8 Temmuz 2022 Cuma
22 Nisan 2022 Cuma
Mart Ayında Okuduklarım (2022)
Herkese merhaba. Mart ayında okuduğum altı kitabı kısaca yorumladım ve hoşuma giden cümleleri yazdım.
![]() |
Zülfü Livaneli, Rüzgârlar Hep Gençtir, Dex Yayınları, 208
Sayfa, 1. Baskı, 2019. |
Zülfü Livaneli-Rüzgârlar Hep Gençtir
Bu kitabı Sevgili Tozlu Hayaller Kütüphanesi hediye etti. Livaneli’yi çok sevdiğim için benim de okuma listemdeydi. Eğer
kitabı para verip alsaydım üzülürdüm çünkü arka kapaktaki şu yazıyı görmemişim:
“Zülfü Livaneli, Sevdalım Hayat kitabında yer alan anılarını genç yürekler için
bir kez daha kaleme aldı.” Ben yazarın Sevdalım Hayat kitabını zaten okudum ve burada yorumladım. O kitabı okuyanların Rüzgârlar Hep Gençtir’i okumasına gerek
yok. Ben elimde olduğu için okudum.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Ortaokula giderken elime ne geçerse okuyordum ama beni en çok etkileyen
yazarlar Hemingway, Jack London, John Steinbeck gibi Amerikan romancılarıydı.
2. Hayalleriniz, onları unutmazsanız mutlaka bir
gün gerçekleşir.
3. Eğer Batı demokrasilerinde olduğu gibi ana sağ
ve ana sol akım iki büyük nehir gibi aksaydı insanlar bugün olduğu gibi etnik
ve dini bölünmelere uğramayacaklardı.
Çünkü o zamanlar (80’ler) sol ve sağ
hareketlerin içinde Türk, Kürt, Ermeni, Rum herkes yer alıyor ve kimse
birbirinden farklı olduğunu düşünmüyordu. Bu insanları büyük politik
kimliklerinden ayırıp daha alt gruplara bölenler, sözüm ona Türkiye’nin birlik
ve bütünlüğünü sağlamak için yola çıktıklarına inananlar oldu.
4. Sanatta ve yaşamda alçakgönüllülük kadar büyük
bir erdem yok.
5. Dünyaya gelmek ve var olmak bir mucizedir ama
insanların çoğu bunu düşünmez.
Dünyaya gelmiş olmalarını ve varoluşlarını çok
doğal karşılar ve bunun sayılamayacak kadar çok parametrenin kesişmesiyle
oluştuğunu akıllarına getirmezler.
![]() |
Samipaşazâde Sezai, Küçük Şeyler, Türkiye İş Bankası Yayınları, 74 Sayfa, 6. Baskı, 2019. |
Samipaşazâde Sezai-Küçük Şeyler
Yazarın kısacık öykülerinin toplandığı kısacık
bir kitap. Bir saatte bitirebilirsiniz. Günümüzden bakınca çok doyurucu değil
ama yazıldığı dönem için başarılı ve yenilikçi. Özellikle aynı metnin Osmanlıca
ve Türkçe yazıldığı sayfalar etkileyiciydi.
Kitabın kapağı çok güzel ve içerisindeki bir
öyküyle de çok uyumlu.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Bu kibirli, vefasız, kendini bilme hayvanların (kediler) kadınlar
elbette taraftarı olur! Zaten kedi, kadındır.
2. Ah kadınlar! Anlaşılmaz bir muamma… Bazen
vahşet ve şiddeti zayıf okşayışlara, küçük iyiliklere tercih ederler.
3. Ah, ne alçak gönüllerimiz var! Nefrete neden olması gereken olayların sevgiyi öldürememesi ne acıdır.
![]() |
Yelda Cumalıoğlu, Aşk olsun, Destek Yayınları, 280 Sayfa,
1. Baskı, 2013. |
Yelda Cumalıoğlu-Aşkolsun
On sayfa okudum ve bana yetti. Diğer sayfaları
hızlıca, göz atarak okudum. Sevene saygı duyarım ama bana sorarsanız uzak
durun.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Yaşlanmak doğanın kanunu, paslanmak ise insanın ayıbı.
![]() |
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, Hayatı Uzatmanın Sırları, Hayy Kitap, 301 Sayfa, 3. Baskı, 2013. |
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu-Hayatı Uzatmanın
Sırları
Hayal kırıklığı. Hayy Kitap’ın sağlık konulu kitapları meşhurdur. Bu, içlerinde en zayıf ve yetersiz olanı olmuş. Bunu okuyacağınıza Karatay Diyeti, 30 Günde 10 Yıl ya da Taş Devri Diyeti kitaplarını öneririm. Onlardan daha çok şey öğrenebilirsiniz.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. “20’li yaşlarımızda aşktan söz ederiz
30’larımızda çocuklarımızdan
40’larda sağlıktan
50’lerde hastalıktan
Oysa 20’lerden itibaren sağlıktan söz etmemiz
gerek;
60’larda hâlâ aşktan dem vurabilmek için.” Can
Dündar
2. İlişkilerinizi gözden geçirin ve yaşamınızdaki
dağınıklığı azaltmanın bir yolunu bulun. Sosyal bağlarınızı güçlendirin,
çoğalın, kalabalıklaşın. Mc. Arthur Başarılı Yaşlanma Çalışması, sosyal bağları
güçlü olanların daha yalnız yaşam sürenlerden %20 daha uzun yaşadıklarını
gösterdi.
3. Sizi sıkan, üzen, size yük olan, sizi
paçalarınızdan aşağı doğru çeken, canınızı sıkan ilişkileri sürdürmeye
çalışmayın.
4. “Ne zaman yaşlıyız?” sorusunun farklı pek çok
cevabı var ama benim en çok hoşlandığım “Yapacak bir şeyiniz kalmadığı zaman!”
cümlesiyle başlayanıdır. “Sağlıklı ve formda kalmak isteyen meşgul insanların
yaşlanmak gibi kötü bir alışkanlığı edinecek zamanları pek yoktur.” diyen her
kimse bence çok haklı.
![]() |
Garson O’toole, O Laf Hemingway’in Değil, Karakarga
Yayınları, Çevirmen: Burcu Üyken, 371 Sayfa, 1. Baskı, 2018. |
Garson O’toole-O Laf Hemingway’in Değil
Bu kitabı Sevgili Handan’ın bloğunda görmüştüm. Fuarda
beş liraya bulunca hemen aldım. Yazar, internet sitesinde ünlü özdeyişlerin
kökenlerinin izini sürüyormuş, onları bu kitapta toplamış. Hani şu uzun zamandır defalarca duyduğumuz ama
aslında ilk olarak kimin söylediğini bilmediğimiz sözler. Aşağıda incelenen
bazı sözleri yazdım. Çoğu size tanıdık gelecektir:
*Aptallar bile krizle baş edebilir, insanı asıl
tüketen günlük yaşantının kendisidir.
*Arkamızda kalan ve önümüzde duran meseleler, içimizde
bulunanlara göre küçük meselelerdir.
*Bir adama bir balık verirsen onu bir gün, balık
tutmayı öğretirsen bir ömür boyu doyurursun.
*Birilerini seviyorsan serbest bırak. Geri dönerlerse
senindir.
* Büyük güç, büyük sorumluluk gerektirir.
*Çok hızlıyımdır, yatak odamda ışığın düğmesine
basarım, daha oda kararmadan yatağa girerim.
*Dans edenler, müziği duyamayanlarca deli gibi
görünürler.
*Değişimin sırrı, enerjini eskiyle kavga etmeye değil,
yeniyi inşa etmeye harcamaktır.
*Deha; %1 ilham, %99 terdir.
*Dünyayı atalarımızdan miras almadık, çocuklarımızdan
ödünç aldık.
*Edepli kadınlar nadiren tarih yazar.
*Eğer bir adamın nasıl bir adam olduğunu bilmek
istiyorsan altlarına nasıl davrandığına bak.
*Eğer sahip olduğun tek alet çekiçse her sorun sana
çivi gibi görünür.
*Eğlenerek harcadığın zaman, harcanmış değildir.
*Hayat; sen başka planlar yaparken başına gelenlerdir.
*Hayat, varılacak bir nokta değil yolculuğun
kendisidir.
*Her büyük servetin arkasında bir suç vardır.
*İnsanların senin hakkındaki düşüncelerini, seni ne
kadar az düşündüklerini anlayınca daha az umursayacaksın.
*İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.
*Kimse sizi, sizin izniniz olmadan değersiz
hissettiremez.
*Korkunç bir şekilde görüldü ki teknolojimiz,
insanlığımızı geçti.
*Mesele; bana kimin müsaade edeceği değil, beni kimin
durduracağıdır.
*Muhteşem icat ama bunu kim kullanmak ister ki?
*Nazik ol; tanıştığın herkes zor bir mücadelenin
içinde.
*Para; aşkı satın alamaz ama pazarlık gücünü artırır.
*Satılık bebek ayakkabıları: Hiç giyilmedi.
*Sessiz kalıp aptal sayılmak, konuşup tüm şüpheleri
yok etmekten iyidir.
*Sevdiğin bir iş seç, böylece hayatın boyunca bir gün
bile çalışmak zorunda kalmazsın.
*Şeytanın zaferi için gereken tek şey, iyi insanların
hiçbir şey yapmamasıdır.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. “Başarının
%80’i piyasa yapmaktan geçer.” Woody Allen
![]() |
Robert
Schnakenberg, Büyük Yazarların Gizli Hayatları, Domingo Yayınları, Çevirmen:
Duygu Akın, İllüstrasyonlar: Mario, Zucca, 304 Sayfa, 5. Baskı, 2021. |
Robert
Schnakenberg-Büyük Yazarların Gizli Hayatları
Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım.
Tıklayarak okuyabilirsiniz.
Bu
kitaplar arasında okuduklarınız var mı? Okumak istedikleriniz? Merak
ettikleriniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere.
26 Mart 2018 Pazartesi
10 Aralık 2017 Pazar
11 Eylül 2017 Pazartesi
19 Ağustos 2017 Cumartesi
TEMMUZ AYINDA OKUDUKLARIM (2017)
17 Haziran 2017 Cumartesi
MAYIS AYINDA OKUDUKLARIM (2017)
16 Haziran 2017 Cuma
23 Mayıs 2017 Salı
MART AYINDA OKUDUKLARIM (2017)
9 Aralık 2016 Cuma
18 Ekim 2016 Salı
2 Ekim 2016 Pazar
27 Temmuz 2016 Çarşamba
Mid-Year Book Freakout: 2016 Edition (Mimlendim #12)
24 Temmuz 2016 Pazar
PAZAR 6’LISI: ALIŞVERİŞ SEPETİMDEKİ 6 KİTAP
7 Haziran 2016 Salı
MAYIS AYINDA OKUDUKLARIM (2016)
1 Şubat 2016 Pazartesi
MİMLENDİM #5 YAYINEVİ MİMİ
28 Aralık 2015 Pazartesi
KASIM OKUMALARI (2015)
27 Aralık 2015 Pazar
PAZAR 6’LISI : BU YIL OKUDUĞUM EN GÜZEL KİTAPLAR
11 Temmuz 2015 Cumartesi
HAZİRAN AYINDA OKUDUKLARIM (2015)
9 Şubat 2015 Pazartesi
EDEBİYAT MUTLULUKTUR (ZÜLFÜ LİVANELİ)
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. İnsan istediğini yapabilir ama istediğini isteyemez. ( Schopenhauer)
2. Kapitalizmin kafa karıştırıcı ürün pazarlama tekniklerinden kurtulmanın tek yolu, kendi okuma zevkinize güvenmektir.
3. En eski (ve hâlâ çalışır durumda olan) yayınevimiz 100 yılı aşkın bir süredir nitelikli kitaplar yayımlayan Remzi Kitabevi'dir.
4. Farklı görünme çabası sıradanlığın göstergesi değil midir? Gerçekten farklı olan bir kişi, neden farklı olduğunu kanıtlamaya uğraşsın?
5. "En iyi üslup, zabıt katibinin üslubudur." (Stendhal)
6. Kan her şeyi kirletir, en kutsal amaçları bile.
7. İnsan soyunun en korkunç eylemi öldürmek, en kötü huyu ise alışmak.
8. "Sadece müzikten anlayan, müzikten hiçbir şey anlamaz." (Hans Eisler)
9. "Bir yazarın başarısı, göze aldığı başarısızlıkla ölçülür." (Faulkner)
10. Halk kültürümüzde de düşünme eylemini öven bir tek söz yoktur ama tersi örneklere bol bol rastlanır.
"Nasrettin Hoca'nın hindisi gibi düşünmek" deyiminin yanına "Düşün düşün, boktur işin", "Karadeniz'de gemileri batmış gibi düşünmek", "ayağını sıcak, başını serin tutmak" ve "derin düşünmemek" gibi birçok halk sözünü koyabiliriz.
Böylece insanoğlunun en soylu eylemlerinden birisi olan düşünmek, bu toprakların geleneğinde yararsız, gereksiz hatta tehlikeli ilan edilmiş.
Böyle bir çorak toprakta "deneme" türünün gelişmesine olanak yoktu ve olamadı.
11. "Çeviri kadın gibidir; güzeli sadık olmaz, sadığı güzel olmaz." (Rus sözü)
12. Oysa kültür vücutta kan gibidir. Dışarıdan bakınca görünmez ama onsuz yaşam olmaz.
13. "Çok düşman çok şeref demektir." (Alman sözü)
14. Hz. Muhammed'e namaz kılarken saldıran bir yılanı alt eden kedinin sırtını okşadığı da anlatılanlar arasında. Bu yüzden kediler sırtüstü yere düşmezmiş.
15. Eski Amerikan başkanlarından Abraham Lincoln'e "Bir insanın ideal bacak boyu ne kadar olmalıdır?" diye sorduklarında yalın bir cevap vermiş. "Yere ulaşmaya yetecek kadar."
16. "Benim mecbur olduğumu fark etti / Zalım garaz etti, kaçtı gelmedi (Karacaoğlan)
17. Zaten zeki insanlar kurnaz olmaz, kurnazlar da zeki. Bu iki kavram arasında kesin bir zıtlık vardır. Einstein de kurnaz değildir, Mevlana da, Nietzsche de, Hz. İsa da. Herhangi bir şark kurnazı, bu büyük insanları iki dakikada kandırmayı başarabilir; çünkü hem küçük hesaplara akılları ermez onların, hem de insanlıkla ilgili yüksek düşünceleri bu derece alçalmayı kavrayamaz.
Zeka, rüyaları olan büyük insanlara, kurnazlık ise "köşeyi dönmeye çalışan" küçük insanlara özgüdür.