bordo siyah yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bordo siyah yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2014 Cumartesi

BALZAC - GORİOT BABA


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

1. İnsan sevgi dağını tırmanırken arada bir durup dinlense de, nefretin dik yokuşundan aşağı yuvarlanırken bir an bile durmaz.

2. Bir kadın sevdiği kimse için ıstırap çekmekten herhalde büyük zevk duyuyor olmalı.

3. Yelkenli gemiden, dörtnala giden attan ve dans eden kadından daha güzel hiçbir şey yoktur.

4. Seven bir kadın, değişik zevkler sağlamaktan çok, kendine kuşkular yaratmada üstündür.

5. İnsan gökte olan bir şeye saldırınca Tanrıyı hedef tutmalı.

6. Biz kadınlar hiç kimsenin istemediği bir kimseyi hiçbir zaman istemeyiz.

7. Mutsuz ve sefil bir genç kızın kalbi, aşkla dolmaya en çok heves duyan bir sünger, üzerine bir damla düşer düşmez derhal genişleyen bir sünger gibidir.

1 Haziran 2014 Pazar

MEHMET RAUF - ESKİ AŞK GECELERİ



ALTINI ÇİZDİKLERİM
Zaten alçakgönüllülük büyüklüğün en parlak belirtisidir. Küçükler ne kadar iddialı olursa, büyüklerdir ki o kadar alçakgönüllüdür. Kendisine bir değer vermek; cahilliğin, hiçliğin en açık bir işareti olduğu gibi... Gerçek büyük, büyük görünmeye gerek duymaz. Hiçlerdir ki şişmek, genişlemek ve patlamak tutkusunda bulunurlar.

31 Mayıs 2014 Cumartesi

DOSTOYEVSKİ - EZİLENLER



ALTINI ÇİZDİKLERİM
1. Son derece iyi fakat sinirli kimseler iyiliklerine rağmen kederlenmek, öfkelenmek isterler. Bu, adeta onları sarhoş eder. Bundan zevk alırlar ve mutlaka başkalarına, çoğunlukla da en yakınlarından birine çatarlar. Sözgelimi kadınlar, ortada incir çekirdeğini dolduracak bir neden yokken kendilerini mutsuz hissetmek gereksinimi duyarlar.
2. Erkek soğudukça kadının aşkı hararetlenir.
3. Her aşk geçicidir ama karakterlerin bağdaşmaması kalıcıdır.
4. Belki en büyük kahramanlık insanın hayatta ikincilikle yetinmesidir.
5. Erdem, ne kadar erdemli olursa, gizlediği bencillik o oranda kuvvetlenir.

28 Mayıs 2014 Çarşamba

KİBARLIK BUDALASI (MOLİERE)


ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. Acım sonsuz, ah ederim gece gündüz,
    Esir etti beni sizin güzel gözleriniz.
    Güzel İris, sizi sevene bu kadar zulüm eden siz,
    Kim bilir düşmanınıza neler etmezsiniz?

GENÇ WERTHER'İN ACILARI (GOETHE)


ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. Bildiklerimi herkes bilebilir; yüreğim sadece bana aittir.
2. Bazen aklım almıyor. Onu yalnızca ben, öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir.

EYLÜL (MEHMET RAUF)


ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. Goethe'nin dediği gibi: "Lâyık olan kazanır ve kazanamayan lâyık değildir."
2. Bu dereceye gelince onunla ilgili olmayan en büyük bir şey bile değersiz görünüyor ve onunla ilgili olduğu için en değersiz şey, bir değer kazanıyordu.

SERGÜZEŞT (SAMİ PAŞAZADE SEZAİ)


ALTINI ÇİZDİKLERİM: 

1. İnsan hayatının hangi döneminde olursa olsun, annesine karşı hep çocuktur. Gerçekten mert bir yaradılışı olan bir erkeğin ağlayışı kadar kadında acıma duyguları uyandıracak bir şey düşünülemez. Özellikle o kadın anne olursa.

İNTİBAH (NAMIK KEMAL)


ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. (İnsanoğlu) nitekim her nefesini hayatını uzatmak için alır. Gene her nefesinde hayatında bir nefeslik zaman eksilir.
2. Hicrile çifte nehr-i revân oldu gözlerim
    O nihâli hayli zaman oldu gözlerim
(Ayrılıkla akan çifte nehir oldu gözlerim / O fidan boyluyu epey zamandır gözlerim)
3. Nasıl çıldırmadım hayretteyim hâlâ sevincimden
    Lisânından seni sevdim sözün gûş ettiğim demler
4. Büyük bir ihtimaldir ki ölüm korkusunun bütün insanoğlunu kapsaması da ölümün bir kimseye bir kere geldiği için ölüme alışmanın imkanı olmadığındandır.
5. Sevdiğini üzmemek için doğruyu gizleme. Zirâ bir vakit gelir ki sevdiğin, o gizlemeden haber alır da korktuğundan ziyade üzülür.
6. Aşk birdenbire ortaya çıkabilir ama birdenbire bitmez.
7. Dostum alem seninçün olsa ger düşmen bana
    Gam değil zirâ yetersin dost ancak sen bana
(Dostum, senin yüzünden alem bana düşman olsa, umrumda değil; çünkü bana dost olarak yalnız sen yetersin.)

JANE EYRE (CHARLOTTE BRONTE)


ALTINI ÇİZDİKLERİM

1. Öfkeyle davranıp, seninle ilgisi olan herkesi etkileyecek kötü sonuçlara yol açan kötü bir şey yapmaktansa, kendin dışında kimsenin hissetmediği bir acıya sabırla katlanmak çok daha iyidir.
2. Hz. Süleyman: "Sevginin olduğu bir sofrada ot yemek, nefretin olduğu bir sofrada kızarmış bir öküzü yemekten evladır." derken doğru söylemiş.
3. Eğer kendime olan saygım ve koşullar gerektirirse yalnız da yaşayabilirim. Mutluluğu satın almak için ruhumu satmama gerek yok. Bütün zevkler benden uzak tutulsa ya da ödeyemeyeceğim bir bedel karşısında satılsa bile, beni hayatta tutacak içsel bir zenginliğe doğuştan sahibim.
4. Fark edilmeden onu izleyebileceğimi görür görmez gözlerim elimde olmadan onun yüzüne gitti. Göz kapaklarım denetlenemez bir şekilde kalkıyor ve göz kapaklarım onun üzerine sabitleniyordu. Baktım, bakmaktan şiddetli bir zevk aldım; yine de değerli bir acıydı bu. Saf altından ve ucu çelikten bir acı; susuzluktan ölmek üzere olan ve sürüne sürüne ulaştığı kuyunun zehirli olduğunu bilmesine rağmen, yine de çömelip suyundan kana kana içen adamın hissettiğine benzer bir zevkti bu.
5. Güzellik bakanın gözündedir.
6. O günlerde yarattığı kul yüzünden Tanrı'yı göremez olmuştum; çünkü kulu bir idol haline getirmiştim.

NİŞANLIYA MEKTUPLAR (VİCTOR HUGO)



Nişanlıya Mektuplar'ı okuduğumda üniversitedeydim. Yurdun çalışma odasında herkes ders çalışırken ben bu kitabı okurdum.

Victor Hugo sevdiğim yazarlardan. Bir de bu kitabın gerçek hayatta karısı olan Adele Foucher'e nişanlıyken yazdığı gerçek mektuplardan oluştuğunu öğrenince büyük bir istekle ve merakla kitaba başladım. Kitap çok akıcı başladı ve öyle devam etti. Bu nedenle kısa sürede bitecek diye düşündüm ama öyle olmadı çünkü ben 5 sayfa okuyorsam yarım saat hayal kuruyordum. O kadar romantik ve etkileyici yazılmış ki mektuplar, insan kendini Adele yerine koymadan duramıyor. Bu mektuplar bana yazılsaydı neler hissederdim diye düşünüyorsunuz.

Kitapta sadece Victor Hugo'nun mektupları var, karşı tarafın mektuplarını okuyamıyoruz. Kitap açısından bunun iyi olduğunu düşünüyorum çünkü karşı taraf büyük ihtimalle Victor Hugo kadar etkileyici mektuplar yazamamıştır. Bu da kitabın etkisini azaltabilirdi. Ayrıca kadının ne yazdığını ve çiftin ne yaşadığını bilmeden sadece Hugo'nun mektuplarını okuyarak yaşanılanları tahmin etmek daha eğlenceli ama genel olarak bayan Adele Foucher'in kaprisli bir kadın olduğu izlenimine kapıldım. Hugo'nun sevgisinden şüphe ettiğini söyleyip sen beni sevmiyorsun tavrı takınınca Hugo'nun sayfalarca aslında onu ne kadar sevdiğini anlatmasını okuyoruz. Ben kendi adıma bundan hiç şikayetçi değilim :-)

Bu kitabı her kadın hayatındaki erkeğe okutmalı. Ayda yılda bir çiçek alma, güzel bir söz söyleme dışında çok da bir şey beklemediğimiz erkeklerimiz bunları bile yapamazken Hugo'nun aşkının büyüklüğü karşısında etkilenip değişirler belki kim bilir...

Son söz: Yazar adamın aşkı da bunu ifade ediş şekli de bambaşka be...

ALTINI ÇİZDİKLERİM

1.Sevmeyi severek seveceği kişiyi aradı.
2. Elde edilen hiçbir şey elde etme zahmetine değmez.
3. Yalnızlığın insanı delirttiği söylenir ve hangi yalnızlık bekarlıktan beter olabilir ki...
4. Mutsuzluk seninle güzel, mutluluk sensiz dayanılmaz.
5. Seven insan sevmekten gurur duyar.
6. Kendine saygı duyana saygı duyulur.
7. İnsan sevdiği kadar sevilmek ister.
8. Gerçek anlamda ve derinden mutlu olan biri, ciddi ve huzurludur, kendini neşeli gösterme gereği duymaz. Etrafındakilerin hiç önemi yoktur onun için. Kendisi ve diğeri yeterlidir ona, hepsi bu. Ruh, böyle bir mutlulukla dolup taştığında bunu dışa vurmaktan çekinir. Neşesiyle ilgisiz kişileri coşturmaya çalışmaz. Sadece kendisine karşılık veren ve kendisiyle aynı mutluluğu hisseden ruhla paylaşır duygularını. Büyük heyecanlar Adele, sessizlik içinde yaşanır. Kusursuz mutluluk duyan kişi gülmez, tam bir mutsuzluk duyansa ağlamaz.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...