william shakespeare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
william shakespeare etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2022 Cuma

Ocak Ayında Okuduklarım (2022)

Geçen yıl aralık ayında okuma hedefimi tutturacağım diye deli gibi kitap oyunca bu seneye yavaş başlamak istedim. Çok okuyacağım diye kendimi zorlamadım. Bu nedenle ocak ayında sadece üç kitap okudum. Neyse ki diğer aylarda eski tempoma döndüm.

22 Şubat 2022 Salı

Alıntılar #14

Herkese merhaba. Son zamanlarda okuduğum kitapların hoşuma giden alıntılarını bloğuma yazıyorum. Blogda yazılacak çok kitap biriktiği için hepsinin yorumunu yazamayacağım. Bazı kitapların alıntılarını yazmakla yetineceğim yoksa işin altından kalkamayacağım. Alıntılar size kitapla ilgili bir fikir verir. Eğer içlerinde merak ettiğiniz varsa sorabilirsiniz, kısaca ne düşündüğümü söylerim.

22 Ocak 2022 Cumartesi

Alıntılar #13

Herkese merhaba. Son zamanlarda okuduğum kitapların hoşuma giden alıntılarını bloğuma yazıyorum. Blogda yazılacak çok kitap biriktiği için hepsinin yorumunu yazamayacağım. Bazı kitapların alıntılarını yazmakla yetineceğim yoksa işin altından kalkamayacağım. Alıntılar size kitapla ilgili bir fikir verir. Eğer içlerinde merak ettiğiniz varsa sorabilirsiniz, kısaca ne düşündüğümü söylerim.

19 Aralık 2021 Pazar

Alıntılar #12

Herkese merhaba. Son zamanlarda okuduğum kitapların hoşuma giden alıntılarını bloğuma yazıyorum. Blogda yazılacak çok kitap biriktiği için hepsinin yorumunu yazamayacağım. Bazı kitapların alıntılarını yazmakla yetineceğim yoksa işin altından kalkamayacağım. Alıntılar size kitapla ilgili bir fikir verir. Eğer içlerinde merak ettiğiniz varsa sorabilirsiniz, kısaca ne düşündüğümü söylerim.

11 Haziran 2021 Cuma

Alıntılar #7 (#kom2021)

Herkese merhaba. Son zamanlarda okuduğum kitapların hoşuma giden alıntılarını bloğuma yazıyorum. Alıntılar belki size kitapla ilgili bir fikir verir. Eğer içlerinde merak ettiğiniz varsa sorabilirsiniz, kısaca ne düşündüğümü söylerim.

Oğuz Atay-Eylembilim

24 Nisan 2021 Cumartesi

Ocak Ayında Okuduğum Kitaplar (2021)


Amelie Nothomb-Acıyla Çarp Kalbim
Amelie Nothomb, Acıyla Çarp Kalbim, Turkuaz Kitap, Çevirmen: Ayşe Ece, 127 Sayfa, 1. Baskı, 2019


Amelie Nothomb-Acıyla Çarp Kalbim

Bu kitabı sevgili Eren’in bloğunda görmüştüm. Onun yorumunu buradan okuyabilirsiniz. Kitabı merak ederek okuma listeme ekledim ama ne zaman sıra geleceğini bilmiyordum. Şansıma Ukitap sitesinde bu kitabı takasla alma şansım oldu. Aldığım gibi de okudum.

Yazar 127 sayfada 35 yıllık bir süreyi anlatmış. O kadar akıcı yazmış ki insan kitabı elinden bırakmak istemiyor, bir oturuşta okumak istiyor. Eğer vaktiniz varsa bu şekilde bitirebilirsiniz kitabı.

Kitapta iki farklı anne kız ilişkisi anlatılıyor. Kitaptaki bütün kişiler o kadar iyi betimlenmiş ki, hepsi de çok gerçekçi geldi. Gerçekten yaşayan insanlar gibi. Sayfalarca betimleme yok ama karakterleri okurken hemen tanıyorsun. Çevrende onlara benzeyen örnekler geliyor aklına.

Kitapta hiç kimsenin tek yönlü olmamasını da sevdim. Hani kötü eserlerde karakterler ya tamamen iyi ya tamamen kötüdür ya, burada öyle değil. Herkes gri. Hatta bütün karakterlerin psikolojilerinde derin yaralar var. Psikolojiyla ilgilenenler karakterlerden sayfalarca yorum çıkarabilirler.

Kitabın ismi kitapta da geçiyordu. Bir şarkıdan almış yazar.

Sonuç olarak ben bu kitabı çok sevdim. Eren önermeseydi büyük ihtimalle gözümden kaçardı. Bu yüzden iyi ki bloglar var, iyi ki güzel kitap öneren bloggerlar var diyorum 😍

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Marie’ye mutlu olmak yetmiyordu, mutluluğunu kendisi kadar ayrıcalıklı bulmadığı insanlara göstermek istiyordu.

2. Başkalarına karşı düşünceli ve nazik olma erdemine sahip olmadığı için böylesine acımasız bir kadındı.

3. “Küçümsemenizi tutumlu kullanın çünkü ona ihtiyacı olanların sayısı çok fazladır.” Chateaubriand

4. “Acıyla çarp kalbim, deha sende çünkü.” Alfred de Musset

9 Kasım 2020 Pazartesi

Mart Ayında Okuduklarım (2020)

 

Mart Ayında Okuduklarım (2020)

Herkese merhaba. Bu yıl okuduğum kitapların yorumlarını kısa kısa da olsa bloğuma girmeye devam ediyorum. Bu sene ekim ayından sonra en çok kitap okuduğum ay mart ayı oldu. Martta altı kitap okumuşum. Bu kitaplardan hoşuma giden alıntıların hepsini yazdığım için uzun bir yazı oldu. Bu yüzden kitaplar hakkındaki görüşlerimi kısa tutacağım.

Reşat Nuri Güntekin-Tanrı Misafiri

Tanrı Misafiri yazarın öykülerinin olduğu bir kitap. Reşat Nuri’yi ve romanlarını oldum olası sevmişimdir ama onun ne kadar iyi bir öykücü olduğunu birkaç yıl önce keşfetmiştim. Leyla ile Mecnun kitabı da öykülerinden oluşuyordu. O kitabı okurken aldığım tat hâlâ aklımda. Bu yüzden yazarın elimde okunmamış romanları varken tercihimi öykü kitabından yana kullandım. Yine çok güzel bir kitap okumuş oldum. Özellikle kitaba ismini veren öykü yıllar geçse de unutulmayacak cinsten. Yazarı ve öykülerini henüz keşfetmemiş kişiler varsa bu kitabı kaçırmasınlar.

Ferit Edgü-Do Sesi

Ferit Edgü ve öykülerini seviyorum. İnce oldukları ve çabuk okundukları için eğer elimde yazarın kitabı varsa hiç bekletmem, hemen okurum. Yıl sonuna doğru okuma hedefinize ulaşmada zorluk çekiyorsanız ilk tercihiniz Ferit Edgü olmalı.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Beni, öldüğünde “yatacağı” mezarı ziyarete götürmüştü.

Mezarcıya, mezarın üstünü örten kalasları kaldırmasını söyledi.

Baktım: mezarın dört duvarı mermerle kaplı, dibi ise nemli toprak.

Niçin mezarın dibini de mermerle kaplatmadığını sordum.

Ama o zaman çok üşürdüm, dedi.

2. Senin, benden uzakta, o uzaklarda,

Bensiz, ben yanında olmadan,

Ben senin sesini duymadan,

Sesimi sana duyurmadan,

Çok acı çektiğini düşünmüşümdür.

Bana gelince, diye cevapladı o, çok acı çektiğimi söyleyemem.

Ama çok üşüdüm.

Karakış.

Ne kömür vardı ne odun. Hatta tezek bile.

3. Ah! Ne güzel bir gün

Dur, daha gün batmadan

Böyle bir şey söyleme.

Ayşe Ayhan-Üç Yapraklı Yonca

İnstagram’dan tanıdığım Ayşe Ayhan’ın ilk kitabı Aşk Nerede’yi dört sene önce okumuş ve bloğumda paylaşmıştım. İkinci kitabı Üç Yapraklı Yonca’yı mart ayında okudum ve ilk kitabını göre çok daha başarılı buldum. Yazarın tecrübe kazandığı ve kaleminin iyileştiği net şekilde belli oluyor. Romantik tarzda kitaplar okumak isteyenler için güzel bir tercih olabilir.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Barmenler ve kuaförler… En çok dert dinleyen mesleklermiş. Psikologlardan bile fazla. İnanabiliyor musunuz?

2. Nilgün’ü yüzde doksan varlığı ve karakteri için seviyorsam yüzde on da kuaför olduğu için seviyordum. Gerçekten insanın bir tane kuaför arkadaşı olmalıydı. Dişçisi gibi, aile doktoru gibi hayatta vazgeçilmez bir kuaför tanıdığı olması o kişinin hayatının kurtulması anlamına geliyordu bence.

William Shakespeare-Kral Lear

Fazla söze gerek yok. Shakespeare en sevdiğim yazarlardan biri. Kral Lear da yazarın en iyi kitaplarından biri. İnsan gerçekten hayret ediyor: Yüzyıllar geçse de farklı ülkelerde yaşasak da insanoğlu hep aynı dertlerden mustarip.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Zaman ikiyüzlülüğün gizlediğini

Nasıl olsa bir gün ortaya çıkarır.

2. Kulağını aç, amca:

Varını yoğunu herkese dağıtma,

Bildiğinin hepsini dökme ortaya,

Sahip olduğunun tümünü kaptırma,

Bir ata sahipsen yaya yürüyüp yorulma,

Sana her söylenene inanma,

Kazandığın parayı tek zara yatırma,

İçkiyle kadına kulak asma,

Kendi evinde kal, avare olma dışarıda,

Böylece bire yirmi alırsın, sonunda sen kazanırsın.

3. Göze iyi görünür kötü kişiler

Daha kötüleri varsa eğer

En kötü olmamak da

Bir bakıma övgüye değer

4. Kent: Terzi makasından çıkmış herif.

Cornwall: Ne garip adamsın sen! Terzi makasından çıkmış ha!

Kent: Evet, terzi makasından çıkmış çünkü ne bir heykeltıraş ne bir ressam sanatlarında iki saatlik bir deneyimleri bile olsaydı bu kadar kötüsünü yapamazlardı.

5. Burnunun her iki yanında birer gözü olsun da kokusunu alamadığı şeyleri görsün diye.

6. Kurdun evcilliğine, atın sağlığına, delikanlının aşkına, o…punun sözüne inanan delidir.

7. Görünüşte arkandan gelen

Çıkarı için hizmet eden

Toz olur gökyüzü kararınca

Seni bırakır ayazda

8. Talih, o usta o…pu

Almaz yatağına yoksulu

9. Çullar giyen babaya

Evladı kör kör bakar

Parası bol olana

Evladı sevgiyle akar

10. Keder, ona yakıştığı kadar başkalarına da yakışsaydı,

Herkesin peşinden koşacağı değerli bir şey olurdu.

11. Varlık, çoğu zaman aşırı güven veriyor herkese,

Oysa yokluk, düşkünlük yararlı oluyor bizlere.

12. Hayat o kadar tatlı ki!

Her an ölüm acısıyla bin kez ölürüz de

Göze alamayız hemen ölmeyi

Erich Kastner-Kuafördeki Domuz ve Başka Öyküler

Geçen yıllarda öğrencilerimle yazarın Uçan Sınıf kitabını okumuş ve çok sevmiştik. Buradan okuyabilirsiniz. Bu kitabı Kitap Yurdu’nda üç liraya bulunca okumak istedim. Kitapta geçen öyküleri şu an hatırlayamıyorum ama bir öyküde Uçan Sınıf kahramanları vardı. Onları tekrar okumak hoşuma gitmişti. Eski dostlarımı görmüş gibi hissettim.

Sabahattin Ali-Markopaşa Yazıları ve Ötekiler

Sabahattin Ali’den okumadığım tek kitabı da okudum ve yazarın külliyatını bitirmiş oldum. Kitapta yazarın Markopaşa dergisinde çıkan yazıları toplanmış. Yazarın romanları çok seviliyor ve çok okunuyor. Yazarın düşüncelerini merak ediyorsanız eğer bu kitabını okuyabilirsiniz.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Sanatkâra refah en az vaat edilebilen bir şeydir.

2. –Sizce son çeyrek asır içinde neşredilen edebi eserlerimiz arasında en güzelleri hangileridir?

-Halide Edip’in, Reşat Nuri’nin ve mistik olmadığı müddetçe Yakup Kadri’nin eserleri, Nazım Hikmet’in şiirleri.

3. Bir memleketin ordusu bozuk olabilir, harbe girmedikçe bu, meydana çıkmaz; maarifi(eğitimi) bozuk olabilir, bunun acısı da ancak aradan bir nesillik zaman geçince kendini gösterir; iktisadiyatı bozuksa millet uzun seneler süren bir sefalet içinde sürüklenir gider. Ama bir memlekette adalet bozulursa, halk adalete inanmamaya başlarsa, anarşi hemen kendini gösterir; herkes hakkını kendi aramaya kalkar ve o insan cemiyeti derhal dağılmaya, batmaya mahkumdur.

4. Yalancının en büyük azabı, sözlerine kimsenin inanmaması değil, kendisinin kimseye inanmaması imiş.

5. Çünkü bir memlekete girip yerleşen yabancı sermayeyi çıkarıp atmanın, yabancı orduları sürüp denize dökmekten çok daha güç olduğunu biz Osmanlı İmparatorluğu’nun mirasçıları herkesten iyi biliriz.

6. Kimde ne yoksa onun lafını çok eder.

7. Son devir dünya edebiyatında şöhretleri kendi memleket hudutlarını aşmış ve dehaları sağken teslim edilmiş birkaç isim söylemek istenirse aklımıza evvela şu dört isim gelecektir: Bernard Shaw, Rabindranath Tagore, Maksim Gorki, Knut Hamsun.

Sizin bu kitaplar arasında okuduklarınız var mı? Beğendikleriniz, beğenmedikleriniz? Okumak istedikleriniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...