10 Haziran 2015 Çarşamba

Son Zamanlarda Okuduğum Kitaplar – 3


Paulo Coelho – Aldatmak
     Nisan ayındaki kitap alışverişimde Paulo Coelho’dan Simyacı ve Aldatmak kitaplarını almıştım. Simyacı’yı okudum ve blogumda yazdım. (Okumak için tıklayınız). Şimdi Aldatmak kitabı hakkındaki yorumlarımı yazacağım:

     Kitabımızın başkarakteri Linda adında bir gazeteci. Evli, 2 çocuğu ve rahat bir yaşamı var ama bir gün birdenbire mutlu olmadığını hissediyor. Görünüşte mükemmel olan hayatı ona yetmiyor ve kocasını aldatıyor (Bu bilgi spoiler sayılmaz diye düşünüyorum. Sonuçta kitabın ismi Aldatmak).

     Bir ara kadınların eşlerini aldatması konusu edebiyatta ve sinemada popülerdi biliyorsunuz. Ahmet Altan Aldatmak diye bir kitap yazmıştı. Tam o zamanlarda sinemalarda Richard Gere ve Diane Lane’in başrolünde oynadığı Sadakatsiz filmi gösterimdeydi. Bu yüzde Paulo Coelho’nun kitabı bende sanki modası geçmiş bir konuyu ele almış izlenimi uyandırdı.

     Kitap, her Paulo Coelho kitabında olduğu gibi, insanı sıkmıyor. Kolay okunuyor. Yalnız olaylar çok hızlı ilerliyor. Ne karakter gelişimi ne de olayların gerçekleşmesi inandırıcı bir şekilde veriliyor. Linda’yı tanımamız, onun mutsuz olduğunu fark etmesi, kendini anlamaya çalışması ve kocasını aldatması 40 sayfa içinde oluyor. Bu durumda karakterle empati kuramıyoruz ve onu anlayamıyoruz.

     Kitap başladığı hızla bitiyor. Kitabın sonu  kitap boyunca aklınıza gelmeyecek bir sürprizle bitiyor. Ben sürpriz sonlara bayılırım ama bu son da inandırıcı bir şekilde verilememiş. Kitap boyunca bu sonla alakalı en ufak bir ipucu yok. Bu durumda kitabı bitirdiğinizde “Ne alaka?” diyorsunuz.

     Yine her Paulo Coelho kitabında olduğu gibi kitapta birçok güzel cümle vardı, ben de bol bol o cümlelerin altını çizdim.

     Sonuç olarak Ahmet Altan’ın Aldatmak kitabının bu kitaptan çok daha iyi olduğunu düşünüyorum.

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.Bazen kim olduğumuzu bulmamız için kendimizi kaybetmemiş gerekir.

2.Bugün her şeyin değişeceği korkusuyla her şeyin son nefesime dek aynı kalacağı korkusu arasında bölünmüş bir kadınım ben.

3.Kâbustan farksız olmasaydı rüya bile diyebilirdim buna çünkü ondan aşağı kalmamak adına kendime yüklediğim sorumluluk müthiş bir baskı yapıyor.

4.Her gün bir bilgi yağmuruna tutuluyoruz: makyajlı ergen kızların kadın kılığına girerek ebedi güzellik vaat eden mucizevi güzellik ürünlerini sundukları reklam afişleri; evlilik yıldönümlerini kutlamak için Everest’e tırmanan ihtiyar bir çift; yeni model masaj aletlerinin ilanları; zayıflama ürünleriyle dolup taşan eczane vitrinleri; hayatı olduğundan farklı gösteren filmler; müthiş sonuçlar vaat eden kitaplar; kariyerde yükselmek ya da iç huzuru bulmak konusunda insanlara öğütler veren uzmanlar. Bütün bunlar yüzünden kendimizi yaşlı hissediyoruz, maceradan yoksun yaşamlar sürüyoruz, bu esnada cildimiz pörsüyor, fazla kilolar kontrolsüzce birikmeye başlıyor, sırf “Olgunluk” adını verdiğimiz şeye ters diye duygularımızı ve arzularımızı bastırmaya zorlanıyoruz.

Maruz kaldığın bilgileri ayıkla. Gözlerinle kulaklarına birer süzgeç takıp sadece kendini kötü hissetmemeni sağlayacak şeylerin geçmesine izin ver çünkü günlük işler zaten kendimizi kötü hissetmemiz için yeterli.

5.Altı ay önce çamaşır makinemizi yenileyince çamaşırhanemizin tesisatını değiştirmemiz gerekti. Yerdeki döşemeyi değiştirmek ve duvarları yeniden boyatmak zorunda kaldık. İş bittiğinde çamaşırhanemiz mutfağımızdan daha güzel oldu.

Bir taraf yeniyken diğeri sırıtmasın diye mutfağı da yeniledik. Derken salonun eski kaldığını düşündük. Salonu da yeniledik ama orası yenilenince neredeyse on senedir değişiklik yüzü görmeyen çalışma odası gözümüze batmaya başladı.
Çalışma odasını da yeniledik. Yavaş yavaş değişiklikler evin tamamına yayıldı.

Umarım hayatımda da aynısı tekrarlanır, küçük şeyler büyük dönüşümlere sebep olur.

6.Vaktinde sen de eşini aldattığını bildiğin kişilere lanet okumuş, başka ülkede yaşasaydı taşlanırlardı diye düşünmüştün. Ta ki bir gün kendi başına gelene dek. O zaman tutumunu aklamak için milyon tane bahane bulursun, kısacık bir süre için de olsa mutlu olmayı hak ettiğini söylersin.


Gary Small – Gigi Vorgan – Bir Psikiyatristin Gizli Defteri
     Kitabın ilk baskısı 2013 yılında olsa da bu kitabı son zamanlarda çok sık görmeye başladım. Hem herkesin bu kitabı okuması hem anı türündeki kitapları sevmem hem de psikolojik olayların anlatılması nedeniyle nisan ayındaki kitap alışverişimde bu kitabı da aldım ve okudum.

     Kitabın kapağında “En sıra dışı vakalar” deyince insanın beklentisi yükseliyor. Ben, hayatımda ilk defa duyacağım, inanamayacağım olayları okuyacağımı düşünmüştüm ama kitapta bir tane bile beni çok şaşırtan vaka yoktu. Sonuçta ben 8 sezon House izlemiş insanımJ Gerçi oradaki hastalıklar bedenseldi ama o vakaları ve çözülüş şekillerini gördükten sonra Bir Psikiyatristin Gizli Defteri beni çok etkilemedi. Kitabın son başlığı “Sahte Psikiyatrist” kısmında eğer olay tahmin ettiğim gibi gerçekleşseydi işte o zaman şoke olurdum ve kitap için güzel bir son olurdu ama o bölüm de tahmin ettiğim gibi çıkmadı.

     Yazar bir yandan vakaları anlatırken bir yandan da kendi hayatının ilerleyişini anlatıyor. Bu da okurken insanı sıkmıyor ve sizi anlamadığınız tıbbi terimlere boğmuyor. Eğer psikoloji türünü seviyorsanız bu kitabı okuyabilirsiniz.


Albert Camus – Yabancı
     1957yılında Nobel edebiyat ödülünü alan bu kitabı ben mayıs ayında okudum. Kitap (Arka kapaktaki yazıdan alıntı yapıyorum.) “Bir Arap’ı öldüren ama bu suçtan çok, gerçek duygularını dile getirdiği ve toplumun istediği kalıba girmeyi reddettiği için dışlanan bir ‘yabancı’ aracılığıyla 20. Yüzyıl insanının içine düştüğü yabancılaşmayı” anlatıyor.

     Kitabın başkarakteri Meursault uzun zamandır görmediğim kadar başarılı bir karakterdi. Kitaptan çok karakterden etkilendim diyebilirim. Bazen onun gibi düşündüğümü fark ettim, bazen ondan nefret ettim, bazen onu haklı buldum, bazen ona çok kızdım vb. Uzun zamandır bana bu kadar farklı duyguyu yaşatan bir kitap karakteriyle karşılaşmamıştım. Bu nedenle kitabı okuduğum için çok memnun kaldım. Sadece kitabın daha farklı bitmesini isterdim.

     Nobel edebiyat ödülünü almış, klasik ve güzel bir roman okumak isterseniz Yabancı’yı tavsiye ederim. Zaten 110 sayfalık kitabı isterseniz bir günde bitirebilirsiniz.

ALTINI ÇİZDİKLERİM:
1.Ben yarım yamalak dinlediğim bir adamı başımdan savmak istedim mi, ona hak veriyormuş gibi yaparım, bu sefer de öyle yaptım.

2.Fakat herkes bilir ki hayat, yaşamak zahmetine değmeyen bir şeydir.

18 yorum:

  1. Bir Psikiyatristin Gizli Defteri'ne bir süre önce başlayıp okuduğum yorumların etkisiyle yarım bırakmıştım. "Gizli defter", "sıradışı vakalar" gibi cümleler geçtiği için sanırım beklenti yükseliyor doğal olarak.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım. Zaten benim de kitabı okuyan 2 arkadaşım da o kadar beğenmediklerini söylemişlerdi. Ben yine de merak edip okudum. Kötü bir kitap değil ama isminin hakkını da veremiyor.

      Sil
  2. Paul Coelho'nun bir kitabını okumuştum. O kitabı yarıya gelmeden bırakmıştım :D Şimdi onun kitabını almaya cesaret edemiyorum.

    YanıtlaSil
  3. Yabancı kitabını okumuştum alışılmışın dışında farklı bir karakter işlenmişti. Paulo Coelho gelince tartışmasız bir yazar olduğunu düşünüyorum özellikle Simyacı gibi kitabıyla. Ayrıca güzel bir inceleme yazısı yazmışsınız, iyi günler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Evet, Yabancı kitabındaki karakterden ben de çok etkilendim. Paulo Coelho en sevdiğim yazarlardan biri olmasa da kitaplarının kolay okunmasını seviyorum. Size de iyi günler.

      Sil
  4. Yabancı'yı buldum geldim :)
    Çok güzel anlatmışsın bu romanı... Gerçekten zaman zaman hepimiz bu hislere sahip oluyoruz. Kendimizden bir şeyler bulacağımız, başarılı bir karakterdi.
    Altını çizdiğin cümleler en çarpıcılardan sahi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin:-) Altını çizme konusunda seçiciyim. Gerçekten etkilendiğim cümlelerin altını çiziyorum. Yorumun için teşekkürler. Ben de senin kitap hakkındaki yorumunu çok beğenmiştim.

      Sil
  5. Paulo Coelho'nun Simyacı'sını okumuştum ancak bir daha okumak istiyorum, belki ondan sonra Aldatmak'ı okuyabilirim. Madame Bovary de buna benzer bir konuyu ele alıyordu. Ama Emma Bovary zengin olma hayalleri taşıyan biriydi. O kitabı da okuyalı uzun zaman oldu gerçi, çok bir şey demeyeyim :)
    Psikoloji alanına olan ilgimden dolayı Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kitabını duymuştum ve hatta almayı düşünüyordum, ancak olumsuz yorumlardan sonra vazgeçtim.
    Ve Yabancı... Benim yorumumda da bahsettiğiniz gibi yorumlarken daha çok zorluyor. Herkes okusun, değil mi? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle :-) Bir Psikiyatristin Gizli Defteri kötü bir kitap değildi ama vaat ettiği sıradışı olayları vermiyordu. Bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğradım.

      Sil
  6. House muu? <3 Bizim zevklerimiz çok benziyor, kesin karar verdim :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nail Art in Wonderland, House çok sevdiğim bir diziydi. Bütün bölümlerini isledim. Eğer sen de House'u seviyorsan zevklerimiz benziyor demektir :-)

      Sil
  7. Yabancı yorumunu merak etmiştim dediğin gibi altını çizdiğimiz cümleler aynı ve gerçekten aynı kitapları beğendiğim kişilerin olması beni çok mutlu ediyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neşeli Kitap Vagonu, aynı şekilde beni de çok mutlu ediyor :-)

      Sil
  8. bir kitaplar hakkındaki yorumlarına bakayım dedim, yepyeni kitaplar keşfettim sayende Şule,
    ama böyle de listem aldı başını gidiyor. neyse işin güzel kısmı bu. ^^
    hem ilk defa hayatımda bir okuma etkinliğine katıldım -Mugiclok (kafamdan sesler blogunun. dilersen bir göz at derim) biraz hem etkinlik, hemde yeni tür kitaplar okumanın getireceği farklılıkla yabancıdan keyif alacağımı düşünüyorum. bugün kütüphaneye uğrar bakarım. şu aralar D&R'ın yolu yerine kütüphanenin yolunu tutar oldum. aslında ilk defa -okul kütüphanesi harici- bir kütüphaneye gidip zaman geçirmenin keyfi de yok değil benim için. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. River, kitap okuma etkinliği varsa katılırım tabii. Şu an dört etkinliğe katıldım ama uğurlu sayım beştir :-) Midyat'tayken ben de kütüphaneye gitmeye başlamıştım. Adana'ya gelince büyükşehirde kütüphane daha güzeldir diye düşündüm ama maalesef öyle olmadı. Bir de elimdeki kitaplar çoğalınca şimdilik evdeki kitapları okuyorum.

      Sil
  9. Aldatmak sırasını bekleyen kitaplarım arasında.Bir Psikiyatristin Gizli Defteri beni de hayal kırıklığına uğratan kitaplardan biri olmuştu daha derinlemesine yazılabilirdi bence.
    Yabancı mutlaka okunması gereken 100 kitap arasındaymış bende çok beğenmiştim.Bu kadar kısa bir kitaba o kadar olay ve duygu sığdırılmış ki hayran olmamak mümkün değil.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. cangz, yorumlarına sonuna kadar katılıyorum. Aldatmak kitabını istediğin an okuyabilirsin. Sıkmıyor, akıcı bir tarzı var, çabuk bitirirsin.

      Sil

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim :-)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...