ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Şubat 2022 Perşembe

22 Nisan 2016 Cuma

MİMLENDİM #8 YAK, YENİDEN YAZ, TEKRAR OKU

sule uzundere blog mim

Sevgili Esseve Rin beni çok güzel bir mime mimlemiş. Kendisine buradan kocaman bir teşekkür J (Onun cevaplarını buradan okuyabilirsiniz. Bu arada mimin görseli da ona ait). Başlığı okuyunca ne olduğunu tahmin edemedim ama ayrıntıları okuyunca çok hoşuma gitti ve vakit geçirmeden yapmak istedim.

Bu mimi şu şekilde yapıyoruz: 1.Rastgele okumuş olduğun 3 kitap seç.

2.Seçtiğin kitaplardan hangisini yakacağına, yeniden yazacağına ve tekrar okuyacağına karar ver.
3.En az 3 tür tamamlayana kadar devam et.

Ben rastgele seçmedim, arayarak seçtim. O zaman başlayalım J

kahraman tazeoğlu bukre ayşe kulin handan dostoyevski suç ve ceza

YAK: BUKRE
Kahraman Tazeoğlu’ndan okuduğum ilk kitap. Yazarın başka bir kitabını okumayı düşünmüyorum diyeyim siz kitabı ne kadar sevmediğimi anlayın.
YENİDEN YAZ: HANDAN
Aslında bu kitabı yarısına kadar severek okudum ama ne zamanki kitapta bahsedilen Handan’ın Gizli Anların Yolcusu’ndaki Handan olduğunu anladım o an kitaptan soğudum. Kitabı, Handan’ı yeni bir karakter olacak şekilde değiştirmek isterdim. Ayşe Kulin’in artık bu seriden kitap yazmaması gerektiğini düşünüyorum.
TEKRAR OKU: SUÇ VE CEZA
Bu klasik kitabı ben birkaç sene önce çok iyi olmayan bir yayınevinden okumuştum. Ya çeviri kötüydü ya da yanlış bir zamanda okudum bilemiyorum ama kitaptan çok zevk alamadım. İletişim ya da İş Bankası Yayınları’ndan bir baskısını alıp tekrar okumak istiyorum.

27 Ocak 2016 Çarşamba

ÇUKUROVA KİTAP FUARI’NDA İKİNCİ GÜN

Bu sene kitap fuarına iki kez gittim. İlkinde fuarı gezdim ve kitap satın aldım. Fuarda geçirdiğim ilk günün yazısını buradan okuyabilirsiniz. İkinci gidişim ise sadece sevdiğim yazarlara kitap imzalatabilmek içindi. Dokuz gün süren fuarda maalesef popüler ve iyi yazarların imza günlerini son iki güne, cumartesi ve pazara, sıkıştırmışlardı.

Ben cumartesi günü gittim fuara. Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Yekta Kopan ve İpek Ongun’un üçer kitabını  ve Erdil Yaşaroğlu’nun bir kitabını  imzalatmak için götürecektim ama bu kadar kitap ummadığım kadar ağır olunca kitap sayısını ikiye düşürdüm. Yine de ağır oldu ve kitapları taşımak için eşimin sırt çantasını kullanmak zorunda kaldım.

Fuarda hızlı olmak için kendime bir liste yaptım. Hangi yazar, saat kaçta, hangi yayın evinde imza veriyor not aldım. 6-7 yazardan imza almak istiyordum ama bu yazarlar ya aynı saatte imza veriyorlardı ya da yarım saat arayla. Ben de en erken imza verenden başlar sırasıyla hepsine giderim diye düşündüm. Tabii bu planı yaparken fuarın ne kadar kalabalık olacağını ve sırada kaç saat bekleyeceğimi planlamamıştım J

25 Ocak 2016 Pazartesi

ARALIK AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR (2015)

Evet, tembel ben aralık ayında okuduğum kitapları ocak ayının sonunda yazıyorum ama ne yapayım yoğun ve yorucu bir dönem geçirdim. Bu yüzden bloguma yazmak istediğim birçok konu kaldı ama merak etmeyin bu sömestrda sizi yazıya boğacağım J Eğer üşenmezsem her gün yeni bir yazımı okuyacaksınız. Bugünün yazısı da aralık ayında okuduğum 6 kitap. O zaman okuma sırama göre kitapları yazmaya başlıyorum:

debbie macomber küçük mucizeler dükkanı

DEBBİE MACOMBER - KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKÂNI
Yazarın kitaplarını birçok defa gördüm ama hiç ilgimi çekmediği için almamıştım. Geçtiğimiz aylarda A-101’de çok uygun fiyata satılınca bir şans vermek istedim. Markette sadece Küçük Mucizeler Dükkânı kalmıştı ben de onu aldım. Şansıma serinin ilk kitabını almışım J Beklentimi düşük tuttuğumdan mı bilmiyorum kitabı severek okudum. Tabii ki bir edebiyat şaheseri değil ama zevkle okunan, insana umut veren bir kitap. Kitapta birbirinden farklı dört kadının değişmelerini ve aralarındaki dostluğu okumak hoşuma gitti. Hafif bir şeyler okumak isterseniz tavsiye edebilirim.

17 Ocak 2016 Pazar

PAZAR 6’LISI : EN BEĞENDİĞİM 6 KİTAP KAPAĞI

en beğendiğim 6 kapak
Biliyorum biliyorum  bu haftanın konusu bu değil. Bu haftanın konusu “Sizi ağlatan 6 kitap” ama ben birazcık duygusuz bir insan olduğum için okurken ağladığım kitap sayısı:2 J Biri Bin Muhteşem Güneş. Her kadının okuması gereken ve her okuyanın içini parçalayan bir kitap. Hatta ilk okuduğumda kalabalık bir ortamda olduğum için içimden geldiği gibi ağlayamamıştım. Bu yüzden kitabı tekrar okuyup salya sümük ağlamayı planlıyorum. Beni ağlatmayı başaran diğer kitap ise Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı. Aşık olduğum ilk kitap karakteri ölünce tabii ağlayacaktım. Birazcık duygusuzum dedim, çok demedim J

Ben de madem bu haftanın konusunu yazamıyorum gelenek bozulmasın diye eski kategorilerden yazmadığım bir kategoriyi yazayım dedim. Bu hafta size en beğendiğim 6 kitap kapağını yazacağım.

23 Mayıs 2015 Cumartesi

SON ZAMANLARDA OKUDUĞUM KİTAPLAR - 1


AYŞE KULİN – KÖPRÜ
     Ayşe Kulin’in Köprü kitabını uzun zamandır okumak istiyordum. A-101’de cep boyu 6 liraya satılınca hemen aldım ve okudum.

     Ayşe Kulin kolay ve hızlı okunan bir yazar. Kitaplarını, eğer işiniz yoksa, 1-2 gün içinde bitirebilirsiniz. Ben Köprü’yü sadece okulda okuma saatlerinde ve boş derslerimde okuduğum için bitirmem bir haftayı buldu.

     Köprü, şaibeli bir trafik kazasında hayatını kaybeden Erzincan eski valisi Recep Yazıcıoğlu’nun Erzincan’a köprü yaptırmasını anlatıyor. Ben köprü yaptırmasını anlatıyor diye kolayca yazdım ama köprünün yapılması o kadar kolay olmuyor. Yıllar sürüyor ve çok emek gerektiriyor. Hele köprünün son yapım aşamasında çıkan aksaklıkları okurken acayip heyecanlandım. Köprünün yapıldığını bilmeme rağmen “Acaba olacak mı? Bir sorun çıkmasa bari.” diye heyecanla okudum. Neyse ki kitap mutlu sonla bitti.

     Hatırlarsanız Köprü kitabı TV dizisi olarak çekilmiş ve Star TV’de yayınlanmıştı. Vali karakterini Erdal Beşikçioğlu oynamıştı. Ben önce dizisini izleyip sonra kitabını okuduğum için kitapta vali konuşurken veya vali anlatılırken gözümün önüne hep Erdal Beşikçioğlu geldi.

     Kitapla ilgili tek olumsuz yorumum yazarın kitabın sonlarına doğru Kürt isyanlarının tarihçesini vermesi olur. Taa 1924, 1925 ve 1938 yıllarındaki isyanları anlatması kitaba bir şey katmıyor, tam tersine kitabın bütünlüğüne zarar veriyor.

     Bir de keşke Ayşe Kulin kitaplarındaki karakterlerini ölmüş ünlü kişilerle konuşturma huyundan vazgeçse. Handan kitabındaki Handan, Halide Edip Adıvar’la konuşuyordu, Köprü kitabında vali ise İsmet İnönü’nün heykeliyle konuşuyor! Bu bölümler kitabın etkisini azaltıyor.

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. Alıştığın bulaşacağından iyidir.


CAHİT ZARİFOĞLU – YEDİ GÜZEL ADAM
     Türkçe öğretmeni olmama ve kitap okumayı çok sevip çok kitap okumama rağmen şiir türünü bir türlü sevemedim. Zaten hayatımda okuduğum şiir kitabı sayısı da bir elin parmaklarını geçmez. Cahit Zarifoğlu adını da ilk kez Yedi Güzel Adam dizisinde duymuştum. Baktım kitap haftalardır çok satanlar listesinde ben de merak edip aldım. Sonuç: Şiir benim tarzım değil :-) Kitaptaki şiirlerden hiç zevk almadım ve okurken çok sıkıldım. Neyse ki kitap çok kalın değildi (133 sayfa) de çabuk bitti. Kitaptan aklımda kalan ve hoşuma giden tek cümle şu oldu: “Halk aşksızsa sokaklar, banka dükkanlarıyla doludur.

     Şaire ve kitabına haksızlık etmek istemem. Dediğim gibi ben şiir sevmiyorum. Şiir seven arkadaşlar zevkle okurlar belki.

     Bir şiir kitabından sonra hâlâ benim için en iyi şair Orhan Veli Kanık :-)


ELİF MELİSSA – EYLÜL
     Facebook çekilişlerinden birinde kazanmıştım Eylül kitabını. Yazar henüz 20 yaşında ve bu, onun ilk kitabı. Yazar bu romanı daha önce Wattpad’de yayımlamış. Çok okununca kitap olarak basılmış. 2015 yılında basılan kitap 2. Baskısını yapmış bile.

     Kitap Eylül isminde genç bir kızın hayatını anlatıyor. Kitabın başlarında Eylül’ün sevgilisi ve arkadaşlarıyla olan ilişkisi anlatılınca bir gençlik romanı okuyacağımı düşündüm ama sonradan o kadar çok olay oldu ki kitap neredeyse aksiyon kitabı haline geldi. Tabii bu durumda siz de “Yok artık, daha neler!” tepkisi veriyorsunuz çünkü bu kadar da olmaz diyeceğiniz şeyler gerçekleşiyor ve bunlar tamamen inandırıcılıktan uzak ele alınıyor.

     Sizi bilmem ama ben bir kitabın ana karakterini sevmeyince kitabı da çok sevemiyorum. Eylül kitabında da böyle oldu. Kitabın başkarakterleri eylül ve Uğurcan o kadar itici ve benciller ki başlarına gelenlere üzülmedim, hatta daha kötüsünü yaşamalarını istedim :-) Keşke yazar daha sevimli bir çift yazsaydı.

     Kitabın kapağını çok beğendim. Kapak tasarımını İlknur Muştu yapmış.

     Kitabın sayfa sayısı da gereksiz yere fazlaydı. Evet, kitapta çok olay oluyor dedim ama boş yere uzatılan bölümler de vardı. Bu kitap 100 sayfa daha az olsaymış daha başarılı olabilirmiş.

     Yazarın yaşı küçük olduğu ve bu, onun ilk kitabı olduğu için çok da eleştirmek istemiyorum. Son olarak şunu söyleyeyim: Bu kitabı çekilişten kazandığım için mutluyum. Eğer, kitabın arkasında yazdığı kadarıyla, 22 lira verip de bu kitabı alsaydım çok üzülürdüm.



OSMAN YAMAÇ – KÜÇÜK DÜNYANIN BÜYÜK İNSANLARI
     Bu kitabı da facebook çekilişinden kazanmıştım. Küçük Dünyanın Büyük İnsanları yazarın ilk kitabı. Yazar Orta Anadolu’nun küçük bir kasabasında çocukluğunda ve gençliğinde yaşadığı olayları yazmış. Kitap bittikten sonra ilk düşüncem “Bu insanlar birbirlerine ne biçim şakalar yapıyor?” oldu. Eşek şakasından da ileride, insanı katil ya da maktul yapabilecek şakalar ama işte o zamanlar internet, kitap, gazete hatta televizyon bile yokmuş. Böyle olunca millet birbirine sarmış.

     Kolay okunan insanı sıkmayan bir kitap. Yine de size “Bu kitabı alın, okuyun.” Diyeceğim kadar iyi değil.


İREM NAZLINUR ÇETİN – YALNIZLIĞIN MAVİSİ
     Bu kitap da yine facebook çekilişinden kazandığım bir kitap. 92 doğumlu yazarımız bu ilk kitabında 16 yaşından beri yazdığı denemeleri toplamış. Daha 1 yaşındayken babasını kaybettiği için kitapta ölüm temalı yazılar ağırlıkta. Bir de kitapta “Fahişe” kelimesi çok kullanılıyor. 95 sayfalık kitapta, benim fark edebildiğim kadarıyla, daha çok da olabilir, 4 kez fahişe ifadesi geçiyor.

*Bedenini satan fahişeler gibi ruhunu başkasına satanlardan kaçıyorum. (13. Sayfa)
*Gerçek şu ki: Evsiz insanlar, dünyayı ahlaksız bir yere dönüştüren ve para karşılığı bedenlerini kirleten fahişeler değil. (41. Sayfa)
*Hepsi birer potansiyel fahişe. (64. Sayfa)
*Yanlış bir hayatın izini sürdüğünün farkında olmayıp doğruları kendine düşman gören, hayatın fahişeliğini yapan insanlardan olmamı bekleme benden. (72. Sayfa)

     Sanki yazarın bu kelimeyle bir derdi, geçmişi var gibi ama yine de keşke bu kadar sık kullanmasaydı. Okurken insanı rahatsız ediyor.

     Amatörce yazılmış ve amatörce basılmış (kitapta birçok yazım hatası var) bu kitabın kapağına tek kelimeyle bayıldım. Kapak tasarımını Serdar Gülpınar yapmış. Kapakta o kadar güzel, o kadar canlı bir mavi kullanılmış ki kitabın isminin hakkı verilmiş.

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.     “Yazıyorum çünkü harflerle nefes alıyorum. Yazıyorum çünkü hayatla kurduğum bağ yazıdan geçiyor. Ve yazıyorum çünkü hayal ve hikayeler alemini şu yaşadığımız hayattan daha hakiki, daha sahici, daha renkli buluyorum.” (Elif Şafak)
2.   “Mutluluğu bulduysan sorgulama.” (Charles Bukowski)
3.  “Kendini kendi alevinle yakmaya hazır ol, yenilenmek için önce kül olmalısın.” (Nietzsche)

9 Nisan 2015 Perşembe

A-101 Alışverişim

     A-101 markete hayatımda ilk defa bu sene gittim desem inanır mısınız? Nedense ilgimi çekmedi hiç. Ucuz alışveriş yapmak için Bim'i, Bim'de bulamadıklarım için de Kiler ya da Migros'u tercih ediyordum. A-101 bana arada kalmış geliyordu. Ne lüks, her şeyi bulabileceğiniz bir market ne de çok ucuza ürün satan bir yer, ortada diye düşünürdüm ve bu sebeple A-101'e şimdiye kadar hiç yolum düşmedi.

     İki hafta önce cep kitaplarının %40 indirimle 6 liraya satıldığını öğrenince ilk defa A-101'e gittim ve hem kendim için hem de blogumun 1. yıl çekilişine koymak için kitaplar aldım. (Bu alışverişin yazısını buradan okuyabilirsiniz.) Bu hafta farklı dört kitabın aynı şekilde indirime girdiğini görünce yolum yine A-101'e düştü. 

     Bu hafta Ahmet Ümit'ten iki kitap (Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu'nun En Güzel Abisi) satılıyordu. Ahmet Ümit hayranı olduğum için bu iki kitap da bende vardı zaten. O yüzden bende olmayan Ayşe Kulin'den Köprü ve İskender Pala'dan Efsane kitaplarını aldım.



     Ayşe Kulin sevdiğim bir yazar. Bütün kitaplarını okumayı planlıyorum. Köprü kitabını da biliyordum ama okumamıştım. Artık kütüphanemde olduğuna göre okuyabilirim. İskender Pala ise yine sevdiğim ama ağır dilinden dolayı sürekli okuyamadığım bir yazar. Onu kafanız rahatken, yavaş yavaş okumalısınız. Bu yüzden Efsane'yi hemen okuyacağımı düşünmüyorum ama yazın boş günlerimde okuyabilirim.

     Kitap için gittiğim markette iki güzel parça daha buldum. Biri aşağı fotoğraftaki tepsi. Sadece 5 liraydı. Biraz küçük ama iki kişi için yeterli olacaktır. Ben de bu yüzden kaçırmadım. 


     Aldığım diğer ürün de bu şirin kupa. Lipton'dan iki adet kayısılı form çayı alana bu şirin kupa hediye ediliyordu. Ben zaten kilo vermek için form çayı içiyordum, bu kupa da üstüne hediye geldi. İlk defa cam bir kupam oldu.


     Sonuç olarak eğer A-101 bu kitap indirimlerine devam ederse ben de oraya gitmeye devam edeceğim. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...