8 Nisan 2015 Çarşamba

İnsanı Delirten 10 Öğrenci Sorusu


     İyi bir öğretmen olmak için belki de en önemli özellik kişinin sabırlı olması ama insanda peygamber sabrı da olsa bazı günler öğrenciler sinirlerimizi yıpratabiliyor. Ben de sabır sınırımı zorlayan soruları derlemek istedim. Çok çok ileride emekli olduğumda bu yazıyı okuyup gülerim belki :-)

     Bazı maddeler size o kadar da sinir bozucu gelmeyebilir ama bir günde 8 derse girdikten, onlarca öğrenciyle muhatap olduktan sonra insanın tahammülü azalabiliyor. Okuyun bakalım, siz bu maddelere gülecek misiniz yoksa "Yok artık. Bu kadar da olmaz." mı diyeceksiniz.

1. Türkçe dersinde okuduğunu anlama sorusunda "Yazara göre..." şeklinde soru sorunca öğrencimin "Hocam yazara göre ne demek?" demesi.

2. Okudukları kitapta geçen "Elizabeth, Wentworth, Bree, Washington vb." özel isimleri "Hocam bu ne demek?" diye sormaları. Halbuki kelimenin baş harfi büyük yazılmışsa özel isim olduğunu anlamaları gerekiyor.

3. Satır sonuna sığmayan ve devamı alt satıra yazılan kelimeler için "Bu ne demek?" diye sormaları. Mesela kelime "kita-bı" şeklinde ayrılmışsa gelip "Hocam kita ne demek?" demeleri.


4. Ödev verdiğim zaman "Kontrol edecek misiniz? Artı eksi verecek misiniz?" diye sormaları. Eğer kontrol etmeyeceksem ya da artı alamayacaklarsa ödevlerini yapmayacaklar yani. 

5. "Öğretmenim tuvalete gidebilir miyim?" Öğrenci 8. sınıfa gelmiş, aylardır derslerine giriyorum ve hiç tuvalet izni vermemişim okulun bitmesine iki ay kala hâlâ bu soruyu sorabiliyorlar. Üstelik her ders en az bir kişi çıkıyor.

6. Yeni bir konu anlatmaya başlarken "Bu konu sınavda çıkacak mı?" Her sınav öncesi soracağım konuları söylerim ama öğrenciler bu soruyu sormaktan vazgeçmez. Kaldı ki her anlattığım konuyu da sorarım. Herhalde sınavda çıkmayacaksa boş yere dinlemeyeyim diye düşünüyorlar.

7. "Hocam çöpü dökebilir miyim? Falanca hocaya bir şey demeye gidebilir miyim? Bu kağıdı müdüre verebilir miyim?" vb. sorularla teneffüste halledebileceği işleri dersten çıkmak için bahane olarak kullanmaları.

8. "Fotokopi çektirebilir miyim?" Sanki kırtasiye dükkanıymış gibi zırt pırt öğretmenler odasına dalarak sordukları soru bu. Gerçekten ihtiyacı olanlardan bahsetmiyorum. Bu yazı bazen sınıf listesi, bazen 3 kıtalık bir şiir ya da ders programı oluyor. Sanki elleri kalem tutmuyormuş gibi 5 satırlık yazıyı bile makineyle çoğaltmaya çalışıyorlar.

9. Konu anlatırken "Ne zaman bitecek? Ne kadar kaldı? Bu son mu? Daha kaç madde var?" diye sormaları.

10. Öğrencilere bir test verirsin ve sorular yağmur gibi yağmaya başlar. İşin kötüsü bu soruları oturdukları yerden, söz almadan ve arka arkaya sorarlar. Üstelik her test verişinizde sorarlar, HER SEFERİNDE.
  •  Hocam hangi yüzünden başlayalım? ( Halbuki bir sayfada sorular 1'den, diğer yüzünde 17'den başlamaktadır ama niyeyse öğrenci nereden başlayacağını bilemez.)
  • Soruları boş bırakabilir miyiz?
  • Bundan not alacak mıyız? (Sen hayır deyince başka bir öğrenci "Karnemize geçecek mi?" diye sorar.)
  • İstediğimiz sorudan başlayabilir miyiz? (Bunlara zamanında soruları sırasıyla çözmeleri gerektiğini söyleyen kişiyi bulabilir miyiz? Bir şey deneyeceğim de.)
  • Burada mı çözeceğiz evde mi çözeceğiz?
  • Üstüne ismimizi yazacak mıyız?
  • Kağıtları size geri verecek miyiz?
  • Testi bitiren öğrenci "Hocam testim bitti. Ne yapayım?" Amuda kalk evladım :-)
     Aramızda öğretmen var mı bilmiyorum ama varsa lütfen o da sinirlendiği soruları yazsın. Dediğim gibi o an sinirleniyorsunuz ama sonradan okuyunca kulağa eğlenceli geliyor :-)

2 yorum:

  1. Anasayfa da buruşuk suratı görüp merak etmesem bu kadar gülmeyecektim.:)))
    Öğrencilik güzel şey dedirten sorular :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cangz, bence de. Ömrümün sonuna kadar öğrenci olmak isterdim. Sen bu cevaplara güldüysen yeni yazımda kahkahalar atacaksın demektir. Yarını bekle :-)

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...