otobiyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otobiyografi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2016 Pazartesi

ARALIK AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR (2015)

Evet, tembel ben aralık ayında okuduğum kitapları ocak ayının sonunda yazıyorum ama ne yapayım yoğun ve yorucu bir dönem geçirdim. Bu yüzden bloguma yazmak istediğim birçok konu kaldı ama merak etmeyin bu sömestrda sizi yazıya boğacağım J Eğer üşenmezsem her gün yeni bir yazımı okuyacaksınız. Bugünün yazısı da aralık ayında okuduğum 6 kitap. O zaman okuma sırama göre kitapları yazmaya başlıyorum:

debbie macomber küçük mucizeler dükkanı

DEBBİE MACOMBER - KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKÂNI
Yazarın kitaplarını birçok defa gördüm ama hiç ilgimi çekmediği için almamıştım. Geçtiğimiz aylarda A-101’de çok uygun fiyata satılınca bir şans vermek istedim. Markette sadece Küçük Mucizeler Dükkânı kalmıştı ben de onu aldım. Şansıma serinin ilk kitabını almışım J Beklentimi düşük tuttuğumdan mı bilmiyorum kitabı severek okudum. Tabii ki bir edebiyat şaheseri değil ama zevkle okunan, insana umut veren bir kitap. Kitapta birbirinden farklı dört kadının değişmelerini ve aralarındaki dostluğu okumak hoşuma gitti. Hafif bir şeyler okumak isterseniz tavsiye edebilirim.

25 Haziran 2014 Çarşamba

NEBİL ÖZGENTÜRK - BİR YUDUM İNSAN


ALTINI ÇİZDİKLERİM:

Metin Erksan, Aşık Veysel'in hayatını anlatan bir film yapar. Adını "Karanlık Dünya" koyar. Ama film sansüre uğrar. Önce adını "Dünya karanlık olmaz." diyerek "Aşık Veysel'in Hayatı" diye değiştirirler. Ayrıca filmde Veysel'in gözleri çiçek hastalığından dolayı çocukken kör oluyor ki gerçekten de öyle. Sansür kurulu "Kasabada doktor mu yokmuş, bu Türkiye'nin aleyhine olur, ülkemizde sağlık sorunu varmış zannedilir." gerekçesiyle bu sahneyi kaldırır ve yerine hemşirelerin, doktorların bolca olduğu ve büyük bir devlet hastanesinin bulunduğu bir sahne ekler. Hatta filmdeki hastane Sivrialan Devlet Hastanesi adını alır. Halbuki böyle bir hastane o yıllarda yoktur. Bu arada filmdeki doktorlar "Artık köyümüzde çiçek hastalığı olmayacak" diye konuşturulur. Yine filmde Veysel'in bir tarlada yürüme sahnesi vardır. Fonda buğdaylar görülmektedir ama kurul "30 santimlik buğday çekmişsiniz. Sanki ülkemizde tarım çok geriymiş gibi bir anlam çıkar. Bu sahneyi de çıkarın." der. Yerine, Amerikan filmlerinden alınmış 1 metre uzunluğunda buğdayların göründüğü ve 5-10 tane biçerdöver makinesinin bulunduğu bir sahne eklerler. Filmde köy kadınlarından biri çıplak ayakla dolaşmaktadır. Kurul, "Türk insanı çıplak ayakla dolaşmaz." diye bu sahneyi de çıkarır. Sonunda film bambaşka bir hale gelir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...