altını çizdiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altını çizdiklerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2023 Cumartesi

21 Kasım 2022 Pazartesi

Eylül Ayında Okuduklarım (2022)

Herkese merhaba. Başlıkta "Eylülde Okuduklarım" diyor ama tam olarak doğru değil çünkü benim okuma tempom çok değişken. Bir ay sadece iki kitap okurken diğer ay ondan fazla kitap okuyabiliyorum. Böyle olunca okuduklarımı aylık olarak yazmak çok orantısız olacaktı. Bir ayın yazısı çok kısa diğer ayın yazısı çok uzun olacaktı. Ben de yazının uzunluğunu eşitlemek için birikmiş kitap yorumlarımdan yazabildiğim kadarını yazmaya karar verdim.

19 Kasım 2022 Cumartesi

Alıntılar #16

Herkese merhaba. Son zamanlarda okuduğum kitapların hoşuma giden alıntılarını bloğuma yazıyorum. Blogda yazılacak çok kitap biriktiği için hepsinin yorumunu yazamayacağım. Bazı kitapların alıntılarını yazmakla yetineceğim yoksa işin altından kalkamayacağım. Alıntılar size kitapla ilgili bir fikir verir. Eğer içlerinde merak ettiğiniz varsa sorabilirsiniz, kısaca ne düşündüğümü söylerim.

16 Kasım 2022 Çarşamba

Ağustos Ayında Okuduklarım (2022)

Herkese merhaba. Başlıkta "Ağustosta Okuduklarım" diyor ama tam olarak doğru değil çünkü benim okuma tempom çok değişken. Bir ay sadece iki kitap okurken diğer ay ondan fazla kitap okuyabiliyorum. Böyle olunca okuduklarımı aylık olarak yazmak çok orantısız olacaktı. Bir ayın yazısı çok kısa diğer ayın yazısı çok uzun olacaktı. Ben de yazının uzunluğunu eşitlemek için birikmiş kitap yorumlarımdan yazabildiğim kadarını yazmaya karar verdim. 

3 Kasım 2022 Perşembe

Temmuz Ayında Okuduklarım (2022)

Herkese merhaba. Uzun bir aradan sonra birikmiş kitap yorumlarımı yazmaya başladım. Başlıkta "Temmuzda Okuduklarım" diyor ama tam olarak doğru değil çünkü benim okuma tempom çok değişken. Bir ay sadece iki kitap okurken diğer ay ondan fazla kitap okuyabiliyorum. Böyle olunca okuduklarımı aylık olarak yazmak çok orantısız olacaktı. Bir ayın yazısı çok kısa diğer ayın yazısı çok uzun olacaktı. Ben de yazının uzunluğunu eşitlemek için birikmiş kitap yorumlarımdan yazabildiğim kadarını yazmaya karar verdim. 

5 Ağustos 2022 Cuma

Haziran Ayında Okuduklarım (2022)

Herkese merhaba. Haziran ayı, bu sene en çok kitap okuduğum ay oldu. Haziranda toplam on bir kitap okudum. Sonraki ay yani temmuzda ise sadece iki kitap okudum 😕 İki ayın yazıları eşit uzunlukta olsun diye kitapları bölerek yazacağım. Yani haziranda okuduğum kitapların bazılarını temmuz ayı yazısında yazacağım.

30 Haziran 2022 Perşembe

9 Haziran 2022 Perşembe

Nisan Ayında Okuduklarım (2022)

Nisan Ayında Okuduklarım (2022)
Nisan ayında toplam yedi kitap okudum. Dört kitabın yorumunu daha önce yazmıştım zaten. Yazmadıklarımı da şimdi paylaşıyorum.

Matt Haig-Zamanı Durdurmanın Yolları

Matt Haig, Zamanı Durdurmanın Yolları, Domingo Yayınları, Çevirmen: Kıvanç Güney, 318 Sayfa, 10. Baskı, 2021.

Matt Haig-Zamanı Durdurmanın Yolları

Matt Haig ile bu sene tanıştım. Yazarın çok okunan Gece Yarısı Kütüphanesi kitabını okumuş ve çok sevmiştim. (Buradan yorumumu okuyabilirsiniz.) Bu yüzden diğer kitaplarını da okumak istedim. İkinci tercihim Zamanı Durdurmanın Yolları oldu. Bu kitabı, Gece Yarısı Kütüphanesi’nden daha çok sevdim ve bunun için mutluyum. Genelde böyle olmaz çünkü. Bir yazarın bir kitabını çok sevince başka kitaplarını da okursun ve genellikle hayal kırıklığına uğrarsın. Örneğin: Markus Zusak hiçbir zaman Kitap Hırsızı seviyesinde başka bir kitap yazamadı.

Yazar bu kitabında da fantastik bir konuyu ele almış. Normal insanlara göre çok yavaş yaşlanan ve asırlardır hayatta olan bir tarih öğretmenini anlatmış. Tabii kitap boyunca farklı dönemlerde seyahat ediyorsunuz ve bu yolculukta ünlü birçok isme rastlıyorsunuz.

Ben kitabı sevdim ve herkese öneriyorum. Eğer izlemediyseniz Dünyalı (The Man From Earth) filminin de buna çok benzer bir konusu vardı. Onu da film sevenlere önereyim J

Benedict Cumberbatch, birkaç yıl önce kitabın film haklarını satın almış. Başrolünde kendisinin oynayacağı bir film uyarlaması çekileceği yorumlarını okudum ama henüz kesin bir haber yok. Belki ilerleyen zamanlarda bu filmi izleriz.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Kaliforniya’da yaşlı görünmenin tek yolu gençleşiyormuşsun gibi görünmek. Burada kırk yaşından sonra alnını oynatabilenlere şüpheyle bakılıyor.

2. Galiba aşk için ödediğimiz bir bedel bu: Diğerinin acısını kendi acımız gibi yaşamak.

3. “Herkes kendi görüş mesafesini dünyanın sınırları zanneder.” Arthur Schopenhauer

4. Hiçbir şey hissetmemeye başladığımda acıya dair adeta özlem duymaya başladım; acı çektiğinizde, en azından yaşadığınızı anlıyordunuz.

5. –Çok iyi bir ip cambazıydı. Bir ip cambazının iyi olduğu nasıl anlaşılır biliyor musun?

-Nasıl?

-Hâlâ hayatta olmasından.

6. İnsanın bir dostu olmayınca bu dünya çok ıssız bir yer.

7. Freud’a göre kendimize dair gerçekleri ancak rüyamızda bulabilirmişiz. Çoğu insanın özgür olmak istemediğini söylüyor. Çünkü özgürlük sorumluluğu getiriyor ve insanların çoğu sorumluluktan korkuyor.

8. “Gerçeğin söylemem gerektiği kadarını değil, cüret edebildiğim kadarını söylüyorum ve yaşlandıkça cüretim artıyor.” Montaigne

9. Birini, özellikle de hiç ummadığım birini ne zaman kitap okurken görsem uygarlığın biraz daha güvende olduğunu hissederim.

10. Görebildiğim kadarıyla yirmi birinci yüzyılda yaşanan sorunlardan biri de bu. Çoğumuz ihtiyacımız olan bütün maddi şeylere sahibiz ve bu yüzden pazarlamacıların işi artık ekonomiyi duygularımızda ilişkilendirmek, şimdiye kadar ihtiyaç duymadığımız şeyleri istememizi sağlayarak daha fazlasına ihtiyacımız varmış gibi hissetmemizi sağlamak. Yılda otuz bin sterlin kazanan kendini yoksul hissediyor. Yalnızca on ülkü görmüşsek kendimizi yeteri kadar seyahat etmemiş gibi hissediyoruz. Tek bir kırışığımız olduğunda, yaşlı hissediyoruz kendimizi. Resmimiz fotoşoplanmamış ya da filtrelenmemişse çirkin hissediyoruz.

1600’lerde tanıdıklarım arasında içindeki trilyoneri bulmak isteyen yoktu. Onların tek istediği ergenlik dönemine kadar yaşamak ve bitlenmemekti.

Hasan Ali Toptaş-Kuşlar Yasına Gider

Hasan Ali Toptaş, Kuşlar Yasına Gider, Everest Yayınları, 248 Sayfa, 96. Baskı, 2020.

Hasan Ali Toptaş-Kuşlar Yasına Gider

Hasan Ali Toptaş adını son yıllarda çok sık duyuyorum. Yazarın kitapları hem çok okunuyor hem de çok beğeniliyor. Kuşlar Yasına Gider, yazardan okuduğum ilk kitap ama kesinlikle son kitap olmayacak. Ben kitaba tek kelimeyle bayıldım. Konu çok basit ama yazarın dili o kadar güzel ki kitabı okumaya doyamadım. “Temiz Türkçe” diye bir tabir vardır ya, bu kitapta onu bulacaksınız işte. Su gibi bir anlatımı var. Elimden bırakmak istemedim. Söz sanatları yapayım, yabancı kelimeler kullanayım, lafı dolandırayım demeden de insanı etkileyecek bir kitap yazılabiliyormuş. Hasan Ali Toptaş’a bunu bana ve herkese gösterdiği için teşekkür ediyorum.

Ekşi Sözlük’te kitap için “İğrenç aforizmalardan bıktıysanız bu kitabı okuyun. Okuyun ki temiz bir dil, namuslu bir metin nasıl olur görün.” yorumu yapılmış. Sonuna kadar katılıyorum.

Kitapta kahkaha da attım gözyaşı da döktüm. Uzun zamandır iki duyguyu da bu kadar yoğun yaşadığım bir kitap okumamıştım.

Özellikle Denizlili olanların, aslında komple Egeli diyebiliriz, kitaptan ayrıca keyif alacaklarını düşünüyorum.

Babasını yakın zamanda kaybetmiş ya da onun yokluğuna alışamamış kişiler bu kitaptan uzak dursun. Size iyi gelmeyecektir.

Kitapta adı geçen sanatçı ve türkü isimlerinin hepsini Ekşi Sözlük’te bir yazar paylaşmış. Merak edenler ve dinlemek isteyenler burayı tıklayabilirsiniz.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Demek ki seni gözünün içine baka baka aldattı ha, dedi, bana dönerek yeniden; bir şey söyleyeyim mi, sana da zaten aldatılmak yakışırdı oğlum.

2. İçimden kalkıp babama sarılmak geçti aslında ama yapamadım bunu, baktım sadece. O da bana baktı gözlerini kırpmadan. O an, birbirimize bakışlarımızla sarıldık sanki.

3. Oğlum, dedi benim öyle baktığımı görünce; ay hilâlken yapılmaz böyle şeyler. Tarhana karılmaz mesela, erişte kesilmez, salça yapılmaz, pekmez kaynatılmaz. Ay hilâlken yapılırsa bunlar ya kurtlanır ya da bozulur. Kurtlanıp bozulmasa bile beti bereketi olmaz. Uzun ömürlü ve bereketli olması için, bu tür şeyleri illâki dolunay varken yapmak lâzım. Biz atalarımızdan öyle gördük çünkü.

Erdinç Utku-Eyvah Zayıflıyorum

Erdinç Utku, Eyvah Zayıflıyorum, Cumhuriyet Kitapları, 181 Sayfa, 2. Baskı, 2021.

Erdinç Utku-Eyvah Zayıflıyorum

Bu kitap bana hediye olarak geldi. Tekrar teşekkür ediyorum.

Yazar, kitapta kendi zayıflama sürecini paylaşmış. Kitapta yemek listesi vermemesini, şunu yapın, böyle davranın, şundan uzak durun vb. tarzda yorumlar yapmamasını sevdim çünkü kendisi diyetisyen ya da beslenme uzmanı değil. Bu konular kişiden kişiye çok değiştiği için herkes kendine uygun şekilde beslenmeli. Peki, kitapta ne var derseniz zayıflamayla ilgili fıkralar, özlü sözler, kamyon arkası yazılar, mezar taşı yazıları, şarkı sözleri vb. yazılar var. Sürekli diyet yapmanın ciddiyetinden sıkılanlar, mesela ben, kafa dağıtmak için okuyabilirler.

ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Mizah, dünyanın en ciddi işlerinden biridir ve mizahı yapılamayacak konu yoktur. Yeter ki erbabının eline düşsün.

2. “Yürüyüş sırasında mümkün olduğunca az otur; açık havada ve özgür devinimle doğmamış-adalelerine de zevk vermeyen- hiçbir fikre inanma. Bütün ön yargılar bağırsakta oluşur. Kıpırdamadan oturmak en affedilmez günahtır.” Nietzsche

3. Yemek tarifi kitapları en çok satan kitaplar listesinin başında. İkinci sırada diyet kitapları yer alıyor. Yemek kitapları ile kilo alıyor, diyet kitaplarıyla da aldığımız kiloları vermeye çalışıyoruz.

4. Devletin, vücut kitle indeksi (VKI) 35’in üzerinde olanların mide küçültme ameliyatını karşıladığı Türkiye, tahminen yılda 20 bini aşkın ameliyatla dünyada en çok mide operasyonu (kelepçe, tüp mide, mide küçültme) yapılan İrlanda’dan sonra ikinci ülke.

5. Uzmanlara göre, dünyada mide ameliyatları öncesi hastalar forma sokulmaya çalışılırken Türkiye’de kilo aldırılmaya çalışılıyor. Bu da komplikasyon riskini artırıyor. Ödeme için kişilerin vücut kitle indeksleri ile oynanması ciddi bir etik sorun.

6. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2018 istatistiklerine göre, Türkiye nüfusu %32’si obez ve bu oranla ülkemiz Avrupa’nın en obez ülkesi konumunda. Nüfusun üçte birinin obez, üçte birinin aşırı kilolu kaydedildiği Türkiye; dünyanın da en obez 4.ülkesi.

Robert Schnakenberg-Büyük Yönetmenlerin Gizli Hayatları

Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım. Tıklayarak okuyabilirsiniz.

Otizmi Oyuna Getir

Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım. Tıklayarak okuyabilirsiniz.

Özgür Çiçek&Irmak Ertuna Howison-Jane Austen ve Adab-ı Muaşeret

Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım. Tıklayarak okuyabilirsiniz.

Jasmin Lee Cori-Annenin Duygusal Yokluğu

Bu kitabın ayrıntılı yorumunu burada yazmıştım. Tıklayarak okuyabilirsiniz.

Bu kitaplar arasında okuduklarınız var mı? Okumak istedikleriniz? Merak ettikleriniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...