ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ayşe kulin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Nisan 2022 Pazartesi
24 Şubat 2022 Perşembe
16 Aralık 2017 Cumartesi
7 Haziran 2017 Çarşamba
NİSAN AYINDA OKUDUKLARIM (2017)
Etiketler:
altını çizdiklerim,
aydın boysan,
ayşe kulin,
aziz nesin,
celeste ng,
julia quinn,
kitap,
lev tolstoy,
mihail bulgakov,
orhan asena,
stephanie perkins,
susane colasanti,
yusuf atılgan
22 Nisan 2016 Cuma
MİMLENDİM #8 YAK, YENİDEN YAZ, TEKRAR OKU
Sevgili
Esseve Rin beni çok güzel bir mime mimlemiş. Kendisine buradan kocaman bir
teşekkür J (Onun cevaplarını buradan okuyabilirsiniz. Bu arada mimin görseli da ona ait). Başlığı okuyunca ne olduğunu tahmin edemedim
ama ayrıntıları okuyunca çok hoşuma gitti ve vakit geçirmeden yapmak istedim.
Bu mimi şu şekilde yapıyoruz: 1.Rastgele okumuş olduğun 3
kitap seç.
2.Seçtiğin
kitaplardan hangisini yakacağına, yeniden yazacağına ve tekrar okuyacağına
karar ver.
3.En az
3 tür tamamlayana kadar devam et.
Ben rastgele seçmedim, arayarak seçtim. O
zaman başlayalım J
YAK:
BUKRE
Kahraman
Tazeoğlu’ndan okuduğum ilk kitap. Yazarın başka bir kitabını okumayı
düşünmüyorum diyeyim siz kitabı ne kadar sevmediğimi anlayın.
YENİDEN
YAZ: HANDAN
Aslında
bu kitabı yarısına kadar severek okudum ama ne zamanki kitapta bahsedilen
Handan’ın Gizli Anların Yolcusu’ndaki Handan olduğunu anladım o an kitaptan
soğudum. Kitabı, Handan’ı yeni bir karakter olacak şekilde değiştirmek
isterdim. Ayşe Kulin’in artık bu seriden kitap yazmaması gerektiğini
düşünüyorum.
TEKRAR
OKU: SUÇ VE CEZA
Bu
klasik kitabı ben birkaç sene önce çok iyi olmayan bir yayınevinden okumuştum. Ya
çeviri kötüydü ya da yanlış bir zamanda okudum bilemiyorum ama kitaptan çok
zevk alamadım. İletişim ya da İş Bankası Yayınları’ndan bir baskısını alıp
tekrar okumak istiyorum.
Etiketler:
anket,
ayşe kulin,
bukre,
dostoyevski,
e.l.james,
grey,
harry potter,
j.k. rowling,
mim,
mimlendim,
sabahattin ali,
suç ve ceza,
sule uzundere,
sule uzundere blog,
şule uzundere blog,
yak yeniden yaz tekrar oku
27 Ocak 2016 Çarşamba
ÇUKUROVA KİTAP FUARI’NDA İKİNCİ GÜN
Bu sene
kitap fuarına iki kez gittim. İlkinde fuarı gezdim ve kitap satın aldım. Fuarda
geçirdiğim ilk günün yazısını buradan okuyabilirsiniz. İkinci gidişim ise
sadece sevdiğim yazarlara kitap imzalatabilmek içindi. Dokuz gün süren fuarda
maalesef popüler ve iyi yazarların imza günlerini son iki güne, cumartesi ve
pazara, sıkıştırmışlardı.
Ben cumartesi
günü gittim fuara. Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Yekta Kopan ve İpek Ongun’un üçer
kitabını ve Erdil Yaşaroğlu’nun bir
kitabını imzalatmak için götürecektim
ama bu kadar kitap ummadığım kadar ağır olunca kitap sayısını ikiye düşürdüm. Yine
de ağır oldu ve kitapları taşımak için eşimin sırt çantasını kullanmak zorunda
kaldım.
Fuarda hızlı
olmak için kendime bir liste yaptım. Hangi yazar, saat kaçta, hangi yayın evinde
imza veriyor not aldım. 6-7 yazardan imza almak istiyordum ama bu yazarlar ya
aynı saatte imza veriyorlardı ya da yarım saat arayla. Ben de en erken imza
verenden başlar sırasıyla hepsine giderim diye düşündüm. Tabii bu planı
yaparken fuarın ne kadar kalabalık olacağını ve sırada kaç saat bekleyeceğimi
planlamamıştım J
Etiketler:
Adana,
ahmet ümit,
ayşe kulin,
çukurova kitap fuarı,
elveda güzel vatanım,
erdil yaşaroğlu,
hayat,
hüzün,
imzalı kitaplar,
kitap,
kitap fuarı,
komikaze,
murathan mungan,
sule uzundere blog,
tüyap
25 Ocak 2016 Pazartesi
ARALIK AYINDA OKUDUĞUM KİTAPLAR (2015)
Evet,
tembel ben aralık ayında okuduğum kitapları ocak ayının sonunda yazıyorum ama
ne yapayım yoğun ve yorucu bir dönem geçirdim. Bu yüzden bloguma yazmak
istediğim birçok konu kaldı ama merak etmeyin bu sömestrda sizi yazıya
boğacağım J Eğer üşenmezsem her gün yeni bir yazımı
okuyacaksınız. Bugünün yazısı da aralık ayında okuduğum 6 kitap. O zaman okuma
sırama göre kitapları yazmaya başlıyorum:
DEBBİE
MACOMBER - KÜÇÜK MUCİZELER DÜKKÂNI
Yazarın
kitaplarını birçok defa gördüm ama hiç ilgimi çekmediği için almamıştım. Geçtiğimiz
aylarda A-101’de çok uygun fiyata satılınca bir şans vermek istedim. Markette sadece
Küçük Mucizeler Dükkânı kalmıştı ben de onu aldım. Şansıma serinin ilk kitabını
almışım J Beklentimi düşük
tuttuğumdan mı bilmiyorum kitabı severek okudum. Tabii ki bir edebiyat şaheseri
değil ama zevkle okunan, insana umut veren bir kitap. Kitapta birbirinden
farklı dört kadının değişmelerini ve aralarındaki dostluğu okumak hoşuma gitti.
Hafif bir şeyler okumak isterseniz tavsiye edebilirim.
Etiketler:
altını çizdiklerim,
ayşe kulin,
debbie macomber,
dünya klasikleri,
kırmızı kedi yayınları,
kitap,
martı yayınları,
otobiyografi,
remzi kitabevi,
roman,
sinan akyüz,
stefan zweig,
tuna kiremitçi
17 Ocak 2016 Pazar
PAZAR 6’LISI : EN BEĞENDİĞİM 6 KİTAP KAPAĞI
Biliyorum
biliyorum bu haftanın konusu bu değil. Bu
haftanın konusu “Sizi ağlatan 6 kitap” ama ben birazcık duygusuz bir insan
olduğum için okurken ağladığım kitap sayısı:2 J Biri Bin
Muhteşem Güneş. Her kadının okuması gereken ve her okuyanın içini parçalayan bir
kitap. Hatta ilk okuduğumda kalabalık bir ortamda olduğum için içimden geldiği
gibi ağlayamamıştım. Bu yüzden kitabı tekrar okuyup salya sümük ağlamayı
planlıyorum. Beni ağlatmayı başaran diğer kitap ise Harry Potter ve Zümrüdüanka
Yoldaşlığı. Aşık olduğum ilk kitap karakteri ölünce tabii ağlayacaktım. Birazcık
duygusuzum dedim, çok demedim J
Ben
de madem bu haftanın konusunu yazamıyorum gelenek bozulmasın diye eski kategorilerden
yazmadığım bir kategoriyi yazayım dedim. Bu hafta size en beğendiğim 6 kitap
kapağını yazacağım.
Etiketler:
ayşe kulin,
bir gün,
david nicholls,
dönüşüm,
franz kafka,
george orwell,
handan,
hayvan çiftliği,
liste,
murat menteş,
one day,
pazar 6lısı,
pazar altılısı,
ruhi mücerret
23 Mayıs 2015 Cumartesi
SON ZAMANLARDA OKUDUĞUM KİTAPLAR - 1
AYŞE
KULİN – KÖPRÜ
Ayşe
Kulin’in Köprü kitabını uzun zamandır okumak istiyordum. A-101’de cep boyu 6
liraya satılınca hemen aldım ve okudum.
Ayşe
Kulin kolay ve hızlı okunan bir yazar. Kitaplarını, eğer işiniz yoksa, 1-2 gün
içinde bitirebilirsiniz. Ben Köprü’yü sadece okulda okuma saatlerinde ve boş
derslerimde okuduğum için bitirmem bir haftayı buldu.
Köprü,
şaibeli bir trafik kazasında hayatını kaybeden Erzincan eski valisi Recep
Yazıcıoğlu’nun Erzincan’a köprü yaptırmasını anlatıyor. Ben köprü yaptırmasını
anlatıyor diye kolayca yazdım ama köprünün yapılması o kadar kolay olmuyor.
Yıllar sürüyor ve çok emek gerektiriyor. Hele köprünün son yapım aşamasında
çıkan aksaklıkları okurken acayip heyecanlandım. Köprünün yapıldığını bilmeme
rağmen “Acaba olacak mı? Bir sorun çıkmasa bari.” diye heyecanla okudum. Neyse
ki kitap mutlu sonla bitti.
Hatırlarsanız
Köprü kitabı TV dizisi olarak çekilmiş ve Star TV’de yayınlanmıştı. Vali
karakterini Erdal Beşikçioğlu oynamıştı. Ben önce dizisini izleyip sonra
kitabını okuduğum için kitapta vali konuşurken veya vali anlatılırken gözümün
önüne hep Erdal Beşikçioğlu geldi.
Kitapla
ilgili tek olumsuz yorumum yazarın kitabın sonlarına doğru Kürt isyanlarının
tarihçesini vermesi olur. Taa 1924, 1925 ve 1938 yıllarındaki isyanları anlatması
kitaba bir şey katmıyor, tam tersine kitabın bütünlüğüne zarar veriyor.
Bir
de keşke Ayşe Kulin kitaplarındaki karakterlerini ölmüş ünlü
kişilerle konuşturma huyundan vazgeçse. Handan kitabındaki Handan, Halide Edip
Adıvar’la konuşuyordu, Köprü kitabında vali ise İsmet İnönü’nün heykeliyle
konuşuyor! Bu bölümler kitabın etkisini azaltıyor.
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1. Alıştığın
bulaşacağından iyidir.
CAHİT
ZARİFOĞLU – YEDİ GÜZEL ADAM
Türkçe
öğretmeni olmama ve kitap okumayı çok sevip çok kitap okumama rağmen şiir
türünü bir türlü sevemedim. Zaten hayatımda okuduğum şiir kitabı sayısı da bir
elin parmaklarını geçmez. Cahit Zarifoğlu adını da ilk kez Yedi Güzel Adam
dizisinde duymuştum. Baktım kitap haftalardır çok satanlar listesinde ben de
merak edip aldım. Sonuç: Şiir benim tarzım değil :-) Kitaptaki
şiirlerden hiç zevk almadım ve okurken çok sıkıldım. Neyse ki kitap çok kalın
değildi (133 sayfa) de çabuk bitti. Kitaptan aklımda kalan ve hoşuma giden tek
cümle şu oldu: “Halk aşksızsa sokaklar, banka dükkanlarıyla doludur.”
Şaire
ve kitabına haksızlık etmek istemem. Dediğim gibi ben şiir sevmiyorum. Şiir
seven arkadaşlar zevkle okurlar belki.
Bir
şiir kitabından sonra hâlâ benim için en iyi şair Orhan Veli Kanık :-)
ELİF
MELİSSA – EYLÜL
Facebook
çekilişlerinden birinde kazanmıştım Eylül kitabını. Yazar henüz 20 yaşında ve
bu, onun ilk kitabı. Yazar bu romanı daha önce Wattpad’de yayımlamış. Çok
okununca kitap olarak basılmış. 2015 yılında basılan kitap 2. Baskısını yapmış
bile.
Kitap
Eylül isminde genç bir kızın hayatını anlatıyor. Kitabın başlarında Eylül’ün
sevgilisi ve arkadaşlarıyla olan ilişkisi anlatılınca bir gençlik romanı
okuyacağımı düşündüm ama sonradan o kadar çok olay oldu ki kitap neredeyse
aksiyon kitabı haline geldi. Tabii bu durumda siz de “Yok artık, daha neler!”
tepkisi veriyorsunuz çünkü bu kadar da olmaz diyeceğiniz şeyler gerçekleşiyor
ve bunlar tamamen inandırıcılıktan uzak ele alınıyor.
Sizi
bilmem ama ben bir kitabın ana karakterini sevmeyince kitabı da çok
sevemiyorum. Eylül kitabında da böyle oldu. Kitabın başkarakterleri eylül ve
Uğurcan o kadar itici ve benciller ki başlarına gelenlere üzülmedim, hatta daha
kötüsünü yaşamalarını istedim :-) Keşke yazar daha sevimli bir
çift yazsaydı.
Kitabın
kapağını çok beğendim. Kapak tasarımını İlknur Muştu yapmış.
Kitabın
sayfa sayısı da gereksiz yere fazlaydı. Evet, kitapta çok olay oluyor dedim ama
boş yere uzatılan bölümler de vardı. Bu kitap 100 sayfa daha az olsaymış daha
başarılı olabilirmiş.
Yazarın
yaşı küçük olduğu ve bu, onun ilk kitabı olduğu için çok da eleştirmek
istemiyorum. Son olarak şunu söyleyeyim: Bu kitabı çekilişten kazandığım için
mutluyum. Eğer, kitabın arkasında yazdığı kadarıyla, 22 lira verip de bu kitabı
alsaydım çok üzülürdüm.
OSMAN
YAMAÇ – KÜÇÜK DÜNYANIN BÜYÜK İNSANLARI
Bu
kitabı da facebook çekilişinden kazanmıştım. Küçük Dünyanın Büyük İnsanları
yazarın ilk kitabı. Yazar Orta Anadolu’nun küçük bir kasabasında çocukluğunda
ve gençliğinde yaşadığı olayları yazmış. Kitap bittikten sonra ilk düşüncem “Bu
insanlar birbirlerine ne biçim şakalar yapıyor?” oldu. Eşek şakasından da
ileride, insanı katil ya da maktul yapabilecek şakalar ama işte o zamanlar
internet, kitap, gazete hatta televizyon bile yokmuş. Böyle olunca millet
birbirine sarmış.
Kolay
okunan insanı sıkmayan bir kitap. Yine de size “Bu kitabı alın, okuyun.” Diyeceğim
kadar iyi değil.
İREM
NAZLINUR ÇETİN – YALNIZLIĞIN MAVİSİ
Bu
kitap da yine facebook çekilişinden kazandığım bir kitap. 92 doğumlu yazarımız
bu ilk kitabında 16 yaşından beri yazdığı denemeleri toplamış. Daha 1
yaşındayken babasını kaybettiği için kitapta ölüm temalı yazılar ağırlıkta. Bir
de kitapta “Fahişe” kelimesi çok kullanılıyor. 95 sayfalık kitapta, benim fark
edebildiğim kadarıyla, daha çok da olabilir, 4 kez fahişe ifadesi geçiyor.
*Bedenini
satan fahişeler gibi ruhunu başkasına satanlardan kaçıyorum. (13. Sayfa)
*Gerçek
şu ki: Evsiz insanlar, dünyayı ahlaksız bir yere dönüştüren ve para karşılığı
bedenlerini kirleten fahişeler değil. (41. Sayfa)
*Hepsi
birer potansiyel fahişe. (64. Sayfa)
*Yanlış
bir hayatın izini sürdüğünün farkında olmayıp doğruları kendine düşman gören,
hayatın fahişeliğini yapan insanlardan olmamı bekleme benden. (72. Sayfa)
Sanki
yazarın bu kelimeyle bir derdi, geçmişi var gibi ama yine de keşke bu kadar sık
kullanmasaydı. Okurken insanı rahatsız ediyor.
Amatörce
yazılmış ve amatörce basılmış (kitapta birçok yazım hatası var) bu kitabın
kapağına tek kelimeyle bayıldım. Kapak tasarımını Serdar Gülpınar yapmış.
Kapakta o kadar güzel, o kadar canlı bir mavi kullanılmış ki kitabın isminin
hakkı verilmiş.
ALTINI
ÇİZDİKLERİM:
1. “Yazıyorum
çünkü harflerle nefes alıyorum. Yazıyorum çünkü hayatla kurduğum bağ yazıdan
geçiyor. Ve yazıyorum çünkü hayal ve hikayeler alemini şu yaşadığımız hayattan
daha hakiki, daha sahici, daha renkli buluyorum.” (Elif Şafak)
2. “Mutluluğu
bulduysan sorgulama.” (Charles Bukowski)
3. “Kendini
kendi alevinle yakmaya hazır ol, yenilenmek için önce kül olmalısın.”
(Nietzsche)
9 Nisan 2015 Perşembe
A-101 Alışverişim
A-101 markete hayatımda ilk defa bu sene gittim desem inanır mısınız? Nedense ilgimi çekmedi hiç. Ucuz alışveriş yapmak için Bim'i, Bim'de bulamadıklarım için de Kiler ya da Migros'u tercih ediyordum. A-101 bana arada kalmış geliyordu. Ne lüks, her şeyi bulabileceğiniz bir market ne de çok ucuza ürün satan bir yer, ortada diye düşünürdüm ve bu sebeple A-101'e şimdiye kadar hiç yolum düşmedi.
İki hafta önce cep kitaplarının %40 indirimle 6 liraya satıldığını öğrenince ilk defa A-101'e gittim ve hem kendim için hem de blogumun 1. yıl çekilişine koymak için kitaplar aldım. (Bu alışverişin yazısını buradan okuyabilirsiniz.) Bu hafta farklı dört kitabın aynı şekilde indirime girdiğini görünce yolum yine A-101'e düştü.
Bu hafta Ahmet Ümit'ten iki kitap (Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu'nun En Güzel Abisi) satılıyordu. Ahmet Ümit hayranı olduğum için bu iki kitap da bende vardı zaten. O yüzden bende olmayan Ayşe Kulin'den Köprü ve İskender Pala'dan Efsane kitaplarını aldım.
Ayşe Kulin sevdiğim bir yazar. Bütün kitaplarını okumayı planlıyorum. Köprü kitabını da biliyordum ama okumamıştım. Artık kütüphanemde olduğuna göre okuyabilirim. İskender Pala ise yine sevdiğim ama ağır dilinden dolayı sürekli okuyamadığım bir yazar. Onu kafanız rahatken, yavaş yavaş okumalısınız. Bu yüzden Efsane'yi hemen okuyacağımı düşünmüyorum ama yazın boş günlerimde okuyabilirim.
Kitap için gittiğim markette iki güzel parça daha buldum. Biri aşağı fotoğraftaki tepsi. Sadece 5 liraydı. Biraz küçük ama iki kişi için yeterli olacaktır. Ben de bu yüzden kaçırmadım.
İki hafta önce cep kitaplarının %40 indirimle 6 liraya satıldığını öğrenince ilk defa A-101'e gittim ve hem kendim için hem de blogumun 1. yıl çekilişine koymak için kitaplar aldım. (Bu alışverişin yazısını buradan okuyabilirsiniz.) Bu hafta farklı dört kitabın aynı şekilde indirime girdiğini görünce yolum yine A-101'e düştü.
Bu hafta Ahmet Ümit'ten iki kitap (Sultanı Öldürmek ve Beyoğlu'nun En Güzel Abisi) satılıyordu. Ahmet Ümit hayranı olduğum için bu iki kitap da bende vardı zaten. O yüzden bende olmayan Ayşe Kulin'den Köprü ve İskender Pala'dan Efsane kitaplarını aldım.
Ayşe Kulin sevdiğim bir yazar. Bütün kitaplarını okumayı planlıyorum. Köprü kitabını da biliyordum ama okumamıştım. Artık kütüphanemde olduğuna göre okuyabilirim. İskender Pala ise yine sevdiğim ama ağır dilinden dolayı sürekli okuyamadığım bir yazar. Onu kafanız rahatken, yavaş yavaş okumalısınız. Bu yüzden Efsane'yi hemen okuyacağımı düşünmüyorum ama yazın boş günlerimde okuyabilirim.
Kitap için gittiğim markette iki güzel parça daha buldum. Biri aşağı fotoğraftaki tepsi. Sadece 5 liraydı. Biraz küçük ama iki kişi için yeterli olacaktır. Ben de bu yüzden kaçırmadım.
Aldığım diğer ürün de bu şirin kupa. Lipton'dan iki adet kayısılı form çayı alana bu şirin kupa hediye ediliyordu. Ben zaten kilo vermek için form çayı içiyordum, bu kupa da üstüne hediye geldi. İlk defa cam bir kupam oldu.
Sonuç olarak eğer A-101 bu kitap indirimlerine devam ederse ben de oraya gitmeye devam edeceğim.














