"Film meydan okumasının bugünkü sorusuna cevabım Emma Stone. Emma Stone'u hem çok güzel, seksi, sevimli hem de çok yetenekli buluyorum. Onu izlemek benim için büyük bir zevk. Bütün filmlerini izlemeye çalışıyorum. Özellikle Easy-A, Çılgın Aptal Aşk ve Zombieland'da çok iyiydi." demişim beş sene önce. Fikrim değişmediği için bu soruya cevabımı aynen kopyalayıp yayınlıyorum. Geçen beş senede Oscar alıp başarısını kanıtlayan Emma'ya da beni yanıltmadığı için teşekkür ediyorum 😍 Diğer sevdiğim aktristlerin de fotoğrafını koyuyorum.
Herkese merhaba. Film meydan okumasının 19.gününde sorulan soruya beş yıl önce verdiğim cevabı aynen kopyalıyorum çünkü favori aktörlerim konusunda fikrim değişmedi.
19.Favori aktörünüz?
Bu soruya iki aktörü yazarak cevap vermek istiyorum:
Şener Şen: Bence Türkiye’nin değil dünyanın en iyi oyuncularından biri. Onu sadece bizim tanımamız ve bizim izlememiz bence diğer ülkelerdeki insanlara büyük haksızlık. Keşke daha çok film çekse ve biz onu doya doya izleyebilsek. Ölmesinden en çok korktuğum ünlü. Allah ona uzun ömürler versin.
Al Pacino: Sadece Baba filminde oynasaydı da severdim onu ama o, bir filmle yetinmeyip onlarca güzel filmde oynadı Sürekli karşılaştırıldığı Robert De Niro’dan çok daha iyi. Son zamanlarda çok iyi filmlerde yer almasa da benim için Hollyood’un en yetenekli aktörü.
Diğer sevdiğim aktörlerin de fotoğraflarını koyuyorum.
Herkese merhaba. geçmiş bayramınız kutlu olsun. Bu ay bloğumu film meydan okumasının yazıları başta olmak üzere çok güzel yazılarla donatacaktım ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Etkinliği düzenleyen blogger yazılarını geciktirdi (Utanan emoji) Mayısın bitmesine dört gün var. Bu dört günde etkinliğin bütün sorularını cevaplandıracağım. Bloglarınızı ziyaret edip cevaplarınızı okuyamadım ama bu hafta bunu da telafi etmek istiyorum. Kısacası bu hafta sık sık görüşeceğiz 😊
9.
Repliklerini ezberlediğiniz bir film seçin.
Bir filmi nadiren tekrar izliyorum. Bu yüzden repliklerini
ezberlediğim filmler genellikle televizyonda karşıma çıkan Türk filmleri. Kibar
Feyzo başta olmak üzere Hababam Sınıfı, Şalvar Davası vb. Mesela Çiçek Abbas
filmindeki bu sahneyi ezbere söylediğimde birçok kişi şaşırıyor 😜
Bu soruda sadece bir isim vermek bana haksızlık gibi geldi. Bu
yüzden sevdiğim yönetmenlerin hepsini anmak istiyorum: Tarantino, David
Fincher, Martin Scorsese, Guy Ritchie, Tim Burton ve Steven Spielberg.
Türklerden de Nuri Bilge Ceylan, Yılmaz Erdoğan ve Çağan
Irmak’ı seviyorum.
Bu aralar evim. Uzun zaman boyunca da öyle kalacak gibi
görünüyor. Malum salgın yüzünden sinemaya gidemiyoruz. Ondan önce de sinema
salonların fahiş fiyat uygulamaları yüzünden çok az gitmeye başlamıştım. Bundan
sonra sinemaya gitmem için önce salgının bitmesi sonra da çok çok ilgimi çeken
bir filmin vizyona girmesi gerekiyor.
Buz Devri: Animasyon filmleri çok severim. Şanslıyım ki çok
güzel animasyonlar yapılıyor. En sevdiğin diye sorulunca Buz Devri demek
istedim. Seri artık bir klasik haline geldi. Aranızda hiç Buz Devri filmi
izlememiş kimse yoktur değil mi?
Marslı: Biliyorsunuz bir kitabın hayranıysanız kitabın film
uyarlaması asla sizi tatmin etmez. Bu yüzden tercihimi kitabını okumadığım bir
uyarlamadan yana kullandım. Marslının kitabını okumadım ama filmini sinemada
izlemiştim ve çok etkilenmiştim. Burada detaylı olarak anlatmıştım. Bloğumda yorumunu
yazdığım ender filmlerden biridir. İnsanda izledikten sonra keşke bilim insanı
olsaydım duygusu uyandırıyor.
Sorulara beş yıl önce verdiğim cevaplardan farklı cevaplar
vermeye çalışıyorum ama bu soruda cevabım değişmeyecek: Star Wars. Sebebini öğrenmek
isterseniz beş yıl önceki cevabımı buradan okuyabilirsiniz.
16. Bu
sene, şimdiye kadar, izlediğiniz en iyi film hangisi?
Marriage Story: bu filmi çok sevdim. Çok gerçekçi, çok insani.
Diyalogları da çok başarılıydı. Aynı şekilde oyunculuklar da. Evli olan
herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir film.
17. Geçen
sene izlediğiniz en iyi film hangisiydi?
Geçen sene izlediğim filmler arasında en beğendiğim 10 filmi
bloğumda yazmıştım. Buradan okuyabilirsiniz. İçlerinden birini söylemem
gerekirse tercihim Loveless olacak. Öneri üzerine izlemiş ve çok beğenmiştim.
Ben de herkese öneriyorum.
18. Sizi
hayal kırıklığına uğratan bir film seçin.
Youth filmi. Üst üste The Two Popes ve Marriage Story’i
izleyince iyi yazılmış diyaloglardan oluşan filmleri çok sevdiğimi fark ettim.
İnternette Youth’un da bu tarz bir film olduğunu okudum. Arkadaşım Semra filmi
beraber izlemeyi ve sonrasında konuşmayı önerince izledim ama maalesef
beklediğimi bulamadım. Çok kötü değildi ama saydığım iki film kadar da hoşuma
gitmedi. Filmden aklımda kalan bütün filmin geçtiği otelin, doğanın ve Rachel Weisz’in
güzelliği oldu.
Haksızlığa uğramış karakterler beni çok etkiliyor. Film boyunca
böyle olmamalı diyerek izliyorum. Eğer film mutsuz sonla biterse ve karakter uğradığı
haksızlıktan kurtulamazsa çok üzülüyorum ve filmin etkisinden çıkamıyorum. Bu konuda
aklıma gelen iki film var: Atonement(Kefaret) ve Jagten(Onur Savaşı). İki filmde
de karakterler başlarına geleni hak etmemişlerdi.
Stardust (Yıldız Tozu) masal güzelliğinde bir film. Oturup çocuğunuzla
izleyebilirsiniz. Filmde cadılar, büyücüler, korsanlar, hayaletler ve bir
yıldız var.
Filmi arşivimde saklıyorum ve canım sıkıldıkça açıp açıp izliyorum.
Claire Danes çok güzel, Charlie Cox ve Ben Barnes çok tatlı, Robert de Niro çok
iyi. Yan rollerde karşımıza çıkan sürpriz isimler de cabası.
Filmi bu kadar sevince mutlaka kitabını da okumalıyım dedim
ama maalesef baskısı yok. İkinci el bulmaya çalışacağım bulamazsam e-kitap
olarak okuyacağım.
6. Gün
Sorusu: “En sevdiğiniz komedi filmi hangisi?”
Film tam bir yıldızlar geçidi. Afiştekilerin dışında sürpriz isimler de var.
Genellikle bir kez izlediğim bir filmi bir daha kolay kolay
izlemem. Bunun tek istisnası Tropik Fırtına çünkü bu filmi her yıl izliyorum 😍 Film
boyunca yüzümde bir gülümseme oluyor ve bazı sahnelerde kahkaha atıyorum. Hatta
bu film kardeşimle ortak filmimiz oldu. Artık aramızda filmin replikleriyle
konuşabiliyoruz. Özellikle savaş filmlerini sevenler bu filme bayılacak. Birçok
savaş filmini ve türün klişelerini ti’ye alan çok eğlenceli bir film. Oyuncuların
müthiş performansları da cabası. Özellikle Robert Downey JR çok iyi. Filmde onu
tanımanız zor olabilir. Tom Cruise’u ise tanıyamayacağınızı garanti ediyorum 😉
5. Gün Sorusu: “En sevdiğiniz drama filmi hangisi?”
Siz ne güzel çocuklardınız. İnşallah kaderiniz de güzel olmuştur.
Children of Heaven (Cennetin Çocukları) filmini yakın zamanda
izledim. Bir daha izlemeye dayanabilir miyim bilmiyorum. Ali ve Zehra insanın
aklına kazınıyorlar. Filmi izlerken bir çift ayakkabının ne kadar anlam ifade
edebileceğini anlıyorsunuz. Filmin ortalarında tam her şey yoluna girecek
derken daha beter bir karamsarlığa gömülüyorsunuz. Neyse ki sonu umutlu bitiyor
yoksa etkisinden bir hafta çıkamazdım herhalde. İzlemeyenlere ve ağlamak
isteyenlere öneririm.
Herkese merhaba. Umarım iyisinizdir. Üç günlük bir
karantinadan sonra bugün sokağa çıkıp biraz nefes alabildik. Ben bu hafta sonu
ailemin yanında kaldım. Kardeşim ve eşi de geldi. Üç gün aile saadeti yaşadık. İki
aydır doğru dürüst görüşmemiştik. Bu salgın birden pat diye bitmeyecek. Biz de
yıllar boyunca, aşının bulunması için gereken süre, kimseyle görüşmeden
duramayacağımıza göre hijyen kurallarına dikkat ederek ailemle görüşmeye karar
verdim.
Bugün hükumet normal hayata dönmek için ilk adımları paylaştı. Beni en
çok kuaförlerin bir hafta sonra açılması mutlu etti. Bugün kendi saçını kesme
videoları izlemeye başlamıştım ve saçımı kesecektim. Haber tam zamanında
duyuruldu 😀
4. Gün
Sorusu: “En sevdiğiniz korku filmi hangisi?”
Efsane sahne 😱
Ben korku filmlerini sevmiyorum. İnsanın korkmak için film
izlemesi bana her zaman saçma gelmiştir. Bir de izlediğim filmlerden çok
etkilendiğim, sahnelerini aklımdan çıkaramadığım düşünülürse korku türü en uzak
olduğum alan oluyor. Yine de klasiklerden ya da çok beğenilen korku
filmlerinden birkaç tane izlemişim. İçlerinde en sevdiğim The Shining yani
bizdeki adıyla Cinnet. Stephen King’in romanını Stanley Kubrick sinemaya
uyarlamış. Jack Nicholson oyunculuğuyla büyülüyor. Senaryosunu, oyunculuklarını
ve film boyunca insanı diken üstünde tutmasını sevmiştim. Sadece türün
meraklıları değil herkese öneririm. Zaten IMDB’nin en iyi filmler seçkisinde
61.sırada.
Yıllar önce Okan Bayülgen’in yaptığı gece şovlarından birinde
The Exorcist’ten sahneler paylaşmışlardı ve ben dayanamayarak kanalı
değiştirmiştim. Eğer izleyebilseydim büyük ihtimalle en çok korktuğum film o
olurdu.
NOT: Normalde
bloğuma günlük hayatımla ilgili pek yazmıyorum ama bu etkinlik boyunca kısa
kısa kendimden, durumumdan, ruh halimden bahsetmeye karar verdim. Olağanüstü günler
geçiriyoruz. Yıllar sonra bloğuma baktığımda bugünlerle ilgili neler yaşamışım
görmek istiyorum.
Herkese
merhaba. Bugün film meydan okumasını bitiriyorum. Bundan sonra da kitap meydan
okumasını bitireceğim. Artık hayatımda yarım kalan bir şey olsun istemiyorum.
Yavaş yavaş yapılacaklar listemi temize çekeceğim inşallah. Bu da bir başlangıç
olsun.
17.Geçen
sene izlediğiniz en iyi film hangisiydi?
X-Men
Geçmiş Günler Gelecek: Büyük bir X-Men hayranıyım ben. Çocukken de çizgi filmini
bayıla bayıla izlerdim. Filmlerini de severek izledim ama karakterlerin gençlik
hallerinin anlatıldığı X-Men Birinci Sınıf filmini diğer filmlere oranla daha
çok sevmiştim.
X-Men
Geçmiş Günler Gelecek filminde ise hem X-Men kahramanlarını hem de onların
gençlik hallerini izliyoruz. Bu da filmden aldığımız zevki katlıyor. En azından
bana öyle oldu. Özellikle çok sevdiğim üç erkek oyuncuyu aynı sahnelerde
izlemek benim için büyük bir zevkti J
Bir
de filmden güzel bir sahne koyalım buraya.
Siz
de eğer hâlâ izlemediyseniz X-Men serisini mutlaka izlemenizi öneriyorum.
Serinin son filmi X-Men: Apocalypse Amerika’da 2016 yılının mayıs ayında
gösterime girecekmiş. O zamana kadar beş X-Men filmini izleyerek siz de bu
dünyanın bir parçası olabilirsiniz.
18.Sizi
hayal kırıklığına uğratan bir film seçin.
Hobbit
– Beklenmedik Yolculuk: Yüzüklerin Efendisi filmlerini çok seviyorum (Bende
kitabı da var ama maalesef henüz okumadım). Bu yüzden Hobbit kitabının da filme
çekileceğini duyduğumda çok heyecanlanmıştım ama Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi
arasında şöyle bir fark var. Yüzüklerin Efendisi üç kitaplık bir seri, Hobbit
ise tek kitap. Üstelik bir çocuk kitabı. Bu kitaptan üç film (toplam 474 dakika
yani neredeyse 8 saat) çıkarmaya çalışınca Yüzüklerin Efendisi gibi dolu bir
film değil boş sahnelerle uzatılmaya çalışılmış bir film çıkmış ortaya.
Özellikle serinin ilk filmi Beklenmedik Yolculuk bende ciddi bir hayal
kırıklığı yaratmıştı. Filmin yarısı gereksiz sahnelerden oluşuyor. Zaten filmi
tek seferde değil iki oturumda bitirebilmiştim çünkü filmi izlerken uykum gelmişti
L
19.Favori
aktörünüz?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazdım. Buradan okuyabilirsiniz.
20.Favori
aktristiniz?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazdım. Buradan okuyabilirsiniz.
21.Sizce en
çok abartılan film hangisi?
Siyah
Kuğu filmi güzel bir filmdi ama bence bazılarının iddia ettiği gibi bir
başyapıt değil. Natalie Portman’ın müthiş oyunculuğu ve filmin sonundaki
etkileyici bale sahnelerinin dışında filmde çok övülecek bir şey göremedim ben.
22.Sizce en
az kıymeti bilinmiş film hangisi?
The
Fall: Türkçeye çevrilen adıyla Düşüş filmini eşimin tavsiyesiyle izlemiş ve çok
beğenmiştim. Müziği, senaryosu ve oyunculukları mükemmel. Lee Pace’i bu filmde
tanıdım ve o günden beri hayranıyım. Şimdi onun olduğu her projeyi izlemeye
çalışıyorum. Ayrıca filmde dünyanın en sevimli çocuk oyuncusu da var ama
maalesef o, bu filmden başka bir filmde oynamamış.
Filmde
çok güzel mekanlar kullanılıyor. Filmi izlerken “Adamlar dekoru ne kadar
gerçekçi yapmış.” diye izledim ama sonradan öğrendim ki filmde kullanılan bütün
mekanlar gerçekmiş. Filmi 4 yılda 28 ülkede çekmişler. Dünyada ne kadar güzel
ve ilginç yerler var. Maalesef birçoğunu göremeden ölüp gideceğiz.
Sizi
filmin çok sevdiğim müziğiyle baş başa bırakıyorum ve The Fall’u izlemenizi
şiddetle tavsiye ediyorum. Filmde hiçbir uygunsuz sahne olmadığı için aileniz
veya arkadaşlarınızla birlikte izlemeniz için ideal. İyi seyirler J
23.En
sevdiğiniz film kahramanı hangisiydi?
Truva
filmindeki Hektor. Eric bana hayranlığım da o filmi izlememle başlamıştı.
Herkes Brad Pitt ve Orlando Bloom’u tanır ve severken Eric Bana Hektor rolüyle
ikisini de gölgede bırakmıştı. Hektor’a aşık olmuş ve öldüğü sahnede ağlamıştım.
24.Favori
belgeseliniz?
Maalesef
fazla belgesel izlemiyorum. Bu yüzden bu soruda çok düşündüm. En sevdiğimi geç
izlediğim bir belgeselin adını bile hatırlayamadım ama sonradan aklıma Mustafa
geldi. Can Dündar’ın Atatürk’ün hayatını anlattığı bu belgeseli sinemada
izlemiş ve birçok yerinde ağlayacak kadar çok etkilenmiştim. O zamanlar
belgeselin Atatürk’ü kötü gösterdiği söyleniyordu ama ben Atatürk’ü bir insan
olarak gösterdiği için Mustafa’yı sevmiştim.
25.Kimsenin
seveceğinizi zannetmediği ama sevdiğiniz bir film seçin.
Başka
biri değil ama ben İp Man’i seveceğimi sanmıyordum. Başroldeki adam bir kung fu
ustası olduğu için filmin basit bir dövüş filmi olduğunu sanıyordum. Filmin
başından sonuna dek dövüşeceklerini sandığım için de ben bu filmi sevmem diye
düşünmüştüm. İmdb’nin en iyi 250 film listesinde olduğu için merak edip izledim
İp Man’i ve çok beğendim. Bir dövüş filminin çok ötesinde, etkileyici bir
filmdi. Bir de filmin gerçek bir hayattan sinemaya aktarıldığını öğrenince daha
da etkilendim. Başrolde yer alan adam Bruce Lee’nin de hocalığını yapan Yip
Man’miş. Çok etkileyici bir karakter Yip Man. Filmin devam filmleri de varmış
ama izleyen arkadaşlardan öğrendiğime göre devam filmleri o kadar iyi değilmiş.
Ben de bu yüzden filmin etkisini kaybetmemek için devam filmlerini izlememeye
karar verdim.
26.Kirli
zevkiniz olarak nitelendireceğiniz bir film seçin.
Kirli
zevk derken romantik filmler mi kast ediliyor bilmiyorum. Ben öyle anladığım
için bu soruya Tatil cevabını vereceğim. Tatil filminde Cameron Diaz ve Jude
Law gibi seksi bir çiftle, Kate Winslet ve Jack Black gibi sevimli bir çifti
aynı filmde izleme şansına sahip oluyorsunuz. Güzel mekanlar ve eğlenceli bir
senaryo da olunca Tatil mükemmel bir “Kendini iyi hisset” filmi olmuş. Her
canınız sıkıldığında izleyip umut dolacağınız bir film. Tabii tam tersi “Benim
neden böyle bir hayatım yok.” diye bunalıma da girebilirsiniz J
Filmin
afişi de çok güzel. İmkanım olsa çerçeveletip duvarıma asardım bu dört güzel
insanın fotoğrafını. Önünden gelip geçerken bakar ve mutlu olurdum.
27.En
sevdiğiniz klasik film hangisi?
Baba
klasik kelimesinin sözlük anlamı bence. Bazı kız arkadaşlarım bu mafya filmini
neden bu kadar çok sevdiğimi anlamadıklarını söylüyorlar ama Baba mafya
filminden çok bir aile ve güç filmidir bence.
Filmin
müziği de kendi alanında bir klasiktir. Lise 3’te ilk cep telefonum Nokia
3310’u aldığımda yüklediğim 100 kontörün 16’sını Baba filminin melodisini satın
almak için kullanmıştım ve beş sene boyunca telefonum Baba müziğiyle çalmıştı.
Hatta üniversitede, yurtta aynı odada kaldığım arkadaşlarım “Şule şu melodini
değiştir artık. Telefonun çalınca korkuyoruz.” dediklerinde bile
değiştirmemiştim J
Sırf
Al Pacino’yu biz sinemaseverlere tanıttığı için bile Baba mükemmel bir filmdir.
İzleyin, izlettirin.
28.En güzel
film müzikleri hangisindeydi?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazacağım.
29.Bir
konuda fikrinizin değişmesine yol açan film hangisi?
12
Kızgın Adam benim ve/veya bizlerin bazen ne kadar ön yargılı olduğumuzu, bir
noktada karar vermişsek algılarımızı kapattığımızı ve bazen bir şeye takılıp
kaldığımızı anlatması açısından etkileyici bir filmdi.
Bir
de güzel bir film çekmek için çok para harcanmasına gerek olmadığını gösterdi
bana. 12 adamı bir odada mükemmel bir senaryoyla oynatırsan da güzel bir film
elde edebilirmişsin.
Ben
filmi izlemeden önce “12 adam bir odada konuşuyorlar. Bütün film böyle mi
geçiyor? sıkıcıdır o zaman.” demiştim. Bakınız: birinci ve ikinci paragraf.
30.En
sevdiğiniz film hangisi?
Sorunun
cevabını ayrı bir post olarak yazacağım.
Sanırım
blogdaki en uzun yazım bu oldu J Buraya kadar zahmet edip
okuduysanız çok teşekkür ederim. Lütfen yorum yazın, size ayrıca uzun uzun
teşekkür etmek isterim J Şimdilik hoşça kalın, görüşmek üzere.