30 Kasım 2017 Perşembe

İŞTE BÜTÜN MESELE BU (MİMLENDİM #21)

Herkese merhaba. Tam dört aydır mim yazısı yazmadığım için elimde yazılmayı bekleyen beş mim vardı. Ben de bir yerden başlamak istedim. Sevgili Gezegenin Sihri ve Annesinin Prensesi’ne beni mimledikleri için çok teşekkür ediyorum, bu gecikme için de özür diliyorum. Onların yazılarına isimlerini tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bu mimde blog dünyasını bir apartman gibi düşünüp bu apartmanın sakinlerini belirleyeceğiz. Yazıya başlarken neler yazacağım hakkında hiçbir fikrim yok. Bakalım ortaya ne çıkacak J

sule uzundere blog yazıları

28 Kasım 2017 Salı

BİTENLER – 5

Herkese merhaba. Blogumu yeni takip etmeye başlayanlar bu yazıma şaşırabilirler ama uzun süredir takipte olanlar benim belli aralıklarla “Bitenler” yazısı yazdığımı bilirler. Tabii en son yazımın üstünden aylar geçtiği için onlar da unutmuş olabilir 😊 Temmuzda taşınmadan önce fotoğrafladığım ürünlerin yazısını şimdi yazabiliyorum. Bu arada yeni yazı yazabilecek kadar ürün birikti. Onları da diğer ay yazarım.
BİTENLER – 5
Bitirdiklerimin toplu görüntüsü bu şekilde. Detaylara gelirsek:

27 Kasım 2017 Pazartesi

KISA KISA KİTAP YORUMLARI #2

Herkese merhaba. Bloguma üst üste iki toplu kitap yazısı yazmış oldum ama yazılacak kitaplar o kadar birikti ki bu şekilde eritmeye çalışıyorum. Son zamanlarda okuduğum dört kitabın yorumunu ve altını çizdiğim cümleleri yazdım. Tesadüf dördü de kadın yazarlar. Aralarında çok beğendiklerim de oldu, vasat bulduklarım da. Neler okumuşum ve ne yorum yapmışım merak edenler yazıyı okumaya devam edin 😊
sule uzundere blog kitap yorumları

25 Kasım 2017 Cumartesi

KISA KISA KİTAP YORUMLARI #1

sule uzundere blog kitap yorumları

SUNA KIRAÇ - ÖMRÜMDEN UZUN İDEALLERİM VAR
Ömrümden Uzun İdeallerim Var kitabını şimdi hatırlayamadığım bir blogda görmüştüm. Arkadaşın yorumuyla kitap ilgimi çekmişti. Okul kütüphanesinde kitaba rastlayınca fırsat bu fırsattır dedim ve kitabı alıp okudum.

Kitap Vehbi Koç’un kızı Suna Kıraç’ın hayatını anlatan biyografi-anı tarzında bir kitap. Kıraç’ın çocukluğundan, genç kızlığından başlıyor, yetişkinliği, iş hayatına atılması, yaşlılığı ve hastalığıyla devam ediyor. Kitabın ilk bölümü diyebileceğim gençliğini  merakla ve hızla okudum ama iş hayatının anlatıldığı bölümler çok detaylı geldiği için bana hitap etmedi. Oraları atlayarak okudum. Buna rağmen Kıraç’ın ne kadar başarılı bir iş kadını olduğunu anladım.

Kitapta Türkiye’nin en zenginlerinden Vehbi Koç’un cimrilik anılarını okumak hem güldürdü hem düşündürdü.

Kitap Suna Kıraç ve eşinin sahibi oldukları yayınevinden çıkmış ama maalesef kitabın baskı kalitesi düşüktü. Keşke başarılı yayınevlerinden birinden çıksaydı ya da kendileri basımına özen gösterselerdi diye düşündüm. Kitabın gelirinin Suna Kıraç’ın kurucusu olduğu Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na bağışlanacak olmasını takdir ettim.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Ömrümden uzun ideallerim var.
2. Bir evladın sevildiğini en çok hissettiği anın anne ve babasının en çok üzüldüğü an olması hayatın bir çelişkisi olsa gerek.
3. “Bana bir gün başbakanlık teklif etseler, bir de GS Kulübü başkanlığı teklif etseler; GS Kulübü başkanı olmak isterim, başbakan olmak istemem.” Abdi İpekçi
4. “İtibar 30 yılda kazanılır, bir gecede kaybedilir.” Vehbi Koç
5. Vehbi Koç için israf en çok sakınılması gereken bir yasaktı. Uçak yolculuklarında bile ekonomi sınıfına biniyor, neden Business Class’ta uçmadığına ilişkin sorulara ise “Uçağın arka tarafı başka yere mi gidiyor?” diye yanıt veriyordu.
6. “Her zaman adama göre iş değil işe göre adam bulun.” Vehbi Koç