Son bir senede
okuduğum kitaplardan bazıları, yorumlarım ve altını çizdiğim cümleler şunlar:
ercan kesal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ercan kesal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Haziran 2019 Pazar
Neler Okudum Neler #3
Etiketler:
altını çizdiklerim,
brenda joyce,
dex yayınları,
epsilon yayınları,
ercan kesal,
historical,
iletişim yayıncılık,
ithaki yayınları,
jack london,
kitap,
pegasus yayınları,
roman,
sabrina jeffries
27 Aralık 2015 Pazar
PAZAR 6’LISI : BU YIL OKUDUĞUM EN GÜZEL KİTAPLAR
Herkese
merhaba. Yılın son Pazar 6’lısı yazısını yazıyorum. Bu haftanın konusu, 2015
yılında okuduğumuz en güzel 6 kitap ama ben bu haftalık kuralı bozup 6 kitap
değil 10 kitap yazacağım. Hem okuduğum kitaplar içinde altısını seçmem çok zor
olurdu hem de önümüzdeki günlerde bu yıl izlediğim en iyi on filmi yazacağım
için ikisinin sayısı eşit olsun dedim.
Aşağıdaki
kitaplarda okumadıklarınız varsa hepsini gönül rahatlığıyla tavsiye ettiğimi
bilin. Listemde herkese göre bir kitap var diye düşünüyorum çünkü içlerinde
polisiye, komedi, aşk ve dram türünde kitaplar mevcut. Kitapları okuduğum
sıraya göre yazacağım. En sevdiklerimi seçmek benim için yeteri kadar zordu bir
de onları sıralamama beklemeyin benden J
Etiketler:
2015,
david nicholls,
ercan kesal,
george orwell,
Hande Altaylı,
kitap,
kitap listesi,
liste,
murat menteş,
orhan kemal,
pazar 6lısı,
sandra brown,
selçuk aydemir,
stefan zweig,
zülfü livaneli
5 Ekim 2015 Pazartesi
AĞUSTOS AYINDA OKUDUKLARIM (2015)
Herkese merhaba. Ekim ayına gelmişiz ağustos ne alaka diye düşünebilirsiniz. Ben birazcık yoğunluktan çokça tembellikten son iki aydır okuduğum kitapları bloguma yazamadım. Artık daha fazla ertelemeyeyim dedim.
Ağustos
ayında 6 kitap okumuşum. Bir yaz ayına göre benim için çok iyi bir sonuç. Yazın
okuma oranım neredeyse eksilere düşer de. Bu ay gene iyi okumuşum. Gelelim
okuduğum kitaplara:
AMİN MAALOUF
– UZAKTAN AŞK ve ADRİANA MATER
Amin
Maalouf’un bu iki kitabını beraber yazmak istedim. Libretto diye bir tür duymuş
muydunuz? Ben ilk kez bu kitaplarda duydum. Libretto; opera, operet, bale,
müzikal gibi müziksel sahne eserlerinin metinlerine verilen isimmiş. Bir kelime
daha öğrenmiş oldum. :-)
Amin
maalouf’un biri 76 diğeri 89 sayfalık bu iki kitabı bir oturuşta bitirilecek
türden. Hatta ben ikisini bir gecede arka arkaya okumuştum. Çabuk okunmasına
karşın akılda kalıcı hikayeler. Tavsiye ederim.
Uzaktan
Aşk için notum: 8/10
Adriana
Mater için notum: 7/10
ALTINI
ÇİZDİKLERİM (UZAKTAN AŞK):
1.İnsan
birine “Sen delisin.” dedi mi, bunu gerçekten düşünmediği içindir. Deli
olduğunu düşünsen gizlice acımakla yetinirsin.
2.Clemence,
o yüce gönüllü deniz kapanacak artık önümde, ayaklarımı ıslatmadan geçebilmem
için, soluk aldığın ülkeye.
İLHAMİ ALGÖR
– FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU
Bu
kitabın adını ilk kez Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları’nın oynadığı
filmle duydum. Filmi izlemeden kitabını okumak istedim. Kitap 65 sayfalık ince
bir kitap. Hatta kitabın ilk sayfalarını ve içindeki birkaç resmi de
çıkarırsanız daha da ince. Yine de öyle bir oturuşta okunacak kadar basit bir
kitap değil. Okurken dikkat gerektiriyor çünkü farklı bir dili var ve
çoğunlukla bir adamın kafasının içindekileri okuyoruz. Açıkçası ben kitabı çok
beğenmedim. Bunda beklentimin farklı olması da bir neden olabilir. Ben Arif ile
Müzeyyen’in ilişkisini okuyacağımı düşünmüştüm ama kitabın %90’ı hatta belki
daha fazlası Arif’in düşüncelerinden oluşuyor. Müzeyyen doğru dürüst konuşmuyor
bile. Bu da benim çok hoşuma gitmedi.
Kitabı
beğenmediğim için normalde filmini de merak edip izlemezdim ama bu kitabın
filmini izleyeceğim çünkü 65 sayfalık ve %90’ı karakterin zihninden geçenlerden
oluşan bu kitabı beyaz perdeye nasıl uyarladıklarını cidden çok merak ediyorum.
Fakat
Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku için notum: 6/10
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1.Bir
şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman
kafamı karıştırırdı.
2.Bir
şeyleri hissediyor ama reddediyordum. “Bana öyle geliyor.”du. Bir tarafım haklı
olduğumu söylüyor, diğer tarafım “Sana öyle geliyor.” diyordu.
3.Sokağa
bir ad verir, tabelayı uygun bir evin dış duvarına asardınız. Tabelada “Ayak
sesleriniz de olmasa var olmadığınıza sizi neredeyse inandıracak bakışlar
sokağı” yazardı.
4.Ses
tonlarına takılırdım. Sesler her şeyi söylerdi.
5.Sevmenin
kendisini ya da seven hâli ile kendini seviyor.
EMMA
CHASE – KARMAKARIŞIK
Geldik
bu ayımı neşelendiren kitaba. :-) İçinde erotizm olan kitapları
okumayı seviyorum. Hele bir de bu kitabın içinde komedi ögesi varsa ve olaylar
erkek karakterin ağzından anlatılıyorsa (Karmakarışık’ta olduğu gibi) o kitap
mükemmel oluyor.
Uzun bir süre kitap almayacaktım. Bu yüzden
okuduğum her blog yazısında Karmakarışık çok övülmesine rağmen onu almayı da
ertelemiştim. Ta ki D&R’da Karmakarışık’ı açıp birkaç sayfasını okuyana
kadar. Kitap o kadar hoşuma gitti ki internetten almayı bile bekleyemedim. 25
lira bayılarak (İnternette %30 indirimli satılıyordu) aldım ve o gün bitirdim.
Kitabın baş karakteri Drew pek çok yerde tam
bir aptal olmasına rağmen yine de onu çok sevdim çünkü bu aptallığını kapatacak
çok güzel başka özellikleri vardı.
Keşke Karmakarışık için ayrı bir post
yapsaydım çünkü söylemek istediğim daha çok şey var. Sonuç olarak romantizm,
erotizm ve mutluluk ihtiyacı duyduğunuz bir anda bir solukta okuyabileceğiniz
bir kitap Karmakarışık. Şiddetle tavsiye ederim.
Karmakarışık için notum:10/10
ERCAN KESAL – PERİ GAZOZU
Karmakarışık’ı yüzümde aptal bir gülümsemeyle
okurken Peri Gazozu’nu asık ve ağlamaklı bir suratla okudum. İşte kitapların
gücü. :-) Bize her
duyguyu yaşatıyorlar.
Peri Gazozu sinemacı olarak tanıdığımız Ercan
Kesal’ın çocukluk, gençlik ve doktorluk anılarından oluşuyor. Bu anılar o kadar
güzel harmanlanmış ki sanki birbirlerini tamamlamak için yaşanmışlar.
Kitapta genellikle kötü olaylar anlatılıyor. Bazıları
insanı o kadar sarsıyor ki bir süre kitabı bırakıp oturuyorsunuz. Özellikle babasının
parası olmadığı için ilacını alamadığı, bu yüzden ölen çocuğu unutabileceğimi
sanmıyorum. Kitapta sizi de çok etkileyecek birçok hikaye bulacağınıza eminim.
Lütfen okuyun bu kitabı.
Peri Gazozu için notum: 9/10
SELÇUK AYDEMİR – MAHALLEDEN ARKADAŞLAR
Peri Gazozu’nu okurken bozulan ruh halim
Mahalleden Arkadaşlar’ı okurken kahkaha atar hale geldi. Dediğim gibi
kitapların gücü. Yalnız planlamadığım halde böyle bir neşeli
bir acıklı kitap okuma fikri de hoşuma gitti. Farklı ruh hallerine savrulup duruyorsun.
İşler Güçler ve Kardeş Payı dizilerinin
senaristi Selçuk Aydemir Mahalleden Arkadaşlar’da çocukken geçirdiği bir yaz
tatilini anlatıyor. Bu 3 aylık tatilde neler yaşanmıyor ki? Özellikle 90’lı
yıllara özlem duyan herkes eminim bu kitaba bayılacaktır. Aslında bence herkes
bu kitaba bayılır. Çocukluğunuza dönmek, güzel bir nostalji yaşamak ve okurken
eğlenebileceğiniz bir kitap okumak istiyorsanız Mahalleden Arkadaşlar tam
aradığınız kitap. Üstelik kitabın bütün geliri Koruncuk Vakfı’na
bağışlanacakmış. Alın size kitabı okumak için bir sebep daha. :-)
Genel olarak ağustos ayında okuduğum
kitapları sevdim. Siz bu kitapları okudunuz mu? Neler düşünüyorsunuz? Lütfen yorum
yazın konuşalım. Kitap okumak kadar zevk aldığım bir şey varsa o da kitaplar
hakkında konuşmaktır. Şimdilik hoşça kalın. Görüşmek üzere.
Etiketler:
amin maalouf,
anı,
deneme,
emma chase,
ephesus yayınları,
ercan kesal,
iletişim yayıncılık,
ilhami algör,
kitap,
libretto,
roman,
sayfa 6,
selçuk aydemir,
yapı kredi yayınları