ephesus yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ephesus yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2019 Cumartesi

Dünün Hikâyesi (Mimlendim #31)


Sevgili Oytunla Hayat beni bu güzel mime davet etmişti. Uzun zamandır mim yazmadığım aklıma geldi. Zaten bu mimin de zamanı geldi de geçiyordu. Ben de daha fazla ertelemeden yazmak istedim. Yalnız benim yazacağım gün dün değil, üç hafta öncesinin hikâyesi J

Oytunla Hayat’ın yazısını buradan okuyabilirsiniz. Davet için teşekkürler Şebnem.

5 Ocak Cumartesi günü Çukurova Kitap Fuarı’nın açılış tarihiydi. Sabah okulda altı saat kursum vardı. Derslerime girdim sonra eşim beni, yengesini, iki yeğenini ve kardeşimi alarak fuara götürdü. Geçen sene fuarı kuzenimle gezmiştim. Kardeşim ikimizin fotoğraflarına bakıp “Keşke ben de orada olsaydım.” demişti. Kendisi Gümüşhane’de memur olduğu için beş senedir fuara gelemiyordu. Kasım ayında tayini Adana’ya çıktı ve bu sene fuarı beraber gezdik J Evrene mesaj göndermekten ve bir şeyler istemekten çekinmeyin, gerçek olabilir J

Ben fuara gezme amaçlı gittim. Evde okunacak çok kitabım olduğu için iyi indirim yapılmadığı müddetçe kitap almayacaktım. Yayınevleri %20-30 arası indirim yapmışlardı genellikle. Bu oranları hatta daha fazlasını nette de bulabiliyoruz. Bu yüzden sadece çok uygun fiyatlı olan birkaç kitabı aldım.
sule uzundere blog çukurova kitap fuarı alışverişi
Bunlar benim bu sene fuardan aldığım kitaplar. Nereden ne aldığımı detaylı olarak inceleyecek olursak:

26 Nisan 2016 Salı

MART AYINDA OKUDUKLARIM (2016)

kitap
Nisan ayı bitmeden martta okuduğum kitapları yazmak istedim. Martta sadece beş kitap okudum. Ocak, şubat martta 7-6-5 kitap okuma sayımla performansım her geçen ay düşerken nisanda bunu kırmayı başardım. Yazın performansımın doruğuna çıkmayı planlıyorum. O tatil bir gelse …

Mart ayında okuduğum kitaplara gelirsek:

AMY ENGEL – KURUCUNUN KIZI
Kindle’ımdan okuduğum ilk kitap Kurucunun Kızı oldu. Geçen sene neredeyse her blogda yorumunu gördüğüm için kitabı çok merak ediyordum. Kitabı çok beğenmeyen sevgili Kafası Karışık Blog bu kitaba para vermememi, birinden bulup okumamı tavsiye edince ben de risk almak istemedim, e-kitap olarak okudum. Sonuç olarak kitabı sevdim. Distopya türünde yazılmış kitap benim bu türde okuduğum ilk kitap oldu ama açıkçası çok da bu türe hitap ettiğini düşünmüyorum. Ailesiyle aşkı arasında kalan bir genç kızın hikâyesi gibi geldi bana. Yine de kitabı sevdim. Tabii Bishop’u daha çok sevdim o ayrı bir konu J Ben de size Dilek’in tavsiyesini yineleyeceğim. Gidip 25 lira vermeyin ama bir arkadaşınızdan ya da kütüphaneden bulursanız alıp okuyabilirsiniz. Eğer severseniz kitabın devamı Devrimin Kızı’nı da okursunuz.

11 Kasım 2015 Çarşamba

EKİM AYINDA OKUDUKLARIM (2015)




SANDRA BROWN – KAZA KURŞUNU
     Daha önce Sandra Brown’ın iki kitabını okumuştum ama ikisi de romantik kitaplardı. Bu yüzden yazarın polisiye türünde nasıl bir şey ortaya çıkardığını merak ettim. Sonuç: Bence yazar polisiye tarzda yazmaya devam etmeli.

     Kaza Kuşunu son zamanlarda okuduğum en heyecanlı, en elimden bırakamadığım kitap oldu. Her sayfada yeni bir gelişme yaşanıyor ve çoğunlukla tahmin edemeyeceğiniz olaylar. Ben kitabı çok beğendim. Size de tavsiye ederim. 

Kitabı okurken bu kitaptan ne güzel dizi olur diye düşündüm. Hatta başrol oyuncularını da belirledim. İki erkek başrol oyuncusu Murat Yıldırım ve Mehmet Aslantuğ olacak. Başrol kadın oyuncusu yeni bir yüz olmalı. Çok güzel, insanı hem büyüleyen hem de şüpheye düşüren biri olmalı. Mesela Kösem Sultan'ın başrolünde oynayacak Yunan oyuncu biraz daha olgun olsaydı bu rol için ideal olurdu. Onun tipinde biri olmalı başroldeki kadın. Senaryo sıkıntısı çeken Türk dizi sektörü bu iyiliğimi unutmasın ve telif hakkımı hesabıma yatırsın lütfen :)

 
EMMA CHASE – DARMADAĞINIK
     Emma Chase’in Karmakarışık kitabını okumuş ve bayılmıştım. Blogumda da yazmıştım hatta (Buradan okuyabilirsiniz). Şimdi o kitabın ikincisi çıktı. Bu sefer kendimi tuttum ve kitap çıkar çıkmaz gidip kitapçıdan 25 liraya almadım, indirimle Kitap Yurdu’ndan 17 liraya aldım. 

     Karmakarışık’ta olayları Drew anlatıyordu, hikayenin devamını ise Kate anlatıyor. Drew’e alışan okuyucular Kate’i yadırgamış ama açıkçası ben bu kitabı daha çok sevdim. Hem karakterleri tanıdığım için hem de ilişkileri başlamış olduğundan ilişkilerinin ilerleyişini okumak daha çok hoşuma gitti. Ve Drew… Haftaya Pazar 6’lısında favori erkek karakterlerimizi seçeceğiz ve benim listemde Drew de olacak. Yakışıklılığı, esprileri, kendini beğenmişliği bir yana Kate’e olan aşkı beni bitirdi. Uzun zamandır bu kadar iyi yazılmış bir aşık erkek portresi okumamıştım. Romantizm ihtiyacım olduğunda Darmadağınık elime alıp birkaç sayfa okuyacağım bir kitap olacak. Tavsiye ederim dememe gerek yok sanırım :)
 
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.Hakikaten boş durana şeytan iş bulurmuş. O yüzden Tanrı aşkına çocuklarınızın bir hobi edinmesini sağlayın.
2.Sevdiğin kişiyle beraber olamıyorsan, beraber olduğun kişiyi sev.

CANAN KARATAY – KARATAY DİYETİ
     İnternetteki birçok yorumdan ve birkaç arkadaşımdan Karatay Diyeti’yle ilgili olumlu eleştiriler duydum. Kilo vermeye çalıştığım bu dönemde kitabı alıp okumak istedim. Kitapla ilgili ayrı ve uzun bir post yapacağım için burada pek bir şey yazmak istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim, hayatımı Karatay Diyeti’ne uygun yaşamaya çalışacağım. Bu kararımı uygulayabilecek miyim ya da bunun sonucunda ne olacak hep beraber göreceğiz. 

FERİDE ÇİÇEKOĞLU – UÇURTMAYI VURMASINLAR
     Ekim ayında okuduğum son kitap hiç hesapta yoktu. Okulumuzun kütüphanesine bağışlandığını görünce hemen alıp okumak istedim. Filmini izlememiştim ama iyi bir film olduğunu duymuştum. Kitap zaten ince bir kitaptı, hemen bir günde okudum ve bitirdim. Kitap hapishanede annesi ile beraber yaşayan Barış’ın İnci adındaki bir mahkuma yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitap çok basit bir dille yazılmış ama aynı oranda da etkileyici. Bir kadınlar hapishanesinde görebileceğiniz her tipte insanı tanıyorsunuz. Bir hapishanede yaşanabilecek her türlü olayı yaşıyorsunuz. Sanki siz de o insanlarla bir arada yaşıyorsunuz. Okumadıysanız mutlaka okuyun. Şimdi filmini izleyeceğim. Umarım kitaptan aldığım zevki filmden de alabilirim. 

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.(31. Sayfa) “Bacak kadar boyunla her işe karışma!” diye azarladı beni.
Eşyalarımı ortada bırakınca kızıyor bana, “Kazık kadar adam oldun, hâlâ kıçını topluyorum!” diye bağırıyor.
Sonra bir şey sorunca böyle tersliyor. Bacak kadar boylu kazık kadar adam nasıl olur İnci?

     Evet, ekimde okuduğum 10 kitabın yorumlarının sonuna geldik. Yeni postlarda görüşmek üzere. Şimdilik hoşça kalın, kendinize iyi bakın :)

5 Ekim 2015 Pazartesi

AĞUSTOS AYINDA OKUDUKLARIM (2015)


     Herkese merhaba. Ekim ayına gelmişiz ağustos ne alaka diye düşünebilirsiniz. Ben birazcık yoğunluktan çokça tembellikten son iki aydır okuduğum kitapları bloguma yazamadım. Artık daha fazla ertelemeyeyim dedim.
 
     Ağustos ayında 6 kitap okumuşum. Bir yaz ayına göre benim için çok iyi bir sonuç. Yazın okuma oranım neredeyse eksilere düşer de. Bu ay gene iyi okumuşum. Gelelim okuduğum kitaplara:


amin maalouf adriana mater

AMİN MAALOUF – UZAKTAN AŞK ve ADRİANA MATER
     Amin Maalouf’un bu iki kitabını beraber yazmak istedim. Libretto diye bir tür duymuş muydunuz? Ben ilk kez bu kitaplarda duydum. Libretto; opera, operet, bale, müzikal gibi müziksel sahne eserlerinin metinlerine verilen isimmiş. Bir kelime daha öğrenmiş oldum. :-) 

     Amin maalouf’un biri 76 diğeri 89 sayfalık bu iki kitabı bir oturuşta bitirilecek türden. Hatta ben ikisini bir gecede arka arkaya okumuştum. Çabuk okunmasına karşın akılda kalıcı hikayeler. Tavsiye ederim.
Uzaktan Aşk için notum: 8/10
Adriana Mater için notum: 7/10

 ALTINI ÇİZDİKLERİM (UZAKTAN AŞK):
1.İnsan birine “Sen delisin.” dedi mi, bunu gerçekten düşünmediği içindir. Deli olduğunu düşünsen gizlice acımakla yetinirsin.
2.Clemence, o yüce gönüllü deniz kapanacak artık önümde, ayaklarımı ıslatmadan geçebilmem için, soluk aldığın ülkeye. 

ağustos ayında okuduğum kitaplar

İLHAMİ ALGÖR – FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU
     Bu kitabın adını ilk kez Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları’nın oynadığı filmle duydum. Filmi izlemeden kitabını okumak istedim. Kitap 65 sayfalık ince bir kitap. Hatta kitabın ilk sayfalarını ve içindeki birkaç resmi de çıkarırsanız daha da ince. Yine de öyle bir oturuşta okunacak kadar basit bir kitap değil. Okurken dikkat gerektiriyor çünkü farklı bir dili var ve çoğunlukla bir adamın kafasının içindekileri okuyoruz. Açıkçası ben kitabı çok beğenmedim. Bunda beklentimin farklı olması da bir neden olabilir. Ben Arif ile Müzeyyen’in ilişkisini okuyacağımı düşünmüştüm ama kitabın %90’ı hatta belki daha fazlası Arif’in düşüncelerinden oluşuyor. Müzeyyen doğru dürüst konuşmuyor bile. Bu da benim çok hoşuma gitmedi.

     Kitabı beğenmediğim için normalde filmini de merak edip izlemezdim ama bu kitabın filmini izleyeceğim çünkü 65 sayfalık ve %90’ı karakterin zihninden geçenlerden oluşan bu kitabı beyaz perdeye nasıl uyarladıklarını cidden çok merak ediyorum.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku için notum: 6/10

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.Bir şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman kafamı karıştırırdı.
2.Bir şeyleri hissediyor ama reddediyordum. “Bana öyle geliyor.”du. Bir tarafım haklı olduğumu söylüyor, diğer tarafım “Sana öyle geliyor.” diyordu.
3.Sokağa bir ad verir, tabelayı uygun bir evin dış duvarına asardınız. Tabelada “Ayak sesleriniz de olmasa var olmadığınıza sizi neredeyse inandıracak bakışlar sokağı” yazardı.
4.Ses tonlarına takılırdım. Sesler her şeyi söylerdi.
5.Sevmenin kendisini ya da seven hâli ile kendini seviyor.

EMMA CHASE – KARMAKARIŞIK

     Geldik bu ayımı neşelendiren kitaba. :-) İçinde erotizm olan kitapları okumayı seviyorum. Hele bir de bu kitabın içinde komedi ögesi varsa ve olaylar erkek karakterin ağzından anlatılıyorsa (Karmakarışık’ta olduğu gibi) o kitap mükemmel oluyor.

     Uzun bir süre kitap almayacaktım. Bu yüzden okuduğum her blog yazısında Karmakarışık çok övülmesine rağmen onu almayı da ertelemiştim. Ta ki D&R’da Karmakarışık’ı açıp birkaç sayfasını okuyana kadar. Kitap o kadar hoşuma gitti ki internetten almayı bile bekleyemedim. 25 lira bayılarak (İnternette %30 indirimli satılıyordu) aldım ve o gün bitirdim.

     Kitabın baş karakteri Drew pek çok yerde tam bir aptal olmasına rağmen yine de onu çok sevdim çünkü bu aptallığını kapatacak çok güzel başka özellikleri vardı.

     Keşke Karmakarışık için ayrı bir post yapsaydım çünkü söylemek istediğim daha çok şey var. Sonuç olarak romantizm, erotizm ve mutluluk ihtiyacı duyduğunuz bir anda bir solukta okuyabileceğiniz bir kitap Karmakarışık. Şiddetle tavsiye ederim.
Karmakarışık için notum:10/10

ERCAN KESAL – PERİ GAZOZU

     Karmakarışık’ı yüzümde aptal bir gülümsemeyle okurken Peri Gazozu’nu asık ve ağlamaklı bir suratla okudum. İşte kitapların gücü. :-) Bize her duyguyu yaşatıyorlar.

     Peri Gazozu sinemacı olarak tanıdığımız Ercan Kesal’ın çocukluk, gençlik ve doktorluk anılarından oluşuyor. Bu anılar o kadar güzel harmanlanmış ki sanki birbirlerini tamamlamak için yaşanmışlar.

     Kitapta genellikle kötü olaylar anlatılıyor. Bazıları insanı o kadar sarsıyor ki bir süre kitabı bırakıp oturuyorsunuz. Özellikle babasının parası olmadığı için ilacını alamadığı, bu yüzden ölen çocuğu unutabileceğimi sanmıyorum. Kitapta sizi de çok etkileyecek birçok hikaye bulacağınıza eminim. Lütfen okuyun bu kitabı.
Peri Gazozu için notum: 9/10

ağustos ayında okuduğum kitaplar

SELÇUK AYDEMİR – MAHALLEDEN ARKADAŞLAR

     Peri Gazozu’nu okurken bozulan ruh halim Mahalleden Arkadaşlar’ı okurken kahkaha atar hale geldi. Dediğim gibi kitapların gücü. Yalnız planlamadığım halde böyle bir neşeli bir acıklı kitap okuma fikri de hoşuma gitti. Farklı ruh hallerine savrulup duruyorsun.

     İşler Güçler ve Kardeş Payı dizilerinin senaristi Selçuk Aydemir Mahalleden Arkadaşlar’da çocukken geçirdiği bir yaz tatilini anlatıyor. Bu 3 aylık tatilde neler yaşanmıyor ki? Özellikle 90’lı yıllara özlem duyan herkes eminim bu kitaba bayılacaktır. Aslında bence herkes bu kitaba bayılır. Çocukluğunuza dönmek, güzel bir nostalji yaşamak ve okurken eğlenebileceğiniz bir kitap okumak istiyorsanız Mahalleden Arkadaşlar tam aradığınız kitap. Üstelik kitabın bütün geliri Koruncuk Vakfı’na bağışlanacakmış. Alın size kitabı okumak için bir sebep daha. :-) 

     Genel olarak ağustos ayında okuduğum kitapları sevdim. Siz bu kitapları okudunuz mu? Neler düşünüyorsunuz? Lütfen yorum yazın konuşalım. Kitap okumak kadar zevk aldığım bir şey varsa o da kitaplar hakkında konuşmaktır. Şimdilik hoşça kalın. Görüşmek üzere.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...