ercan kesal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ercan kesal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Aralık 2015 Pazar

PAZAR 6’LISI : BU YIL OKUDUĞUM EN GÜZEL KİTAPLAR

pazar altılısı bu sene okuduğum en iyi kitaplar
Herkese merhaba. Yılın son Pazar 6’lısı yazısını yazıyorum. Bu haftanın konusu, 2015 yılında okuduğumuz en güzel 6 kitap ama ben bu haftalık kuralı bozup 6 kitap değil 10 kitap yazacağım. Hem okuduğum kitaplar içinde altısını seçmem çok zor olurdu hem de önümüzdeki günlerde bu yıl izlediğim en iyi on filmi yazacağım için ikisinin sayısı eşit olsun dedim.

Aşağıdaki kitaplarda okumadıklarınız varsa hepsini gönül rahatlığıyla tavsiye ettiğimi bilin. Listemde herkese göre bir kitap var diye düşünüyorum çünkü içlerinde polisiye, komedi, aşk ve dram türünde kitaplar mevcut. Kitapları okuduğum sıraya göre yazacağım. En sevdiklerimi seçmek benim için yeteri kadar zordu bir de onları sıralamama beklemeyin benden J

5 Ekim 2015 Pazartesi

AĞUSTOS AYINDA OKUDUKLARIM (2015)


     Herkese merhaba. Ekim ayına gelmişiz ağustos ne alaka diye düşünebilirsiniz. Ben birazcık yoğunluktan çokça tembellikten son iki aydır okuduğum kitapları bloguma yazamadım. Artık daha fazla ertelemeyeyim dedim.
 
     Ağustos ayında 6 kitap okumuşum. Bir yaz ayına göre benim için çok iyi bir sonuç. Yazın okuma oranım neredeyse eksilere düşer de. Bu ay gene iyi okumuşum. Gelelim okuduğum kitaplara:


amin maalouf adriana mater

AMİN MAALOUF – UZAKTAN AŞK ve ADRİANA MATER
     Amin Maalouf’un bu iki kitabını beraber yazmak istedim. Libretto diye bir tür duymuş muydunuz? Ben ilk kez bu kitaplarda duydum. Libretto; opera, operet, bale, müzikal gibi müziksel sahne eserlerinin metinlerine verilen isimmiş. Bir kelime daha öğrenmiş oldum. :-) 

     Amin maalouf’un biri 76 diğeri 89 sayfalık bu iki kitabı bir oturuşta bitirilecek türden. Hatta ben ikisini bir gecede arka arkaya okumuştum. Çabuk okunmasına karşın akılda kalıcı hikayeler. Tavsiye ederim.
Uzaktan Aşk için notum: 8/10
Adriana Mater için notum: 7/10

 ALTINI ÇİZDİKLERİM (UZAKTAN AŞK):
1.İnsan birine “Sen delisin.” dedi mi, bunu gerçekten düşünmediği içindir. Deli olduğunu düşünsen gizlice acımakla yetinirsin.
2.Clemence, o yüce gönüllü deniz kapanacak artık önümde, ayaklarımı ıslatmadan geçebilmem için, soluk aldığın ülkeye. 

ağustos ayında okuduğum kitaplar

İLHAMİ ALGÖR – FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU
     Bu kitabın adını ilk kez Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları’nın oynadığı filmle duydum. Filmi izlemeden kitabını okumak istedim. Kitap 65 sayfalık ince bir kitap. Hatta kitabın ilk sayfalarını ve içindeki birkaç resmi de çıkarırsanız daha da ince. Yine de öyle bir oturuşta okunacak kadar basit bir kitap değil. Okurken dikkat gerektiriyor çünkü farklı bir dili var ve çoğunlukla bir adamın kafasının içindekileri okuyoruz. Açıkçası ben kitabı çok beğenmedim. Bunda beklentimin farklı olması da bir neden olabilir. Ben Arif ile Müzeyyen’in ilişkisini okuyacağımı düşünmüştüm ama kitabın %90’ı hatta belki daha fazlası Arif’in düşüncelerinden oluşuyor. Müzeyyen doğru dürüst konuşmuyor bile. Bu da benim çok hoşuma gitmedi.

     Kitabı beğenmediğim için normalde filmini de merak edip izlemezdim ama bu kitabın filmini izleyeceğim çünkü 65 sayfalık ve %90’ı karakterin zihninden geçenlerden oluşan bu kitabı beyaz perdeye nasıl uyarladıklarını cidden çok merak ediyorum.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku için notum: 6/10

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.Bir şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman kafamı karıştırırdı.
2.Bir şeyleri hissediyor ama reddediyordum. “Bana öyle geliyor.”du. Bir tarafım haklı olduğumu söylüyor, diğer tarafım “Sana öyle geliyor.” diyordu.
3.Sokağa bir ad verir, tabelayı uygun bir evin dış duvarına asardınız. Tabelada “Ayak sesleriniz de olmasa var olmadığınıza sizi neredeyse inandıracak bakışlar sokağı” yazardı.
4.Ses tonlarına takılırdım. Sesler her şeyi söylerdi.
5.Sevmenin kendisini ya da seven hâli ile kendini seviyor.

EMMA CHASE – KARMAKARIŞIK

     Geldik bu ayımı neşelendiren kitaba. :-) İçinde erotizm olan kitapları okumayı seviyorum. Hele bir de bu kitabın içinde komedi ögesi varsa ve olaylar erkek karakterin ağzından anlatılıyorsa (Karmakarışık’ta olduğu gibi) o kitap mükemmel oluyor.

     Uzun bir süre kitap almayacaktım. Bu yüzden okuduğum her blog yazısında Karmakarışık çok övülmesine rağmen onu almayı da ertelemiştim. Ta ki D&R’da Karmakarışık’ı açıp birkaç sayfasını okuyana kadar. Kitap o kadar hoşuma gitti ki internetten almayı bile bekleyemedim. 25 lira bayılarak (İnternette %30 indirimli satılıyordu) aldım ve o gün bitirdim.

     Kitabın baş karakteri Drew pek çok yerde tam bir aptal olmasına rağmen yine de onu çok sevdim çünkü bu aptallığını kapatacak çok güzel başka özellikleri vardı.

     Keşke Karmakarışık için ayrı bir post yapsaydım çünkü söylemek istediğim daha çok şey var. Sonuç olarak romantizm, erotizm ve mutluluk ihtiyacı duyduğunuz bir anda bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap Karmakarışık. Şiddetle tavsiye ederim.
Karmakarışık için notum:10/10

ERCAN KESAL – PERİ GAZOZU

     Karmakarışık’ı yüzümde aptal bir gülümsemeyle okurken Peri Gazozu’nu asık ve ağlamaklı bir suratla okudum. İşte kitapların gücü. :-) Bize her duyguyu yaşatıyorlar.

     Peri Gazozu sinemacı olarak tanıdığımız Ercan Kesal’ın çocukluk, gençlik ve doktorluk anılarından oluşuyor. Bu anılar o kadar güzel harmanlanmış ki sanki birbirlerini tamamlamak için yaşanmışlar.

     Kitapta genellikle kötü olaylar anlatılıyor. Bazıları insanı o kadar sarsıyor ki bir süre kitabı bırakıp oturuyorsunuz. Özellikle babasının parası olmadığı için ilacını alamadığı, bu yüzden ölen çocuğu unutabileceğimi sanmıyorum. Kitapta sizi de çok etkileyecek birçok hikaye bulacağınıza eminim. Lütfen okuyun bu kitabı.
Peri Gazozu için notum: 9/10

ağustos ayında okuduğum kitaplar

SELÇUK AYDEMİR – MAHALLEDEN ARKADAŞLAR

     Peri Gazozu’nu okurken bozulan ruh halim Mahalleden Arkadaşlar’ı okurken kahkaha atar hale geldi. Dediğim gibi kitapların gücü. Yalnız planlamadığım halde böyle bir neşeli bir acıklı kitap okuma fikri de hoşuma gitti. Farklı ruh hallerine savrulup duruyorsun.

     İşler Güçler ve Kardeş Payı dizilerinin senaristi Selçuk Aydemir Mahalleden Arkadaşlar’da çocukken geçirdiği bir yaz tatilini anlatıyor. Bu 3 aylık tatilde neler yaşanmıyor ki? Özellikle 90’lı yıllara özlem duyan herkes eminim bu kitaba bayılacaktır. Aslında bence herkes bu kitaba bayılır. Çocukluğunuza dönmek, güzel bir nostalji yaşamak ve okurken eğlenebileceğiniz bir kitap okumak istiyorsanız Mahalleden Arkadaşlar tam aradığınız kitap. Üstelik kitabın bütün geliri Koruncuk Vakfı’na bağışlanacakmış. Alın size kitabı okumak için bir sebep daha. :-) 

     Genel olarak ağustos ayında okuduğum kitapları sevdim. Siz bu kitapları okudunuz mu? Neler düşünüyorsunuz? Lütfen yorum yazın konuşalım. Kitap okumak kadar zevk aldığım bir şey varsa o da kitaplar hakkında konuşmaktır. Şimdilik hoşça kalın. Görüşmek üzere.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...