Son bir senede
okuduğum kitaplardan bazıları, yorumlarım ve altını çizdiğim cümleler şunlar:
ephesus yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ephesus yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Temmuz 2019 Çarşamba
Neler Okudum Neler #4
Etiketler:
altını çizdiklerim,
brenda joyce,
ephesus yayınları,
epsilon yayınları,
fantastik yayınları,
historical,
julie garwood,
kitap,
pegasus yayınları,
polisiye,
roman,
romantik,
yabancı yayınları
26 Ocak 2019 Cumartesi
Dünün Hikâyesi (Mimlendim #31)
Sevgili
Oytunla Hayat beni bu güzel mime davet etmişti. Uzun zamandır mim yazmadığım
aklıma geldi. Zaten bu mimin de zamanı geldi de geçiyordu. Ben de daha fazla
ertelemeden yazmak istedim. Yalnız benim yazacağım gün dün değil, üç hafta
öncesinin hikâyesi J
Oytunla Hayat’ın yazısını buradan okuyabilirsiniz. Davet için teşekkürler Şebnem.
5
Ocak Cumartesi günü Çukurova Kitap Fuarı’nın açılış tarihiydi. Sabah okulda
altı saat kursum vardı. Derslerime girdim sonra eşim beni, yengesini, iki
yeğenini ve kardeşimi alarak fuara götürdü. Geçen sene fuarı kuzenimle
gezmiştim. Kardeşim ikimizin fotoğraflarına bakıp “Keşke ben de orada olsaydım.”
demişti. Kendisi Gümüşhane’de memur olduğu için beş senedir fuara gelemiyordu. Kasım
ayında tayini Adana’ya çıktı ve bu sene fuarı beraber gezdik J Evrene mesaj
göndermekten ve bir şeyler istemekten çekinmeyin, gerçek olabilir J
Ben
fuara gezme amaçlı gittim. Evde okunacak çok kitabım olduğu için iyi indirim
yapılmadığı müddetçe kitap almayacaktım. Yayınevleri %20-30 arası indirim
yapmışlardı genellikle. Bu oranları hatta daha fazlasını nette de
bulabiliyoruz. Bu yüzden sadece çok uygun fiyatlı olan birkaç kitabı aldım.
Bunlar
benim bu sene fuardan aldığım kitaplar. Nereden ne aldığımı detaylı olarak inceleyecek
olursak:
Etiketler:
alışveriş,
ayraç,
çukurova kitap fuarı,
ephesus yayınları,
kırmızı kedi yayınları,
kitap,
kitap alışverişi,
kitap fuarı,
mim,
mimlendim,
sel yayıncılık,
türk dil kurumu yayınları
24 Eylül 2017 Pazar
26 Nisan 2016 Salı
MART AYINDA OKUDUKLARIM (2016)
Nisan
ayı bitmeden martta okuduğum kitapları yazmak istedim. Martta sadece beş kitap
okudum. Ocak, şubat martta 7-6-5 kitap okuma sayımla performansım her geçen ay
düşerken nisanda bunu kırmayı başardım. Yazın performansımın doruğuna çıkmayı
planlıyorum. O tatil bir gelse …
Mart
ayında okuduğum kitaplara gelirsek:
AMY ENGEL –
KURUCUNUN KIZI
Kindle’ımdan
okuduğum ilk kitap Kurucunun Kızı oldu. Geçen sene neredeyse her blogda
yorumunu gördüğüm için kitabı çok merak ediyordum. Kitabı çok beğenmeyen sevgili
Kafası Karışık Blog bu kitaba para vermememi, birinden bulup okumamı tavsiye
edince ben de risk almak istemedim, e-kitap olarak okudum. Sonuç olarak kitabı
sevdim. Distopya türünde yazılmış kitap benim bu türde okuduğum ilk kitap oldu
ama açıkçası çok da bu türe hitap ettiğini düşünmüyorum. Ailesiyle aşkı arasında
kalan bir genç kızın hikâyesi gibi geldi bana. Yine de kitabı sevdim. Tabii Bishop’u
daha çok sevdim o ayrı bir konu J Ben de size
Dilek’in tavsiyesini yineleyeceğim. Gidip 25 lira vermeyin ama bir
arkadaşınızdan ya da kütüphaneden bulursanız alıp okuyabilirsiniz. Eğer severseniz
kitabın devamı Devrimin Kızı’nı da okursunuz.
Etiketler:
altını çizdiklerim,
amy engel,
distopya,
doğan kitap,
emma chase,
ephesus yayınları,
epsilon yayınları,
Hande Altaylı,
julia quinn,
kitap,
roman,
sunay akın,
yabancı yayınları
11 Kasım 2015 Çarşamba
EKİM AYINDA OKUDUKLARIM (2015)
SANDRA BROWN
– KAZA KURŞUNU
Daha
önce Sandra Brown’ın iki kitabını okumuştum ama ikisi de romantik kitaplardı.
Bu yüzden yazarın polisiye türünde nasıl bir şey ortaya çıkardığını merak
ettim. Sonuç: Bence yazar polisiye tarzda yazmaya devam etmeli.
Kaza
Kuşunu son zamanlarda okuduğum en heyecanlı, en elimden bırakamadığım kitap
oldu. Her sayfada yeni bir gelişme yaşanıyor ve çoğunlukla tahmin
edemeyeceğiniz olaylar. Ben kitabı çok beğendim. Size de tavsiye ederim.
Kitabı
okurken bu kitaptan ne güzel dizi olur diye düşündüm. Hatta başrol oyuncularını
da belirledim. İki erkek başrol oyuncusu Murat Yıldırım ve Mehmet Aslantuğ
olacak. Başrol kadın oyuncusu yeni bir yüz olmalı. Çok güzel, insanı hem
büyüleyen hem de şüpheye düşüren biri olmalı. Mesela Kösem Sultan'ın başrolünde
oynayacak Yunan oyuncu biraz daha olgun olsaydı bu rol için ideal olurdu. Onun
tipinde biri olmalı başroldeki kadın. Senaryo sıkıntısı çeken Türk dizi sektörü
bu iyiliğimi unutmasın ve telif hakkımı hesabıma yatırsın lütfen :)
EMMA CHASE –
DARMADAĞINIK
Emma
Chase’in Karmakarışık kitabını okumuş ve bayılmıştım. Blogumda da yazmıştım
hatta (Buradan okuyabilirsiniz). Şimdi o kitabın ikincisi çıktı. Bu sefer kendimi tuttum ve kitap çıkar
çıkmaz gidip kitapçıdan 25 liraya almadım, indirimle Kitap Yurdu’ndan 17 liraya
aldım.
Karmakarışık’ta olayları Drew anlatıyordu, hikayenin devamını ise Kate
anlatıyor. Drew’e alışan okuyucular Kate’i yadırgamış ama açıkçası ben bu
kitabı daha çok sevdim. Hem karakterleri tanıdığım için hem de ilişkileri
başlamış olduğundan ilişkilerinin ilerleyişini okumak daha çok hoşuma gitti. Ve
Drew… Haftaya Pazar 6’lısında favori erkek karakterlerimizi seçeceğiz ve benim
listemde Drew de olacak. Yakışıklılığı, esprileri, kendini beğenmişliği bir
yana Kate’e olan aşkı beni bitirdi. Uzun zamandır bu kadar iyi yazılmış bir
aşık erkek portresi okumamıştım. Romantizm ihtiyacım olduğunda Darmadağınık
elime alıp birkaç sayfa okuyacağım bir kitap olacak. Tavsiye ederim dememe
gerek yok sanırım :)
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1.Hakikaten
boş durana şeytan iş bulurmuş. O yüzden Tanrı aşkına çocuklarınızın bir hobi
edinmesini sağlayın.
2.Sevdiğin
kişiyle beraber olamıyorsan, beraber olduğun kişiyi sev.
CANAN
KARATAY – KARATAY DİYETİ
İnternetteki
birçok yorumdan ve birkaç arkadaşımdan Karatay Diyeti’yle ilgili olumlu
eleştiriler duydum. Kilo vermeye çalıştığım bu dönemde kitabı alıp okumak
istedim. Kitapla ilgili ayrı ve uzun bir post yapacağım için burada pek bir şey
yazmak istemiyorum. Sadece şunu söyleyeyim, hayatımı Karatay Diyeti’ne uygun
yaşamaya çalışacağım. Bu kararımı uygulayabilecek miyim ya da bunun sonucunda
ne olacak hep beraber göreceğiz.
FERİDE
ÇİÇEKOĞLU – UÇURTMAYI VURMASINLAR
Ekim
ayında okuduğum son kitap hiç hesapta yoktu. Okulumuzun kütüphanesine
bağışlandığını görünce hemen alıp okumak istedim. Filmini izlememiştim ama iyi
bir film olduğunu duymuştum. Kitap zaten ince bir kitaptı, hemen bir günde
okudum ve bitirdim. Kitap hapishanede annesi ile beraber yaşayan Barış’ın İnci
adındaki bir mahkuma yazdığı mektuplardan oluşuyor. Kitap çok basit bir dille
yazılmış ama aynı oranda da etkileyici. Bir kadınlar hapishanesinde
görebileceğiniz her tipte insanı tanıyorsunuz. Bir hapishanede yaşanabilecek
her türlü olayı yaşıyorsunuz. Sanki siz de o insanlarla bir arada yaşıyorsunuz.
Okumadıysanız mutlaka okuyun. Şimdi filmini izleyeceğim. Umarım kitaptan
aldığım zevki filmden de alabilirim.
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1.(31.
Sayfa) “Bacak kadar boyunla her işe karışma!” diye azarladı beni.
Eşyalarımı
ortada bırakınca kızıyor bana, “Kazık kadar adam oldun, hâlâ kıçını
topluyorum!” diye bağırıyor.
Sonra
bir şey sorunca böyle tersliyor. Bacak kadar boylu kazık kadar adam nasıl olur
İnci?
Evet,
ekimde okuduğum 10 kitabın yorumlarının sonuna geldik. Yeni postlarda görüşmek
üzere. Şimdilik hoşça kalın, kendinize iyi bakın :)
Etiketler:
altın kitaplar,
altını çizdiklerim,
can yayınları,
canan karatay,
darmadağınık,
emma chase,
ephesus yayınları,
karatay diyeti,
kaza kurşunu,
roman,
sandra brown,
uçurtmayı vurmasınlar
5 Ekim 2015 Pazartesi
AĞUSTOS AYINDA OKUDUKLARIM (2015)
Herkese merhaba. Ekim ayına gelmişiz ağustos ne alaka diye düşünebilirsiniz. Ben birazcık yoğunluktan çokça tembellikten son iki aydır okuduğum kitapları bloguma yazamadım. Artık daha fazla ertelemeyeyim dedim.
Ağustos
ayında 6 kitap okumuşum. Bir yaz ayına göre benim için çok iyi bir sonuç. Yazın
okuma oranım neredeyse eksilere düşer de. Bu ay gene iyi okumuşum. Gelelim
okuduğum kitaplara:
AMİN MAALOUF
– UZAKTAN AŞK ve ADRİANA MATER
Amin
Maalouf’un bu iki kitabını beraber yazmak istedim. Libretto diye bir tür duymuş
muydunuz? Ben ilk kez bu kitaplarda duydum. Libretto; opera, operet, bale,
müzikal gibi müziksel sahne eserlerinin metinlerine verilen isimmiş. Bir kelime
daha öğrenmiş oldum. :-)
Amin
maalouf’un biri 76 diğeri 89 sayfalık bu iki kitabı bir oturuşta bitirilecek
türden. Hatta ben ikisini bir gecede arka arkaya okumuştum. Çabuk okunmasına
karşın akılda kalıcı hikayeler. Tavsiye ederim.
Uzaktan
Aşk için notum: 8/10
Adriana
Mater için notum: 7/10
ALTINI
ÇİZDİKLERİM (UZAKTAN AŞK):
1.İnsan
birine “Sen delisin.” dedi mi, bunu gerçekten düşünmediği içindir. Deli
olduğunu düşünsen gizlice acımakla yetinirsin.
2.Clemence,
o yüce gönüllü deniz kapanacak artık önümde, ayaklarımı ıslatmadan geçebilmem
için, soluk aldığın ülkeye.
İLHAMİ ALGÖR
– FAKAT MÜZEYYEN BU DERİN BİR TUTKU
Bu
kitabın adını ilk kez Erdal Beşikçioğlu ve Sezin Akbaşoğulları’nın oynadığı
filmle duydum. Filmi izlemeden kitabını okumak istedim. Kitap 65 sayfalık ince
bir kitap. Hatta kitabın ilk sayfalarını ve içindeki birkaç resmi de
çıkarırsanız daha da ince. Yine de öyle bir oturuşta okunacak kadar basit bir
kitap değil. Okurken dikkat gerektiriyor çünkü farklı bir dili var ve
çoğunlukla bir adamın kafasının içindekileri okuyoruz. Açıkçası ben kitabı çok
beğenmedim. Bunda beklentimin farklı olması da bir neden olabilir. Ben Arif ile
Müzeyyen’in ilişkisini okuyacağımı düşünmüştüm ama kitabın %90’ı hatta belki
daha fazlası Arif’in düşüncelerinden oluşuyor. Müzeyyen doğru dürüst konuşmuyor
bile. Bu da benim çok hoşuma gitmedi.
Kitabı
beğenmediğim için normalde filmini de merak edip izlemezdim ama bu kitabın
filmini izleyeceğim çünkü 65 sayfalık ve %90’ı karakterin zihninden geçenlerden
oluşan bu kitabı beyaz perdeye nasıl uyarladıklarını cidden çok merak ediyorum.
Fakat
Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku için notum: 6/10
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1.Bir
şeyin gerçekte öyle mi olduğu yoksa bana mı öyle geldiği konusu her zaman
kafamı karıştırırdı.
2.Bir
şeyleri hissediyor ama reddediyordum. “Bana öyle geliyor.”du. Bir tarafım haklı
olduğumu söylüyor, diğer tarafım “Sana öyle geliyor.” diyordu.
3.Sokağa
bir ad verir, tabelayı uygun bir evin dış duvarına asardınız. Tabelada “Ayak
sesleriniz de olmasa var olmadığınıza sizi neredeyse inandıracak bakışlar
sokağı” yazardı.
4.Ses
tonlarına takılırdım. Sesler her şeyi söylerdi.
5.Sevmenin
kendisini ya da seven hâli ile kendini seviyor.
EMMA
CHASE – KARMAKARIŞIK
Geldik
bu ayımı neşelendiren kitaba. :-) İçinde erotizm olan kitapları
okumayı seviyorum. Hele bir de bu kitabın içinde komedi ögesi varsa ve olaylar
erkek karakterin ağzından anlatılıyorsa (Karmakarışık’ta olduğu gibi) o kitap
mükemmel oluyor.
Uzun bir süre kitap almayacaktım. Bu yüzden
okuduğum her blog yazısında Karmakarışık çok övülmesine rağmen onu almayı da
ertelemiştim. Ta ki D&R’da Karmakarışık’ı açıp birkaç sayfasını okuyana
kadar. Kitap o kadar hoşuma gitti ki internetten almayı bile bekleyemedim. 25
lira bayılarak (İnternette %30 indirimli satılıyordu) aldım ve o gün bitirdim.
Kitabın baş karakteri Drew pek çok yerde tam
bir aptal olmasına rağmen yine de onu çok sevdim çünkü bu aptallığını kapatacak
çok güzel başka özellikleri vardı.
Keşke Karmakarışık için ayrı bir post
yapsaydım çünkü söylemek istediğim daha çok şey var. Sonuç olarak romantizm,
erotizm ve mutluluk ihtiyacı duyduğunuz bir anda bir solukta okuyabileceğiniz
bir kitap Karmakarışık. Şiddetle tavsiye ederim.
Karmakarışık için notum:10/10
ERCAN KESAL – PERİ GAZOZU
Karmakarışık’ı yüzümde aptal bir gülümsemeyle
okurken Peri Gazozu’nu asık ve ağlamaklı bir suratla okudum. İşte kitapların
gücü. :-) Bize her
duyguyu yaşatıyorlar.
Peri Gazozu sinemacı olarak tanıdığımız Ercan
Kesal’ın çocukluk, gençlik ve doktorluk anılarından oluşuyor. Bu anılar o kadar
güzel harmanlanmış ki sanki birbirlerini tamamlamak için yaşanmışlar.
Kitapta genellikle kötü olaylar anlatılıyor. Bazıları
insanı o kadar sarsıyor ki bir süre kitabı bırakıp oturuyorsunuz. Özellikle babasının
parası olmadığı için ilacını alamadığı, bu yüzden ölen çocuğu unutabileceğimi
sanmıyorum. Kitapta sizi de çok etkileyecek birçok hikaye bulacağınıza eminim.
Lütfen okuyun bu kitabı.
Peri Gazozu için notum: 9/10
SELÇUK AYDEMİR – MAHALLEDEN ARKADAŞLAR
Peri Gazozu’nu okurken bozulan ruh halim
Mahalleden Arkadaşlar’ı okurken kahkaha atar hale geldi. Dediğim gibi
kitapların gücü. Yalnız planlamadığım halde böyle bir neşeli
bir acıklı kitap okuma fikri de hoşuma gitti. Farklı ruh hallerine savrulup duruyorsun.
İşler Güçler ve Kardeş Payı dizilerinin
senaristi Selçuk Aydemir Mahalleden Arkadaşlar’da çocukken geçirdiği bir yaz
tatilini anlatıyor. Bu 3 aylık tatilde neler yaşanmıyor ki? Özellikle 90’lı
yıllara özlem duyan herkes eminim bu kitaba bayılacaktır. Aslında bence herkes
bu kitaba bayılır. Çocukluğunuza dönmek, güzel bir nostalji yaşamak ve okurken
eğlenebileceğiniz bir kitap okumak istiyorsanız Mahalleden Arkadaşlar tam
aradığınız kitap. Üstelik kitabın bütün geliri Koruncuk Vakfı’na
bağışlanacakmış. Alın size kitabı okumak için bir sebep daha. :-)
Genel olarak ağustos ayında okuduğum
kitapları sevdim. Siz bu kitapları okudunuz mu? Neler düşünüyorsunuz? Lütfen yorum
yazın konuşalım. Kitap okumak kadar zevk aldığım bir şey varsa o da kitaplar
hakkında konuşmaktır. Şimdilik hoşça kalın. Görüşmek üzere.
Etiketler:
amin maalouf,
anı,
deneme,
emma chase,
ephesus yayınları,
ercan kesal,
iletişim yayıncılık,
ilhami algör,
kitap,
libretto,
roman,
sayfa 6,
selçuk aydemir,
yapı kredi yayınları








