nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nazım hikmet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Eylül 2020 Çarşamba
26 Haziran 2018 Salı
Kısa Kısa Kitap Yorumları (#4)
Bu
sene kitap okuma hızım maşallah çok iyi. Öyle olunca sürekli bloguma yazılacak kitap
yorumları oluyor. Buna bir de geçen seneden kalan yorumları ekleyin. Evet,
geçen sene okuduğum kitaplardan hâlâ bloguma yazmadıklarım var 🙈 Baktım başa
çıkamayacağım bu ay kısa kısa da olsa hepsi hakkında fikrimi yazayım, birikmiş
yorumları temizleyeyim, yeni okuduklarımın yorumlarını geciktirmeden girerim
dedim. Başka türlü olmayacak çünkü. Kitabı okuduğum zaman neler yazacağımla
ilgili bir sürü fikrim varken yorumu geciktirdikçe aklımda kalan tek şey sevip
sevmediğim oluyor. Bu nedenle bu başlık altındaki yorumlarım pek detaylı
olmayacak maalesef.
Bu
yazımda klasikleri yorumladım.
Etiketler:
altını çizdiklerim,
dünya klasikleri,
iş bankası yayınları,
kitap,
mektup,
nazım hikmet,
öykü,
robert louis stevenson,
sabahattin ali,
stefan zweig,
yapı kredi yayınları,
yaşar kemal
26 Haziran 2016 Pazar
ORHAN KEMAL – NAZIM HİKMET’LE 3,5 YIL
Bu
kitabı okuyalı aylar oldu ama bloguma yazısını yeni yazabiliyorum. Çok sevdiğim,
beğendiğim ve hakkında söyleyecek çok şeyim olduğu için yazmayı hep erteledim. Kısmet
bugüneymiş.
Orhan
Kemal, Nazım Hikmet’le hapishanede beraber yattığı 3,5 yılı anlatmış bu
kitapta. Ben iki ismin aynı hapishanede yattığını bilmiyordum, bu kitapla
öğrendim. Daha pek çok şey öğrendim kitaptan. Mesela Orhan Kemal’in, daha
tanımadan Nazım Hikmet’e hayran olduğunu, onun hapishaneye geleceğini öğrenince
çok heyecanlandığını öğrendim. Bakın onunla ilgili neler söylüyor yazar:
1. –Şiir okurken duydun mu sen hiç?
-Duydum. O okurken insanın yüzü dalga
dalga olur. Hem biliyor musun, ağlayan bir çocuğu kucağına alsa, çocuk
susuverirmiş.
2. “Nazım
Hikmet’i az önce getirdiler.” Her zamanki gibi kalemde ve sabıka defterlerinin
başındaydım. Kalemimin elimden düştüğünü hatırlıyorum.
3. Demek o
da bizim gibi herhangi bir insandı,
şiirden gayri şeyler, fani şeyler de düşünebilir, bavulu, sepeti olabilirdi?
Nazım
Hikmet hapishaneye geldiğinde yalnız kalmayı sevmediği için Orhan Kemal’le
kalmak için idareden izin ister. “Hayal
bile edemezsiniz nasıl nefret ederim yalnızlıktan. Bir tek satır yazamam,
çıldırırım.” der.
Etiketler:
altını çizdiklerim,
anı,
everest yayınları,
kitap,
nazım hikmet,
nazım hikmet'le üç buçuk yıl,
orhan kemal,
sule uzundere,
sule uzundere blog,
şule uzundere blog
27 Mart 2016 Pazar
SUNAY AKIN – İSTANBUL’UN NAZIM PLANI
Blogumu
düzenli takip edenlerin bildiği gibi normalde okuduğum kitapları ayda bir toplu
olarak yazarım ama bu kitaptan o kadar çok alıntı yazdım ki diğer kitaplarla
birleşince çok uzun bir yazı olacaktı. Ben de ayrı yazmaya karar verdim.
Sunay
Akın’dan daha önce sadece Bir Çift Ayakkabı kitabını okumuştum (Kitapla ilgili
yorumumu buradan okuyabilirsiniz). Kitapta ayakkabılarla ilgili farklı
dönemlerden, milletlerden ve kişilerden ilginç anılar anlatılıyordu. Kitabı
severek okumuştum. İstanbul’un Nazım Planı’nda ise Nazım Hikmet, şairler, Kız
Kulesi ve İstanbul’la ilgili güzel yazılar okuyoruz.