9 Şubat 2015 Pazartesi
YARIM ELMA GÖNÜL ALMA (İPEK ONGUN)
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
GİZEMLİ HİNT KADINLARI: Hindistan'da sınıflar keskin çizgilerle ayrılmış. Toplum beş kasttan oluşuyor. En üst sınıfta din adamları var, sonra bürokrat ve devlet yöneticileri, daha sonra tüccarlar ve çiftçiler. Beşinci kasttakilere "dokunulmazlar" deniliyor ve en pis işleri yapıyorlar ve diğer kastlar tarafından "mundar" olarak tanımlanıyorlar.
Şimdi, hiç kimse kendi kastı dışında biriyle evlenemiyor. Kesin bir kural bu. Tüccar kastından bir genç kız, çiftçi kastından bir delikanlıyla evlenemiyor; çünkü işin ucunda toplumdışı olmak var. Bununla kalsa yine iyi. Kastlar içinde de pek çok kollar var. O kollarda da uyum olması gerek. Şöyle ki, eğer tüccar kastından biriyle evlenilecekse, tüccar kastının içinde kuyumcular, kumaşçılar, ayakkabıcılar gibi kollar var. O nedenle kuyumcunun kızı bir kuyumcunun oğluyla evlenmek zorunda.
Diyelim ki bu da uydu ve aileler anlaştı. Bu arada Hindistan'da evliliklerin %95'i görücü usulüyle yapılıyor. Aileler tanışıp genç kıza evlenme olasılığı bildirildikten sonra astrologlar çağrılıyor ve birbirlerine uyum sağlayabilirler mi diye yıldız fallarına bakılıyor. Astrologların inceledikleri 32 öge varmış. Bu ögeler birbirini tutarsa, o evlilik için en hayırlı evlilik gününü yine yıldız falcıları saptıyor ve iki genç evleniyorlar.
Ayrıca Hindistan'daki kızlar evlenecekleri erkekler için para ödüyorlar ve paranın çokluğu damat adayının eğitim ve iş düzeyini belirliyor. Kadın kuruluşları ise bu töreye şiddetle karşı çıkıyorlar; çünkü özellikle kırsal kesimde yaşayan fakir ailelerin böyle bir parayı verememeleri ve evde kalmış kızların aileye leke süreceği inancının getirdiği baskıyla, ikinci kız bebek doğduğunda onu öldürmeleri.
İYİ DÜŞÜN DOĞRU KARAR VER (DOĞAN CÜCELOĞLU)
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. İnsanlar başarmak için doğarlar, başarısızlık için değil. (Henry David Thoreau)
2. Davranışlarından utanıp sıkılma. Yaşamın tümü bir denemedir. (Ralph Waldo Emerson)
3. Başarı mı dedin? Başarı tamamen şansa bağlıdır. İnanmazsan başarısız insanlara sor.
4. Kaza geliyorum diyor ama anlayacağımız dilde söylemediği için bize demiyormuş gibi geliyor. (Ege Cansen)
5. Akıl kendi başına cenneti cehennem, cehennemi cennet yapabilir.
11 Ocak 2015 Pazar
9 Ocak 2015 Cuma
ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR (J. D. SALİNGER)
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.
2. Ona geri zekalı demenizden nefret ederdi. Zaten bütün geri zekalılar kendilerine geri zekalı denmesinden nefret ederler.
3. Kızların derdi de bu zaten, bir çocuktan hoşlanmışlarsa, ne kadar namussuz bir herif olursa olsun, onda aşağılık duygusu olduğunu söylerler, ama çocuktan hoşlanmamışlarsa eğer, ne kadar iyi bir herif olursa olsun ya da aşağılık duygusu ne kadar fazla olursa olsun, kendini beğenmişin teki, deyiverirler. Akıllı kızlar bile bunu yapıyor.
4. "Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu biçimde ölmek istemesidir, olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir." Wilhelm Stekel
SADAKAT (İNCİ ARAL)
ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1. Aşk bir rastlantı, sonuç kime rastladığına bağlı.
2. Bense rahat bir uyku için fazla aşık, istekli, atak ve atılgandım.
3. Kuşağımın çözülmemiş huzursuzluğunu, sabırsızlığını ve sürekli onları daha fazla mutlu edebilecek şeyleri elden kaçırmış oldukları duygusunu yersiz buluyordum. Ferda ve ben, elindekiyle yetinebilen, ne istediğini bilen çalışkan, mantıklı insanlar olarak güzel bir çevrede huzur içinde yaşayacak, birbirimizi destekleyecek, para kazanarak hedefimize erişecektik. Neydi o hedef? Bilmediğim buydu işte. Kararlılığım, inatçılığım, iyimserliğim o hedefi zaman içinde görünür kılacaktı kuşkusuz.
4. Mutlu bir yuva, imkanların geniş ve kadının da söz sahibi olabileceği bir evlilikle mümkündü ancak.
5. İnsanların evlilik diye adlandırdıkları şey yasalarla korunan sonsuza dek birlikte yaşama dayatması.
6. "Mutsuz aşk yoktur: sahip olmadığımıza sahibizdir yalnız. Mutlu aşk yoktur: sahip olduğumuza sahip değilizdir artık." Marguerite Yourcenar
7. Aşk ve mutluluk... Bu ikisini yan yana koymak ne büyük hamlık. Aşkın anca mutsuzluğa sıkıca tutunarak ayakta kalabileceğine, mutsuzluğun mutluluktan daha yoğun bir duygu olduğuna inandım acılaşan zamanla. Aşk içinde mutluluk bir sürçme. Perdenin çabucak indiği bir oyun, gelip geçici bir rüya, kafa karıştırıcı bir hayal.
8. Sırlar, sır olarak kalmalıdır.




