iskender pala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iskender pala etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ağustos 2015 Pazar

İMZALI KİTAPLARIM

     Sanırım sahip olduğum en değerli eşyalar yazarlarından imzalı kitaplarım. Kitap fuarlarını en çok, sevdiğim yazarlara kitap imzalatabildiğim için seviyorum. Dört yıldır şehir dışında yaşadığım için uzak kaldığım Adana Kitap Fuarı’nı bir aksilik olmadıkça kaçırmam artık. Şimdiden heyecanlanıyorum.

     Kitaplığımda 8 farklı yazardan 10 imzalı kitap var. Bu kitaplar hangileri ve hikâyeleri ne bir bakalım mı?


nazan bekiroğlu yusuf ile züleyha
nazan bekiroğlu cümle kapısı
nazan bekiroğlu mor mürekkep


1.Nazan Bekiroğlu: Nazan Bekiroğlu benim üniversiteden hocamdı. Maalesef onu üniversiteye gidene kadar duymamıştım. Meğer çok değerli bir yazardan edebiyat dersleri alacak kadar şanslıymışım. Çok kültürlü ve kibar bir insandı Nazan Hoca. Onun zarafetine hayrandım. Bir genç kız kadar inceydi. Hatta bir ara onu öğrencilerin arasındayken seçememiştim J

     Nazan Hoca’ya 2006 yılında (ben üniversite 3. sınıftayken) Mor Mürekkep ve Cümle Kapısı kitaplarını, 2007 yılında da (ben üniversite 4. sınıftayken) Yusuf ile Züleyha kitabını imzalatmışım. Ben ona ulaşabildiğim için şanslıydım. Keşke hocam farklı şehirlerdeki etkinliklere katılsa ve okuyucularıyla buluşsa. Herkesin onu tanımasını isterdim.

iskender pala leyla ile mecnun

2.İskender Pala: Maalesef İskender Pala benim parasız zamanımda gelmişti. Ben de yazarın en ucuz, dolayısıyla en ince, kitabını alıp imzalatmıştım ama bu tercihimden pişman olmadım. Leyla ile Mecnun hikâyesini bir de ondan dinlemek güzeldi. Bu arada İskender Pala arkadaşım Sebra Gündoğdu’nun korsan kitabını imzalayacak kadar kibardı J

ahmet ümit bir ses böler geceyi

3.Ahmet Ümit: İşte en sevdiğim yazar. Ahmet Ümit’i ilk gördüğümde bir süre yanına gidememiştim. Kendimi psikolojik olarak hazırlamam gerekiyordu J Yanına gittiğimde ise evden getirdiğim üç kitabını çantamdan çıkarmaya utandığım için oradan bir kitabını alıp imzalatmıştım J Hatta bir kitap da Sebra için imzalatmıştım. Bana çok kibar davranmış ve benimle sohbet etmişti. Benim için unutulmaz bir anı oldu bu. 

canan tan piraye

4.Canan Tan: Canan Tan’ı o zamana kadar hiç okumamıştım. Piraye kitabı çok meşhurdu, ben de hem yazarına da imzalatırım deyip kitabı aldım. O günden sonra da yazarın birçok kitabını okudum ama yazdıklarını çok basit bulduğum için beğenmedim.

gülten dayıoğlu

5.Gülten Dayıoğlu: Gülten Dayıoğlu’nu da o zamana kadar okumamıştım. Evet, Gülten Dayıoğlu’nu hiç okumadan çocukluktan çıktım. Maalesef yazarın hangi kitabının iyi olduğunu bilmediğimden gözüme ilişen ilk kitabı imzalattım. Şimdi tercih hakkım olsa Mo’nun Gizemi kitabını tercih ederdim.

ipek çalışlar latife hanım

6.İpek Çalışlar: Size bir şey itiraf edeyim mi? İpek Çalışlar’ın kitabı imzalarken yazdığı notu ben 4 senedir anlayamıyordum. Blog için fotoğrafını çekerken anladım. “Keyifli okumalar.” Yazıyor J Bu arada o dönem yazarın Latife Tekin ve Halide Edib Adıvar kitaplarını büyülenerek okumuştum ama maalesef yazar bu kitaplardan sonra yeni bir kitap yazmadı. Halbuki tarihte daha nice önemli kadınlar var. Keşke yazmaya devam etse. Kendisi iki kitabıyla en sevdiğim biyografi yazarı olmuştu.

aydın boysan acele etme çabuk ol

7. Aydın Boysan: Hayran olduğum ve onun gibi yaşlanmak istediğim Aydın Boysan’a da kitabını imzalatmıştım. Söyleşisine de katılmıştım. Hatta defalarca gittiğim kitap fuarında katıldığım tek söyleşi Aydın Boysan’ın söyleşisiydi. 90 yaşında olmasına rağmen(Ben onunla tanıştığımda 90 yaşındaydı, şimdi 94 yaşındaymış) hayat dolu, neşeli ve çok kültürlü bir adam Aydın Boysan. Onu dinlerken keşke bu adam benim dedem falan olsaydı da onunla daha çok vakit geçirebilseydim diye düşündüm. Siz de onun engin bilgilerinden yararlanmak isterseniz herhangi bir kitabını alın ve okuyun. Piyasada birçok kitabı var zaten. Hepsi de birbirinden güzel.

     Son olarak Muzaffer İzgü’den İçimde Çiçekler Açarken kitabım da yazarından imzalı ama o kitabım kardeşimde olduğu için maalesef onun fotoğrafını yükleyemiyorum. Kitap elime geçince kitabın bir fotoğrafını buraya eklerim artık. İçimde Çiçekler Açarken güzel bir gençlik kitabıydı ama ben size Muzaffer İzgü’den Zıkkımın Kökü kitabını şiddetle tavsiye ediyorum. Kitabı okurken attığım kahkahalar çevremdeki herkesin dikkatini çekmişti. Sanırım beni en çok güldüren kitaptı. Canınız sıkkınsa ve sizi güldürecek bir kitap okumak istiyorsanız tercihiniz Zıkkımın kökü olsun, pişman olmazsınız.

     Evet, imzalı kitaplarım bunlardı. Her yıl bu kitapların sayısını biraz daha arttırmayı düşünüyorum. Şimdi sabırsızlıkla ocak ayını bekliyorum. Adana Kitap Fuarı’nda saatler harcamayı planlıyorum. Hatta size de gün be gün yayın yapabilirim. Sadece 4 ay kaldı J Şimdilik hoşça kalın. Görüşmek üzere. 

9 Nisan 2015 Perşembe

A-101 Alışverişim

     A-101 markete hayatımda ilk defa bu sene gittim desem inanır mısınız? Nedense ilgimi çekmedi hiç. Ucuz alışveriş yapmak için Bim'i, Bim'de bulamadıklarım için de Kiler ya da Migros'u tercih ediyordum. A-101 bana arada kalmış geliyordu. Ne lüks, her şeyi bulabileceğiniz bir market ne de çok ucuza ürün satan bir yer, ortada diye düşünürdüm ve bu sebeple A-101'e şimdiye kadar hiç yolum düşmedi.

     İki hafta önce cep kitaplarının %40 indirimle 6 liraya satıldığını öğrenince ilk defa A-101'e gittim ve hem kendim için hem de blogumun 1. yıl çekilişine koymak için kitaplar aldım. (Bu alışverişin yazısını buradan okuyabilirsiniz.) Bu hafta farklı dört kitabın aynı şekilde indirime girdiğini görünce yolum yine A-101'e düştü. 

     Bu hafta Ahmet Ümit'ten iki kitap (Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu'nun En Güzel Abisi) satılıyordu. Ahmet Ümit hayranı olduğum için bu iki kitap da bende vardı zaten. O yüzden bende olmayan Ayşe Kulin'den Köprü ve İskender Pala'dan Efsane kitaplarını aldım.



     Ayşe Kulin sevdiğim bir yazar. Bütün kitaplarını okumayı planlıyorum. Köprü kitabını da biliyordum ama okumamıştım. Artık kütüphanemde olduğuna göre okuyabilirim. İskender Pala ise yine sevdiğim ama ağır dilinden dolayı sürekli okuyamadığım bir yazar. Onu kafanız rahatken, yavaş yavaş okumalısınız. Bu yüzden Efsane'yi hemen okuyacağımı düşünmüyorum ama yazın boş günlerimde okuyabilirim.

     Kitap için gittiğim markette iki güzel parça daha buldum. Biri aşağı fotoğraftaki tepsi. Sadece 5 liraydı. Biraz küçük ama iki kişi için yeterli olacaktır. Ben de bu yüzden kaçırmadım. 


     Aldığım diğer ürün de bu şirin kupa. Lipton'dan iki adet kayısılı form çayı alana bu şirin kupa hediye ediliyordu. Ben zaten kilo vermek için form çayı içiyordum, bu kupa da üstüne hediye geldi. İlk defa cam bir kupam oldu.


     Sonuç olarak eğer A-101 bu kitap indirimlerine devam ederse ben de oraya gitmeye devam edeceğim. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...