmayı planlıyorum bakalım :-)

      Sil
  10. Bu arada yorumlara onaylıya çevirmişsin abla :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cahil Okur, kötü niyetli bir yorum alınca kontrol iyidir dedim :-)

      Sil
    2. Yorumu görmedim ama sanırım ahlaksız arkadaşlar her yerde var

      Sil
  11. bende öyle biriktirip sonra ardarada kitap yayını yaptım ama olsun böyle de keyifli bence... kitapları tekrar aklından geçiriyorsun
    keyfili okumalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nilgün Komar, evet kitapları tekrar düşünmen gerekiyor. Belki de sıcağı sıcağına yorum yapmaktan iyidir. Çok teşekkür ederim :-)

      Sil
  12. Tavan arasındaki Buda benim de sevdiğim bir kitap olmuştu. Şiir dilli, çok güzel bir kitaptı.
    Bu arada Şule, çekilişe sen de katıl <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kahve Yanı, Tavan Arasındaki Buda'yı ben de sevdim. Okuduğum kitaplardan farklı bir konusu ve dili vardı, bu da hoşuma gitti.

      Canım çekilişini duyurdum ama makyaj ürünleri olduğu için katılmadım. Kullanacak birine çıkması daha iyi olur diye düşündüm :-)

      Sil
  13. Şule'cim valla bravo, şubat bayağı verimli geçmiş senin için:) Eşref Saat güzel bir seçim olmuş, ben de bir an önce okumak isterim, tekrar teşekkürler, sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eren O. bu sene kitap okuma açısından verimli geçiyor. Tabii ben de çok okumak için elimden geleni yapıyorum. Umarım Eşref Saat'i seversin canım.

      Sil
  14. Olağanüstü Bir Gece'nin olağanüstü olmaması, okumadan beni hayal kırıklığına uğrattı :D Yazarın kitaplarında bunu yaşıyorum hep :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kağıt Salıncak, Zweig'in kitaplarını konusu için değil üslubu için okuyacaksın Salıncak yoksa hayal kırıklığına uğrayabilirsin :-)

      Sil
  15. Olağanüstü Bir Gece'yi sevmene çok sevindim, bayılıyorum ben o kitaba. ^^ Son cümlesi gerçekten çok güzeldi. :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esma Tezgi, en sevdiğim Zweig kitabı olmasa da beğendim tabii. Evet, son cümlesi çok güzeldi :-)

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...