uygar şirin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uygar şirin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2015 Çarşamba

KARIŞIK KASET (UYGAR ŞİRİN)

   
     Uygar Şirin'i Sinema dergisindeki yazılarından tanıyorum. Dergide en sevdiğim yazarlardan biriydi. Keşke Sinema dergisi kapanmasaydı da yine onu okumaya devam edebilseydim.

     Yazarın kitap da yazdığını 2010 yılında çekilen ve Mehmet Günsur'la Selma Ergeç'in başrolünü oynadığı Ses filminin onun kitabından uyarlandığını duyunca öğrendim. Hatta Karışık Pizza filmi de onun kitabından uyarlanmış. Bunun dışında yazarın Anne Tut Elimi ve Büyük Deniz Yükseliyor adlı iki kitabı daha varmış. 

     Kitabın konusuna gelirsek Ulaş ve İrem 1990 yılında tanışan iki çocuk. Ulaş görür görmez İrem'e aşık olur ama İrem bunu fark etmez. Bir sebepten çocukların yolu ayrılır. Sonra 10'ar yıl arayla 2000 ve 2010 yılında da yolları kesişir. Kitap onların bu karşılaşmalarını yani ilişkilerini anlatıyor.

     Ulaş tam bir müzik tutkunu. Bütün şarkıcıları ve şarkıları biliyor. Hayatı müzik üstüne kurulu. Kendine bir konu seçip bu konuda karışık kaset hazırlıyor. Duygularını bu yolla ifade ediyor. Kitabın ismi de buradan geliyor zaten. 

     Şüphesiz müzikle ilgilenen kişiler bu romandan daha çok zevk alır. Benim müzikle pek alakam olmadığı için kitapta geçen şarkı isimlerinin %90'ını ilk defa duydum. Şarkıları merak edip dinlemek de hiç içimden gelmedi. Bir kitapta bir filmi, kitabı ya da şarkıyı çok överlerse merak edip araştırırsın ya, bu kitapta 100'e yakın şarkı ismi geçince hiç bu işe kalkışmadım. 

     Kitabın başkarakteri Ulaş'tan da çok hoşlanmadım ben. 13 yaşındayken bile 30 yaşında bir yetişkin gibi davranan ve konuşan Ulaş'ı ukala buldum. Tamam 90'lı yıllarda sokaklar daha güvenliydi de 13 yaşında bir çocuk tek başına İstanbul'da otobüs ve vapur değiştirerek MFÖ konserine gidebilir miydi? Sanmıyorum.

     Bir de Ulaş'ın İrem'e olan aşkı bana saplantı gibi geldi. Ona bu kadar aşık olacak ne buldun, ne yaşadınız da bu tutkun 20 sene dürdü. Bu aşk bana pek inandırıcı gelmedi.

     En kısa zamanda romanın filmini izlemek istiyorum. Niyeyse içe kapanık, sessiz sakin Ulaş karakterine Sarp Apak'ı pek yakıştıramadım ben. Onda "Yusuf" tipi var. Bu arada Yusuf karakteri kitapta en çok sevdiğim karakter oldu. Güldüğüm bölümler hep ona aitti. 

     Eğer 90'lı yıllara dönmek istiyorsanız, Türkçe pop müziğiyle ilgiliyseniz bu kitabı okuyabilirsiniz. Okumayıp filmini izleseniz de pek bir şey kaybetmezsiniz.   

     Son olarak romanın filmi çıkınca hemen kitabın kapağı da değişmiş ve Özge Özpirinççi ile Sarp Apak kullanılmış kapakta. Onların kapak pozunu da pek sevemedim ben, itici buldum. Keşke daha sevimli bir poz verselerdi. Kitabın eski kapağı da gayet güzelmiş aslında.


     Siz Karışık Kaset kitabını okudunuz mu ya da filmini izlediniz mi? Neler düşünüyorsunuz? Ben en kısa zamanda filmini izleyip yine buraya yazarım. O zamana kadar hoşça kalın. 

19 Mart 2015 Perşembe

KÜTÜPHANEYE ÜYE OLDUM

     27 yaşındayım, kendimi bildim bileli kitap okumayı çok severim ama ilk defa bir kütüphaneye üye oldum (Üniversitede kullandığım okul kütüphanesini saymazsak).

     4 senedir Midyat'ta yaşıyorum ve Midyat Halk Kütüphanesi'nin önünden defalarca geçmişimdir. Şimdiye kadar hiç merak edip de içine girmemiştim. Ta ki bugüne kadar. Düzenli olarak kitap okuma ödevi verdiğim öğrencilerimin, ki kendileri 6. sınıf olurlar, yarısının kütüphaneye üye olduğunu ve birbirinden güzel kitaplar aldıklarını görünce, üstüne bir de aynı okulda çalıştığım arkadaşlarımın da kütüphaneye üye olduğunu öğrenince en azından bir gidip bakayım burası nasıl bir yermiş diye düşündüm. Gitmemle beraber üye olmam da bir oldu tabii.

     Bende kitap alma hastalığı var. Şimdiye kadar bir kitap aldığımı hatırlamıyorum. 5-10 kitap birden alıyorum ve onlar bitmeden yenilerini alıyorum. Böylece bazı kitaplar okunmadan yıllarca kütüphanemde duruyor(En eskisi 2006 yılından). Bu yüzden bir karar aldım. Elimdeki bütün kitapları bitirmeden(20 kadar kitap var.) yeni kitap almayacağım. Böylece bütçemi de biraz düzeltebilirim. Kitaplara ciddi para harcıyorum çünkü.

     Bu noktada kütüphaneye üye olmak için doğru zamandı. Elimdeki kitaplar bitmeden gidip 3 kitap aldım bile. 



     Kitapları okumayı düşündüğüm sırayla fotoğrafladım. Öncelikle sinema yazılarını büyük bir zevkle okuduğum(keşke Sinema dergisi kapanmasaydı da hâlâ okuyabilseydim.) Uygar Şirin'in Karışık Kaset kitabını okuyacağım. Duyduğuma göre akıcı bir kitapmış. Birkaç günde bitiririm diye düşünüyorum. Sonrasında da filmini izler "Kitabı daha iyiydi ya." geyiği yaparım :-)

     2. sırada bütün arkadaşlarımın neredeyse bütün kitaplarını okuduğu ve öve öve bitiremedikleri Sarah Jio var. Şimdiye kadar hiçbir kitabını okumadığım yazar, arkadaşlarımın dediklerinin yarısı kadar olsa bile bu, yazarın bütün kitaplarını okuyacağım demektir.

     Son kitap bir klasik: Küçük Kadınlar. Ben bazı çocuk kitaplarını hiç okumadım(Küçük Kadınlar gibi), bazılarını da çok küçükken okuduğum için hatırlamıyorum. O yüzden bazen çocuk kitaplarını, özellikle klasik olanları, okuyacağım. Bu kitabın kısaltılmamış, tam çeviri olduğunu okuyunca dayanamadım hemen aldım.  

     Şimdilik bu kadar. Elimdekileri bitirdikten sonra yeni kitaplar aldıkça kütüphane maceralarımı yazacağım. Takipte kalın. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...