4 Eylül 2020 Cuma

Ayfer Tunç-Suzan Defter

Sule uzundere blog
 Suzan Defter, Can Yayınları, 127 Sayfa, 17.Baskı, 2020

Ayfer Tunç bloglarda en sık rastladığım isimlerden biri. Birkaç kitabını okuma listeme kaydetmiştim. Suzan Defter de bunlardan biriydi. Yakın zamanda yazarın bir kitabını okumak istiyordum ama elimde olan Dünya Ağrısı ya da Aşıklar Delidir’i okurum diyordum. Suzan Defter bende olmadığı için yakın zamanda okuyacağımı düşünmüyordum. Sonra arkadaşım Sebra, kitabı okuyup çok beğenince benim de okumamı istedi ve benim yazarla tanışma kitabım böylece belli oldu.
Aslında yazardan okuduğum ilk kitap bu değil. Yıllar önce Bir Maniniz Yoksa Annemler Size Gelecek kitabını okumuş ve burada yorumlamıştım ama o kitap anı türündeydi. Yazardan okuduğum ilk roman Suzan Defter oldu.
Kitap bir kadın ve bir erkeğin tuttuğu günlüklerden oluşuyor. Aynı günü kitabın sağ tarafında kadının, sol tarafında erkeğin ağzından okuyorsunuz. Bu nedenle kitabı okuma şekliniz de değişiyor. Önce sağ taraftaki günü okuyorsunuz, sonra sol taraftaki. Aynı olayları kadın ve erkeğin ne kadar farklı algıladığını görünce şaşırıyorsunuz. Hatta kim doğru kim yalan söylüyor merak ediyorsunuz.
Bir arkadaşım bu kitap için “Çok kasvetli” demişti. Ben öyle hissetmedim. Evet, mutlulukla dolup taşan bir kitap değildi ama insanı boğan bir kasveti de yoktu.
Ben yazarın tarzını sevdim. Günümüz yazarlarında böyle başarılı bir kadın yazarın kalemiyle tanıştığım için mutlu oldum. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.
Siz hiç Ayfer Tunç okudunuz mu? Yazarı sever misiniz? Kitaplarını okumak ister misiniz? En çok hangi kitabını seviyorsunuz? Bana sıradaki kitabımda hangisini önerirsiniz? Yorumlarınızı bekliyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere.
ALTINI ÇİZDİKLERİM: 1. Yaşamak her şeye rağmen bir iz bırakmaktır yeryüzünde. “Ben de yaşadım sizin kadar.”
2. Aşk, acı sevmeye benziyor. Yakıyor biliyorsun ama yine de gidip âşık oluyorsun.
3. Mutlu ailenin tarifi üç aşağı beş yukarı aynıdır ama bir de mutsuz ailelere bak, hiçbiri diğerine benzemez.
4. Sevdiğim: Dün ve daima. Sevgilim: Sadece bugün
Sevdiğim: Eşsiz, tek. Sevgilim: Sığ, çok
Sevdiğim: Sevdim sahiden. Sevgilim: Emin değilim
5. Beni neyin beklediğini bilmiyordum ama beni güzel günlerin beklediğine inandığım günler çoktan bitti. O günlermiş meğer güzel olan.
6. Önemsenmemek ne korkunç !
7. Mutsuzluğumun önemli bir nedeni şu floresan lambalar. Beyaz ışık yasaklansa milletçe depresyonu yeneceğiz.
8. -İnsan gençliğini aşka vermezse gençlik neye yarar?
-Ama sonunda kaybeden siz olmuşsunuz.
-Kayıp mı? Kaç kişi böylesine sevebilmiştir dünyada?
-Ama kucağında bir kucak korla kalan siz olmuşsunuz.
-İyi ya boş değildi kucağım.
-Ama yandınız, kül oldunuz.
-Ama vardım, kül bunun kanıtı.
9. İnsan hayatı bir rahim arayışından ibarettir. Ev rahimdir. Bundandır kendimize bir ev aramamız. Evi olan insan ne şanslı.
10. Sevdiğinin yakınlarını da seveceksin, sevmesen de.
11. Ağabeyimi çok mutsuz sanıyordum. Onu çok mutsuz sandıkça kendi mutsuzluğumu unutuyordum, hatta bana ben mutsuzmuşum gibi gelmiyordu.

2 yorum:

  1. Ben yazarın Dünya Ağrısı kitabını okudum, yorum yazısı da var blogumda. Beğenmiştim, aynen biraz kasvetli ama iç karartmıyor.

    YanıtlayınSil
  2. Selam Şuleeeee :)
    Sevdiğim yazarlardandır. Bende ilk "Bir Maniniz Yoksa.." kitabı ile tanıdım. Sonra Dünya Ağrıs> ve bir kaç kitabını daha okudum. Seviyorum kalemini. Ama Dü ya Ağrısı'nın yeri başkadır bende.

    YanıtlayınSil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...